Kalma başarılı

Baraj dizisinde sorunlar arasında ayakta kalma mücadelesi! 2020-09-13T10:19:32+03:00 kategoriler Dizi Haberleri. TelevizyonGazetesi.com / Detay – Fox TV ekranlarında Baraj dizisinin düşük reytinglerine rağmen serüveni devam ediyor. İlk iki bölümü çok beğenilen yapımın, 3. ve 4.bölümlerinin reytingleri düşük geldi. En büyük düşmanınız doğa, en büyük engeliniz biyolojik sınırlarınız. Karakteriniz yorulacak, acıkacak, susayacak, sakatlanacak, üşüyecek… Başarılı grafikleri, zekice tasarlanmış hayatta kalma mekanikleri ve doğaya karşı verilen amansız mücadelesi ile survive temasını sevenlerin mutlaka oynaması gereken bir oyun. Ana Sayfa / Çocuk / Tüp Bebekte Başarılı Olmayı Artıran Faktörler. Tüp Bebekte Başarılı Olmayı Artıran Faktörler. Admin 4 Nisan 2020 Çocuk Yorum Yap! Paylaş! ... Türkiye’de yapılan araştırmalara göre Akupunktur yöntemini denemeden önce hamile kalma olasılığı %25’iken alternatif tedavi yöntemi sonrası %35 gibi ... 17. The Road – Yol (2009) (IMDB: 7.3) Kitap uyarlaması olan çarpıcı film, kıyamet sonrasını yaşanan felaketleri konu alıyor. Bir babanın oğlunun kurtarmak için verdiği hayatta kalma çabasını yansıtan film, Charlize Theron, Viggo Mortensen, Guy Pearce gibi başarılı oyuncuları da kadrosunda barındırıyor. Bu eğitim sonrasında başarılı olan kişiler teğmen olarak göreve başlarlar. Yedek Subay Görevi Yaparken Askerde Kalma Nasıl Olur? Aslına bakarsanız yedek subay yada kısa dönem er fark etmiyor. Sizin de sınavları takip etmeniz gerekiyor. Yedek subaylığın son aylarında sözleşmeli subay sınavlarını takip edeceksiniz. Çevrim İçi Başarılı Olma Ürün Yönetimi bölümünden COVID-19 hakkında özel not: Her geçen gün daha fazla okul tamamen çevrimiçi kurslara taşınırken ekibimiz, önemli ölçüde artan trafiğe hazırlanılmasına yardımcı olmak için birkaç öncelikli altyapı tedbiri almaktadır. Duygularını yönetme ve baskı altında sakin kalma becerisi, performansı direkt olarak etkiler. Yapılan araştırmalar yüksek performans gösteren kişilerin 'ının sakin ve kontrollü kalmasını sağlayacak şekilde stresli zamanlarda duygularını yönetebildiğini gösteriyor. En başarılı hamile kalma yöntemlerini senin için araştırdık. Kolay hamile kalmanın yollarını merak ediyorsan uzman görüşleri ve önerilerini okumak için tıkla! En Başarılı Hayatta Kalma Oyunları! Evrim Öztürk. Takip Et. 13 Mart 2019 ⦁ 3 dakika 0 kez favorilere eklendi. 0 puan. 2010'lu yıllarda büyük patlama yaşayan hayatta kalma oyunlar ı günümüzde hala en çok oynanan oyunlar arasında konumunu koruyor. Sıfırdan başlayarak toplanılan malzemelerle doğaya karşı direnmek ... İşte an itibariyle alıp oynayabileceğiniz en iyi 10 hayatta kalma oyunu. Minecraft dünyasının yepyeni oyunu Minecraft Dungeons'ın nasıl bir oyun olduğunu öğrenmek istiyorsan seni ...

sans kapiyi calincada flas degisiklik

2020.09.12 02:15 fragmanlife sans kapiyi calincada flas degisiklik

Yarışma tutkunlarını ekrana kilitleyen Şans Kapıyı Çalınca'da yapılan flaş değişiklik izleyiciyi meraklandırdı. Yarışmada neler değişti?
Yarışma tutkunlarını ekrana kilitleyen Şans Kapıyı Çalınca'da yapılan flaş değişiklik izleyiciyi meraklandırdı. Yarışma programlarının altın çağını yaşadığı televizyon dünyasında ATV’nin ben de varım dediği Şans Kapıyı Çalınca yepyeni bir formata kavuştu. Ferit Aktuğ'un sunuculuğundaki yarışma programındaki değişiklikler neler, haberimizde. İşte detaylar
Şans Kapıyı Çalınca'da flaş değişiklik! Ferit Aktuğ’un özgün sunumla ekrana gelen ATV’nin yarışma programı Şans Kapıyı Çalınca’da format değişikliği yapıldı. Salı akşamları izleyiciyi kendine bağlayan yarışmada oyunların heyecanına bir de rekabet eklenecek ve oyun hırsı ikiye katlanacak.
Şans Kapıyı Çalınca’da neler değişti? Yapılan format değişikliğine göre bundan sonra Şans kapıyı çalınca yarışmasına iki değil üç aile katılacak. Üç yarışmacı evlerine götürülen oyunlarda olsun gerekse stüdyoda ilk kez görecekleri sürpriz oyunlarda birbirlerine karşı inanılmaz mücadele verecekler. Yarışmanın ilk oyunu olan 'Avantaj Oyunu'nda üç yarışmacı da aynı anda yarışacak ve en başarılı olan aile, başka bir uygulama olmadan direkt olarak finale kalma avantajı elde edecek. Avantaj oyununda başarısız olan diğer iki yarışmacıya bir şans daha verilecek ve iki yarışmacı aile, büyük finalde 50.000 lira için yarışmadan önce, yarı finalde kendileri için hazırlanan üç oyuna çıkacak. Eğer bu üç oyundan iki tanesini kazanarak rakibini elerse finale kalma avantajına sahip olacak.
50.000 liralık ödül! Üçüncü gelen aile elendikten sonra yarı finalin ve avantaj oyununun galibi iki yarışmacı final turuna katılacak. Finalde büyük ödül 50.000 lirayı kazanmak için üç oyun oynayacak iki aile, eğer üç oyundan ikisini kazanırsa büyük ödül olan 50.000 liranın da sahibi olacak. Ferit Aktuğ’un sunduğu Şans Kapıyı Çalınca her Salı akşamı saat 20.00’de ATV’de! Keyifli seyirler!
Ferit Aktuğ Kimdir? 1978 Adana doğumlu oyuncu ve sunucu Ferit Aktuğ, Dokuz Eylül Üniversitesi İktisat Bölümü mezunudur. 2002 yılında TRT’de yayınlanan gençlik dizisi “Koçum Benim” ile sektöre adım atan Aktuğ, bir gençlik dizisi olan “Kampüsistan” ile adını duyurdu. Ona asıl şöhreti getiren yapım ise yayınlandığı dönemde büyük beğeni toplayan “Kavak Yelleri” dizisi oldu. Dizi, sinema ve tiyatro projelerinde yer alan Ferit Aktuğ, “Geleceğin Starı” adlı yarışmada oyuncu koçu olarak yer aldı ve sunuculuk yapmaya başladı. Canlitv platformu olarak şans kapıyı çalınca programında sunucu Ferit Aktuğ’a başarılar diliyoruz. Yasak Elma Fragman Bir Zamanlar Çukurova Fragman Kuruluş Osman Fragman Hercai Fragman Mucize Doktor Fragman Çukur Fragman Kuzey Yıldızı Fragman Yeni Fragmanlar Sesli Chat Benim Adım Melek Fragman Arka Sokaklar Fragman Sefirin Kızı Fragman Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz Fragman Baraj Fragman Ramo Fragman Doğduğun Ev Kaderindir Fragman Babil Fragman Zümrüdüanka Fragman Savaşçı Fragman Survivor Fragman Bay Yanlış Fragman Sen Çal Kapımı Fragman İyi Günde Kötü Günde Fragman Arıza Fragman
submitted by fragmanlife to u/fragmanlife [link] [comments]


2020.08.25 08:29 bilgibirikim Air Optix Aqua, Air Optix Hydraglyde Farkı Nedir?

Air Optix Aqua, Air Optix Hydraglyde Farkı Nedir?
Lensler kullanım şekillerine ve özelliklerine nazaran biroldukça farklı gruba ayrılır. Bu gruplar içinde tercih etmeniz ihtiyaç duyulan lensi kesinlikle uzman doktorunuz belirlemelidir. Kusurları kapatmak, göz hastalıklarını gidermek ve renk değişimi benzer biçimde detaylar için lens kullanımı sağlanabilir. Göz muayenelerinde size uygun olan lens belirlendikten sonrasında kaliteli lens seçimi ve grupları tamamen kişinin tercihine kalır. Konforlu kullanıma haiz, kullanabilme durumunuza nazaran kullanım sürelerini bilerek satın almak tamamen kişinin kendisine ilişik bir durumdur. Karar verildikten sonra kullanım koşullarına uyarak rahat bir görme elde edebilir ve kullanım konforu yaşayabilirsiniz.

https://preview.redd.it/20vim6gte3j51.jpg?width=500&format=pjpg&auto=webp&s=47745031d1a18982d2123136b66f3138c174b774

Air Optix Aqua Lens


Air optix aqua kaliteli olan lensler konforlu bir kullanıma haiz lens gruplarındandır. Hem makyaj yapmış olup aynı zamanda lenslerini çıkarmak istemeyen kişilerin yaygın olarak tercih etmiş olduğu bir lens çeşididir. Lensler aylık kullanıma sahiptir ve göz yaşlarınızı eşit olarak dağıttığı için nemli kalma durumu söz mevzusudur. Bu durumda kir, toz ve dış etkenlerden etkilenmeden rahat bir kullanım sağlamak söz konusu olur. Sıradan lenslere oranla daha çok oksijen iletimini sağlayarak göz kızarmasının önüne geçer. Sağlıklı olan lens çeşidi air optix aqua lens diğer lenslere oranla daha nemli kalabilir. Üstün ıslanma özelliğine haiz olan lens bununla birlikte ultra pürüzsüz bir yapıya sahip olup kalitesi oldukça başarılıdır.

Air Optix Hydraglyde Lens


aqua olan lensler üzerine üretilmiş ve bu lenslerin gelişmiş versiyonu olarak piyasada yerini almıştır. Hem gece hem gündüz gözde kalma durumunda sorun yaşanmadığı için çoğunlukla tercih edilen lens çeşitleri arasındadır. Gün içerisindeki kullanımlarda uzun süre nemli kalmayı başararak kurumayı engellemektedir. Ön ve arka dizaynı yardımıyla daha keskin ve net bir görünüm sağlar. Lens ve kornea içinde biriken kirli göz yaşlarının dışarı çıkmasında başarılı bir yapısı vardır. Nem matrisi denilen konforlu bir kullanım sağlayan teknoloji ile üretilmiştir. Kişilerin tercih etmedeki en önemli nedeni gün süresince ve gece uyurken de kullanılmasıdır. İdeal bir lens olup 30 güne kadar kullanım konforu sağlamaktadır.
Kaynak: https://lensoptikal.com
submitted by bilgibirikim to u/bilgibirikim [link] [comments]


2020.07.08 15:00 haber-zeynart Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın'ın Kayseri maçı öncesindeki açıklaması camiada soğuk duş etkisi yaptı. N'Koudou'nun yedek kalma nedeni sorulduğunda başarılı teknik adam, "Bir haftadır antrenmana çıkmıyor, oynayabilecek durumda değil.

submitted by haber-zeynart to haberler [link] [comments]


2020.06.07 02:19 karanotlar Medeniyet: Bayraklar dikdörtgen, milli marşlar neredeyse aynı

Medeniyet: Bayraklar dikdörtgen, milli marşlar neredeyse aynı
https://preview.redd.it/03231g4bsd351.jpg?width=200&format=pjpg&auto=webp&s=fa03d3d71cf7ec53a8f54d5bacaebd8a060efb2c
Dünyada sadece tek bir medeniyet var
Mark Zuckerberg insanlığı çevrimiçi ortamda birleştirme hayalleri kurarken, son zamanlarda çevrimdışı diyarda cereyan eden olaylar “medeniyetler çatışması” tezinin ateşini körükledi. Pek çok âlim, siyasetçi ve sıradan vatandaş Suriye iç savaşı, IŞİD’in peydahlanması, Brexit’in yarattığı kargaşa ve Avrupa Birliği’nde yaşanan istikrarsızlık gibi konuların hepsinin “Batı Medeniyeti”yle “İslam Medeniyeti” arasındaki çatışmadan kaynaklandığına inanıyor. Batı’nın Müslüman milletlere demokrasi ve insan hakları getir-me girişimleri şiddetli bir İslami tepkiye yol açtı ve Müslüman göçü dalgası beraberinde gerçekleşen İslami terör saldırıları sonucu Avrupalı seçmenler çokkültürlülük hayallerini rafa kaldırıp yabancı düşmanı yerel kimliklere meyletmeye başladı.
Sözkonusu teze göre insanlık ezelden beri birbiriyle uzlaşması mümkün olmayan dünya görüşlerine sahip bireylerin oluşturduğu farklı medeniyetlere ayrılmıştı. Bu birbiriyle bağdaşmayan dünya görüşleri medeniyetlerarası çatışmayı kaçınılmaz kılıyordu. Nasıl ki tabiatta farklı türler doğal seçilimin acımasız yasaları doğrultusunda hayatta kalmaya çalışıyordu, medeniyetler de tarih boyunca defalarca çatışmış ve sadece en güçlü olanlar hayatta kaldığından olan biteni onlar aktarmıştı. Bu amansız hakikati göz ardı edenler, ister liberal siyasetçiler ister akılları beş karış havada mühendisler olsun, hatalarının ceremesini çekeceklerdi.’ “Medeniyetler çatışması” tezinin pek çok siyasi çıkarımı var. Tezin savunucuları “Batı”yla “Müslüman âlemi” birleştirmeye yönelik herhangi bir girişimin başarısızlığa mahkûm olduğunu ileri sürüyor. Müslüman ülkeler asla Batı’nın değerlerini benimsemeyecek, Batılı ülkeler de asla Müslüman azınlıkları özümsemeyi başaramayacak. Buna istinaden ABD, Suriye veya Irak’tan gelen göçmenleri kabul etmemeli ve Avrupa Birliği de çokkültürlü-lük yanılgısından kurtulup göğsünü gere gere Batı kimliğine bürünmelidir. Uzun vadede doğal seçilim sınavından sadece tek bir medeniyet geçecektirve Brüksel’deki bürokratlar Batı’yı İslam tehlikesinden korumayı reddediyorsa o vakit Birleşik Krallık, Danimarka ya da Fransa bu işin altından kendi başına kalkmalıdır.
Oldukça yaygın olsa da hatalı bir tezdir bu. Aşırı İslam ciddi bir tehlike arz ediyor olabilir ama tehdit ettiği “medeniyet”, Batı’ya özgü bir fenomen değil tüm dünya medeniyeti. IŞİD, İran’la ABD’yi ona karşı birlik olmaya boşuna itmedi. Ayrıca ortaçağdan kalma tüm fantezilerine rağmen, aşırı İslamcılar bile sırtlarını 7. yüzyıl Arabistan kültüründen ziyade çağdaş küresel kültüre dayıyor. Ortaçağ çiftçi ve tüccarlarının değil dışlanmış modern gençlerin korku ve umutlarına hitap ediyorlar. Pankaj Mishra ve Christopher de Bellaigue’un güçlü bir şekilde ortaya koyduğu üzere, radikal İslamcılar Hz. Muhammed kadar Marx ve Foucault’dan da etkilenmiş, Emevi ve Abbasi halifeleri kadar 19. yüzyıl Avrupalı anarşistlerinin de mirasını devralmışlardır. Dolayısıyla IŞİD’i dahi gökten inmiş esrarengiz bir ağacın meyvesi gibi değil de hepimizin paylaştığı küresel kültürden türemiş kötü bir tohum şeklinde düşünmek daha doğru olur.
Daha da önemlisi “medeniyetler çatışması” tezine dayanak olarak tarihle biyoloji arasında kurulan alegori yanlış. Küçük kabilelerden devasa medeniyetlere kadar her tür insan topluluğu hayvan türlerinden esas itibarıyla farklıdır ve tarihsel çatışmalar doğal seçilimden büyük farklılıklar gösterir. Hayvan türleri binlerce yıl sağlam kalan nesnel kimliklere sahiptir. Şempanze mi goril mi olduğunuz inançlarınıza göre değil genlerinize göre belirlenir ve farklı genler başka toplumsal davranışlar dayatır. Şempanzeler dişi erkek karışık gruplar halinde yaşar. İktidar için her iki cinsiyetten destekçilerin ittifakını sağlayarak yarışırlar. Buna karşın gorillerde tek bir baskın erkek, dişilerden oluşan bir harem kurar ve lider genellikle konumunu sarsma tehlikesi taşıyan diğer erkekleri kovar. Şempanzeler gorillere özgü toplumsal düzenlemeleri benimseyemez, goriller şempanzeler gibi örgütlenemez ve bildiğimiz kadarıyla şempanze ve gorillerin kendilerine özgü toplumsal sistemleri onyıllardır değil yüz binlerce yıldır süregelmiştir. İnsanlarda buna benzer bir şey göremeyiz. Evet, insan topluluklarının da kendilerine has toplumsal sistemleri var ama bunları belirleyen genler değil, ayrıca birkaç yüzyılı aşkın süre boyunca sağlam kalan birsistem de pek yok.
Örneğin 20. yüzyılda yaşayan Almanları ele alalım. Yüz yıldan kısa bir süre içinde Almanlar kendilerini altı farklı sistem içerisinde teşkilatlandırdı: Ho-henzollern Hanedanı, Weimar Cumhuriyeti, Üçüncü Reich, Alman Demokratik Cumhuriyeti (namıdiğer komünist Doğu Almanya), Almanya Federal Cumhuriyeti (namıdiğer Batı Almanya) ve son olarak yeniden birleşen demokratik Almanya. Elbette Almanlar Almanca konuşmayı, bira içip bratwurst yemeyi sürdürmüştür. Ama Almanları tüm diğer milletlerden ayıran kendilerine has ve II. Wilhelm’den Angela Merkel’e kadar değişmeden kalmış bir öz var mı? Ve böyle bir şey buldunuz diyelim, o şey bin ya da beş bin yıl önce de var mıydı?
Yürürlüğe girmeyen Avrupa Birliği Anayasası Önsözü, “Avrupa’nın ihlal edilemez ve şahısların elinden alınamaz insan hakları, demokrasi, eşitlik ve hukukun üstünlüğü gibi evrensel değerlerin oluşmasına temel sağlayan kültürel, dini ve insani mirasın” esas alındığını ifade ederek başlıyor.’ Bu söylem doğrultusunda Avrupa medeniyetini insan hakları, demokrasi, eşitlik ve özgürlük ilkelerinin belirlediği izlenimini edinebiliriz rahatlıkla. Antik Atina demokrasisiyle günümüz Avrupa Birliği arasında doğrudan bir bağlantı kurarak Avrupa’nın 2500 yıllık özgürlük ve demokrasi geleneğini öven pek çok söylev bulunur.
Durum filin kuyruğunu tutup fil denen hayvanı bir çeşit fırça sanan kör adamın hikâyesinden farksız. Avrupa’nın yüzlerce yıldır demokratik fikirler barındırdığı doğru ama bu fikirler hiçbir zaman bütünlüklü değildi. Atina demokrasisi tüm görkemine ve yarattığı etkiye karşın sadece iki yüz yıl hayatta kalabilmiş ve Balkanlar’ın ufak bir köşesinde isteksizce uygulanmış bir deneyden ibaretti. Avrupa medeniyeti geçtiğimiz 2500 yıl boyunca demokrasi ve insan haklarının beşiği olduysa, Sparta ile Jül Sezar’ı, Haçlılar ile Konkistadorlar’ı, Engizisyon ile köle ticaretini, XIV. Louis ile Napolyon’u, Hitler ile Stalin’i nereye oturtacağız? Bunların hepsi yabancı medeniyetlerden gelen davetsiz misafirler mi? Esasen Avrupa medeniyetini Avrupalıların ona yüklediği anlam belirliyor; nasıl ki Hıristiyanlığı Hıristiyanların Hıristiyanlığa yüklediği anlam, İslam’ı Müslümanların İslam’a yüklediği anlam, Yahudiliği Yahudilerin Yahudiliğe yüklediği anlam belirliyorsa. Ve bu medeniyete yüzyıllar içinde son derece farklı anlamlar yüklenmiş. İnsan topluluklarını süregiden herhangi bir şeyden ziyade uğradıkları değişimler tanımlar ama insanlar hikâye anlatma becerileri sayesinde kendilerine her koşulda kadim bir kimlik yaratmayı başarırlar. Ne tür devrimler yaşanırsa yaşansın insanlar genellikle eskiyle yeniyi aynı potada eritirler. Bireyler bile devrim niteliği taşıyan şahsi değişimlerini anlamlı ve güçlü bir hayat hikâyesi oluşturacak şekle sokabilir: “Bir zamanlar sosyalisttim ama sonra kapitalist oldum; Fransa’da doğdum ama şimdi ABD’ de yaşıyorum; evliydim ama boşandım; kansere yakalandım ama iyileştim.” Aynı şekilde Almanlar gibi bir topluluk da kendilerini geçirdikleri deneyimler üzerinden tanımlayabilir: “Bir zamanlar Naziydik ama dersimizi aldık ve artık barış yanlısı demokratlarız.” Önce 11. Wilhelm, sonra Hitler ve son olarak da Merkel dönemlerinde kendini gösteren nevi şahsına münhasır bir Alman niteliği aramaya gerek yok. Alman kimliğini belirleyen, bu kökten dönüşümlerin ta kendisi. 2018′ de Almanlık liberal ve demokrat değerleri savunurken Naziliğin ağır mirasıyla cebelleşmek demek. 2050’de ne anlama gelir kim bilir.
İnsanlar çoğunlukla, özellikle de konu temel siyasal ve dini değerler olunca, bu değişimleri görmezden gelir. Sahip olduğumuz değerlere yedi ceddimizden kalma kıymetli miraslarmış muamelesi yaparız. Ne var ki böyle yapabilmemizin yegâne sebebi ceddimizin ölüp gitmiş ve söz alamayacak olmasıdır. Örneğin Yahudilerin kadınlara karşı tutumunu ele alalım. Günümüzde aşırı Ortodoks Yahudiler kamusal alanda kadın imgesine yer verilmesine izin vermiyor. Aşırı Ortodoks Yahudilere yönelik reklamlarda sadece erkeklere ve erkek çocuklara yer veriliyor; kadınlar ve kız çocukları asla kullanılmıyor.
2011’de aşırı Ortodoks tandanslı Brooklyn gazetesi Di Tzeitung, Usame bin Ladin’in ikamet ettiği komplekse düzenlenen baskını izleyen ABD’li devlet görevlilerinin fotoğrafını, fotoğraftaki Dışişleri Bakanı Hillary Clinton da dahil, kadınları dijital yöntemle silerek yayınlayınca bir skandal patlak vermişti. Gazete daha sonra yaptığı açıklamada, Yahudi “tevazu kaideleri” gereği böyle yapmak zorunda kaldıklarını söylemişti. Benzer bir skandal Ha-Mevaser gazetesi Charlie Hebdo katliamının ardından düzenlenen gösteride çekilmiş bir fotoğraftan Angela Merkel ‘i, olur da Merkel ‘in resmi sadık okurlarının zihnine şehvet tohumları ekerse diye çıkarınca yaşanmıştı. Başka bir aşırı Ortodoks gazetenin yayıncıları da bu davranışı desteklemiş, “Arkamızda binlerce yıllık Yahudi geleneği var,” diye açıklamıştı.
Kadınların görülmesinin en ciddi şekilde yasaklandığı yer de sinagoglar. Ortodoks sinagoglarında kadınlar erkeklerden itinayla ayrı tutuluyor ve dua eden ya da Kutsal Kitap okuyan erkekler ezkaza kadın bedeni görmesin diye bir perdenin arkasında yer alan sınırlı bir alanda duruyorlar. Peki ama tüm bunlar binlerce yıllık Yahudi geleneğine dayanıyorsa, arkeologlar İsrail’deki Mişna ve Talmud dönemlerinden kalma antik sinagogları kazdı-ğında ortaya çıkan gerçekleri, cinsiyet ayrımına dair hiçbir kanıt bulunmamasından öte, kimi yarı çıplak denilebilecek kadınların resmedildiği güzide yer mozaiklerini ve duvar resimlerini ne yapacağız? Mişna ve Talmud’u kaleme alan hahamlar bu sinagoglarda dua edip çalışmış ama günümüz Ortodoks Yahudileri bunları günah, dine hakaret ve eski geleneklere saygısızlık olarak değerlendiriyor.
Eski geleneklerin bu minvalde çarpıtılmasına dair örneklere her dinde rastlanır. IŞİD, İslam’ın özgün ve saf haline dönmekle övünür ama aslında yepyeni bir İslam anlayışları var. Eski kutsal metinlerden alıntı yaptıkları doğru ama hangi metinleri kullanıp hangilerini göz ardı edecekleri ve alıntıladıkları kısımları nasıl yorumlayacakları hususunda ihtiyatlı davranıyorlar. Esasen kutsal metinleri işlerine geldiği gibi yorumlama tavırları da başlı başına çağdaş bir olgu. Bilindiği üzere, tefsir, eğitim görmüş ulema sınıfının, Kahire’deki El-Ezher gibi saygın kurumlarda İslam hukuku ve teolojisi çalışan âlimlerin tekelindeydi. IŞİD liderlerinin pek azı böyle bir eğitime sahip; ulema sınıfının en saygın mensupları, Ebu Bekir el-Bağdadi ve şürekâsını cahil ve azılı mücrimler olarak görüp kınıyorlar.
Bu durum IŞİD’i, kimilerinin iddia ettiği gibi “İslam dışı” ya da “İslam karşıtı” kılmıyor. Barack Obama gibi Hıristiyan liderlerin kalkıp Ebu Bekir el-Bağdadi gibi Müslümanlığı kimlik edinmiş kişilere Müslüman olmanın ne demek olduğunu anlatmaya cüret etmesi de son derece ironik.8 İslam’ın özüne dair hararetli tartışmaların hiçbir anlamı yok. İslam’ın belli bir DNA’sı yoktur. Müslümanlar ona ne anlam atfederse İslam da o anlama gelir.9
Almanlar ve goriller İnsan gruplarıyla hayvan türlerini birbirinden ayıran çok daha keskin bir fark var. Türler çoğu kez ayrılır ama asla birleşmez. Yedi milyon yıl kadar önce şempanze ve gorillerin ortak bir atası vardı. Bu tek ata türü zamanla kendi farklı evrimsel yollarını tutan iki popülasyona ayrıldı. Böyle bir sürecin bir kez gerçekleştikten sonra geri dönüşü yoktur. Farklı türlere ait canlılar çiftleştiğinde kendi aralarında üreyebilen yavrular doğuramadığından, türlerin kaynaşması mümkün değildir. Goriller şempanzelerle, zürafalar fillerle, köpekler kedilerle birleşemez.
Bunun aksine insan kabileleri zaman içinde gittikçe daha büyük gruplar meydana getirecek şekilde kaynaşma eğilimindedir. Çağdaş Almanlar kısa bir süre öncesine kadar birbirinden pek haz etmeyen Saksonlar, Prusyalılar, Svabyalılar ve Bavyeralıların birleşmesiyle oluşmuştur. Denildiğine göre, Otto von Bismarck (Darwin’in Türlerin Kökeni eserini okuduktan sonra) Avusturyalılarla insan arasındaki kayıp halkanın Bavyeralılar olduğunu ifade etmiştir.’0 Fransız halkı Franklar, Normanlar, Bretonlar, Gaskonlar ve Provanslıların bir araya gelmesiyle oluşmuştur. Kanalın diğer tarafında da İngiliz, İskoç, Galli ve İrlandalıların (isteseler de istemeseler de) kay-naştırılmasıyla Britanyalılar meydana gelmiştir. Çok geçmeden Almanlar, Fransızlar ve Britanyalılar da kaynaşıp Avrupalıları oluşturabilir.
Londra, Edinburgh ve Brüksel’de yaşayan insanların bugünlerde güçlü bir biçimde fark ettiği üzere birleşmeler her daim ebedi olmuyor. Brexit hem Birleşik Krallık hem de Avrupa Birliği’nin eşzamanlı olarak çözülmesini pekâlâ tetikleyebilir. Ancak uzun vadede tarihin ne yönde seyredeceği belli. On bin yıl önce insanlık sayısız münferit kabileye bölünmüş durumdaydı. Geçen her bin yıl bu parçalar daha büyük yığınlar meydana getirecek şekilde iç içe geçti ve birbiriyle bağlantısı bulunmayan medeniyetler giderek azaldı. Kalan birkaç medeniyet de tek bir dünya medeniyetine dönüşecek şekilde kaynaşıyor. Siyasi, etnik, kültürel ve ekonomik ayrımlar hâlâ var ama bunlar asli birliği bozmuyor. Hatta kimi ayrımları mümkün kılan da bu geniş ve kapsamlı ortak yapı. Mesela ekonomide, herkes aynı piyasaya iştirak etmezse işbölümü başarıyla sağlanamaz. Bir ülkenin otomobil veya petrol üretiminde uzmanlaşması ancak buğdayve pirinç üreten başka bir ülkeden gıda ürünü temin edebiliyorsa mümkündür.
İnsanların birleşme sürecinin iki belirgin biçimi var: farklı zümreler arasında bağlantı kurmak ve zümreler arasındaki faaliyetleri homojenleştirmek. Oldukça farklı davranmaya devam eden zümreler arasında bile bağlantılar kurulabilir. Hatta can düşmanı zümreler arasında bile bağlantı kurulabilir. İnsanlar arasındaki en kuvvetli kimi bağlar bizzat savaşla kurulur. Tarihçiler, küreselleşmenin 1913’te zirveye ulaştığını, ardından dünya savaşları ve Soğuk Savaş sırasında uzunca bir süre düşüşe geçip ancak 1989’dan sonra yeniden yükselmeye başladığını iddia ederler çoğunlukla. ” Bu tespit ekonomik küreselleşme açısından doğru kabul edilebilir ama fark içermekle beraber aynı derecede önem taşıyan askeri küreselleşmeyi göz ardı eder. Fikirlerin, teknolojilerin ve insanların dört bir yana yayılma hızı ticaretten çok savaşla artar. 1918’de ABD’nin Avrupa’yla bağı 1913’e nazaran daha güçlüydü ve iki dünya savaşı arasındaki dönemde uzaklaşan tarafların kaderi 11. Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş’la ayrılmaz bir şekilde iç içe geçti.
Ayrıca savaş insanların birbirine ilgisini körükler. ABD’nin Rusya’ya duyduğu ilgi Soğuk Savaş döneminde doruğa ulaşmış, Moskova koridorlarında biri öksürse Washington merdivenlerinde bir koşuşturma başlar olmuştu. İnsanların düşmanlarına duyduğu alaka ticaret ortaklarına duyduklarını katbekat aşar. Vietnam hakkında çekilmiş filmlerin sayısı, Tayvan hakkındaki filmlerin sayısını en az elliye katlar.
Ortaçağ olimpiyatları 21. yüzyılın başında dünya farklı zümreler arasında bağlar kurulmasının çok ötesine geçti. Dünyanın farklı yerlerindeki insanlar birbiriyle iletişim kurmakla kalmayıp giderek daha çok benzer inanç ve davranış biçimlerini benimsemeye başladılar. Bin yıl önce gezegenimiz düzinelerce farklı siyasi modele elverişli topraklara sahipti. Avrupa’da bağımsız şehir devletleri ve ufak çaplı teokrasilerle çekişen feodal beyliklerle karşılaşabilirdiniz. İslam dünyasında evrensel hâkimiyet iddiası taşıyan bir halife bulunsa da krallıklar, sultanlıklar ve emirlikler de mevcuttu. Çin imparatorları kendilerini tek meşru siyasi merci olarak görüyor, kabilelerin oluşturduğu birlikler Çin’in kuzeyiyle batısında birbiriyle çatışıp duruyordu. Hindistan ve Güneydoğu Asya’da rejim çeşitliliği hüküm sürerken Amerika, Afrika ve Güneydoğu Asya’daki adalar boyunca hem küçük avcı toplayıcı gruplar hem de genişleyen imparatorluklar yer alıyordu. Bırakın uluslararası yasaları, komşu insan gruplarının bile ortak diplomatik prosedürler üzerinde anlaşamamasına şaşırmamak gerek. Her toplumun kendi siyasi paradigması bulunuyordu ve yabancı siyasi kavramları anlayıp bunlara saygı göstermeleri zordu.
Aksine günümüzde her yerde kabul edilen tek bir siyasi paradigma var. Gezegenimiz iki yüz bağımsız devlete bölünmüş durumda ve bu devletler aynı diplomatik protokoller ve ortak uluslararası hukuk konusunda genellikle uzlaşıyor. İsveç, Nijerya, Tayland, Brezilya; hepsi atlaslarımızda aynı tip renkli şekiller halinde gösteriliyor; hepsi Birleşmiş Milletler üyesi; pek çok farklılık barındırsalar da hepsi aynı hak ve ayrıcalıklara sahip egemen devletler olarak tanınıyor. Aslında hepsi temsil organları, siyasi partiler, genel oy hakkı ve insan haklarına en azından simgesel bir inancı da içine alan pek çok ortak siyasi anlayış ve uygulamaya sahipler. Londra’da ve Paris’te bulunduğu gibi Tahran’da, Moskova’da, Cape Town’da ve Yeni Delhi’de de bir meclis bulunuyor. İsraillilerle Filistinliler, Ruslarla Ukraynalılar, Türklerle Kürtler küresel kamuoyunun kendi taraflarını tutması için yarışırken hep aynı söylemi; insan hakları, bağımsız devlet ve uluslararası hukuktan dem vuran söylemi kullanıyorlar. Dünya belki “başarısız devletler” silsilesinden payını almıştıramabildiği tek bir başarılı devlet paradigması vardır. Dolayısıyla küresel siyaset Anna Karenina prensibine göre işliyor: başarılı devletlerin hepsi aynı ama tüm başarısız devletler baskın siyasi formülün şu veya bu içeriğini eksik bıraktıkları için kendilerine has bir biçimde başarısız oluyor. Kısa bir süre önce IŞİD bu formülü toptan reddedip tamamıyla bambaşka, evrensel halifeliği esas alan bir siyasi varlık göstermek istemesiyle dikkat çekti. Fakat tam da bu sebeple başarısız oldu. Pek çok gerilla hareketi ve terör örgütü yeni ülkeler kurmayı ya da var olanları ele geçirmeyi başardı. Ama bunu yapabilmelerinin sebebi küresel siyasi düzenin temel ilkelerini kabul etmeleriydi. Taliban bile uluslararası arenada bağımsız Afganistan’ın meşru hükümeti olarak tanınmanın peşine düştü. Şimdiye kadar küresel siyasetin ilkelerini reddeden hiçbir grubun kayda değer bir bölgede kalıcı kontrol sağlayabildiği görülmedi.
Belki de küresel siyasi paradigmanın gücünü ortaya koymanın en iyi yolu savaş ve diplomasi gibi ağır siyasi sorulardan bahsetmektense, 2016 Rio Olimpiyatları gibi bir konuya değinmek. Olimpiyatların nasıl organize edildiğini düşünün. 11 bin sporcu din, sınıf ya da dil gözetilmeden, milliyetleri esas alınarak delegasyonlara ayrılıyor. Budist delegasyonu, proletarya delegasyonu ya da İngilizce konuşanlar delegasyonu diye bir şey yok. Birkaç örnek dışında (özellikle de Tayvan ve Filistin), sporcuların milliyetini belir-lemek gayet basit. 5 Ağustos 2016’da düzenlenen açılış töreninde sporcular gruplar halinde geçerek milli bayraklarını salladı. Michael Phelps ne zaman yeni bir altın madalya kazansa Amerikan milli marşı eşliğinde Amerikan bayrağı çekildi göndere. Emilie Andeol judo dalında altın madalya kazanınca “Marseillaise” çalınıp Fransa’nın üç renkli bayrağı dalgalandırıldı.
Duruma uygun şekilde dünyadaki her ülkenin aynı evrensel model çerçevesinde bir milli marşı var. Neredeyse tüm milli marşlar orkestra eşliğinde söylenebilecek birkaç dakikalık kompozisyonlar, yani yalnızca dini göreve veraset yoluyla gelmiş belli bir zümrenin okuyabildiği yirmi dakikalık ilahiler sözkonusu değil. Suudi Arabistan, Pakistan ve Kongo gibi ülkeler bile milli marşları için Batılı müzik standartlarını benimsemiş. Çoğu marş Beethoven’ın kılını kıpırdatmadan besteleyebileceği nitelikte. (Arkadaşlarınızla bir araya geldiğinizde tüm geceyi YouTube’dan çeşitli milli marşlar çalıp hangisinin hangi ülkenin marşı olduğunu tahmin etmeye çalışarak geçirebilirsiniz.) Marşların sözleri bile dünya genelinde neredeyse aynı; aynı ortak siyasi görüşleri ve topluluğa bağlılık anlayışını yansıtıyorlar. Örneğin sizce aşağıdaki milli marş hangi ülkeye ait olabilir? (Yalnız ülkenin adını genel bir ifade olsun diye “ülkem” şeklinde değiştirdim):
Ülkem, vatanım, Toprağına kanımı akıttığım, Başında bekliyorum, Bekçisiyim vatanımın. Ülkem, milletim, Halkım ve vatanım, Birlikte haykıralım “Birlik ol vatanım!” Yaşasın toprağım, devletim, Milletim, vatanım, hep bir bütün kalsın. Ruhu dirilsin, canlansın bedeni, Büyük ülkem için bunların hepsi! Büyük ülkem, bağımsız ve özgür, Sevdiğim evim ve ülkem. Büyük ülkem, bağımsız ve özgür, Sen çok yaşa büyük ülkem!
Cevap Endonezya. Peki Polonya, Nijerya ya da Brezilya desem şaşırır mıydınız? Milli bayraklara da aynı sıkıcı temayüller hâkim. Tek bir istisna var. Tüm bayraklar bir dikdörtgen kumaş üzerine işlenmiş son derece sınırlı sayıda renk ve geometrik şekilden ibaret. Bir tek Nepal farklı. Nepal bayrağı iki üçgen şeklinde (ama Olimpiyatlarda hiç madalya almadılar). Endonezya bayrağı beyaz üstünde kırmızı şerit. Polonya bayrağı kırmızı üstünde beyaz şerit. Monako bayrağı Endonezya bayrağıyla aynı. Renk körü birinin Belçika, Çad, Fildişi Sahili, Fransa, Gine, İrlanda, İtalya, Mali ve Romanya bayraklarını birbirinden ayırması mümkün değil; hepsinde değişik renklerde yan yana üç şerit var.
Bu ülkelerin bazıları birbirleriyle kıyasıya savaşmış ama 20. yüzyılın çalkantıları esnasında Olimpiyat Oyunları savaş yüzünden sadece üç defa iptal edilmiş (1916, 1940 ve 1944’te). 1980’de ABD bazı yandaşlarıyla beraber Moskova Olimpiyatları’nı boykot etmiş. 1984’te Sovyet bloğu Los Angeles’ta düzenlenen olimpiyatları boykot etmiş. Ve çeşitli seneler Olimpiyat Oyunları siyasi çalkantıların göbeğinde cereyan etmiş (bunların en önemlileri Nazi döneminde Berlin’de düzenlenen 1936 Olimpiyatları ve 1972 Münih Olimpiyatları’nda Filistinli teröristlerin İsrail takımını katletmesi). Fakat genele bakarsak siyasi anlaşmazlıklar Olimpiyat projesini yoldan çıkaramamış.
Şimdi bin sene öncesine gidelim. Diyelim 1016 yılında ortaçağ olimpiyatlarını Rio’da düzenlemek istiyorsunuz. O vakitler Rio’nun Tupi halkının yaşadığı küçük bir köy olduğunu12 ve Asya, Afrika ve Avrupa yerlilerinin Amerika Kıtası’ndan haberi bile olmadığını bir anlığına unutun. Dünyanın en iyi sporcularını uçak yokken nasıl Rio’ya getireceğinize dair lojistik sorunları kafanızdan çıkarın. Dünya çapında herkesin yaptığı pek az ortak spor dalı bulunduğunu ve herkes koşsa bile koşu yarışı kaideleri konusunda herkesin anlaşamayacağını da unutun. Sadece yarışacak delegasyonları neye göre gruplayacağınızı düşünün. Günümüzün Olimpiyat Komitesi Tayvan ve Filistin sorunu üzerine saatlerce kafa patlatıyor. Ortaçağ olimpiyatlarının siyasi sorunları üzerine kaç saat harcamanız gerekeceğini bulmak için bu süreyi on binle çarpın.
Öncelikle 1016’da Çin’deki Song İmparatorluğu dünyadaki başka hiçbir siyasi oluşumu kendi dengi görmüyordu. Dolayısıyla kendi Olimpiyat dele-gasyonuyla Kore’nin Koryo Krallığı ya da Vietnam’daki Dai Viet Krallığı, hele hele deniz aşırı yerlerdeki ilkel barbarların delegasyonlarıyla aynı kefeye konulmasını akla hayale sığmayacak bir aşağılanma olarak algılardı.
Bağdat’taki halife kendini evrensel hegemonyaya sahip görüyor ve çoğu Sünni Müslüman tarafından dini lider statüsünde tutuluyordu. Ancak pratikte halifenin Bağdat yönetiminde pek bir sözü yoktu. O halde tüm Sünni sporcular tek bir halife delegasyonu altında mı toplanacak yoksa Sünni dünyasına hükmeden sayısız emirlik ve sultanlıklara göre mi ayrılacaklar? Ama iş neden emirlikler ve sultanlıklarla sınırlı kalsın? Arabistan çöllerinde Allah’tan başka hükümdar tanımayan bir dolu özgür bedevi kabile yaşıyor. Bunların her birinin okçuluk ya da deve yarışı dallarında müsabaka edecek bağımsız takımlar göndermesine izin verilecek mi? Avrupa da aynı ölçüde baş ağrısına sebep verecek nitelikte. Norman kasabası Ivry’den çıkan bir sporcu Ivry Kontu’nun mu yoksagüçsüz Fransa Kralı’nın mı sancağı altında yarışacak?
Bu siyasi oluşumların pek çoğu yıllar içinde belirip kaybolmuş. Siz 1016 Olimpiyatları’na hazırlık yaparken hangi delegasyonların zuhur edeceğini önceden bilmeniz mümkün değil çünkü kimse bir sonraki sene hangi siyasi oluşumların varlık göstermeyi sürdüreceğini bilmiyor. İngiltere Krallığı 1016 Olimpiyatları’na katılmış olsa sporcular madalyalarını alıp eve dönünce Londra’nın Danimarkalılar tarafından işgal edildiğini ve İngiltere’nin Danimarka, Norveç ve İsveç’le birlikte Kral Büyük Knud’un Kuzey Denizi İmparatorluğu’na dahil edildiğini görürlerdi. Yirmi yıl sonra bu imparatorluk dağıldı ama ondan otuz sene sonra İngiltere yeniden, bu defa Normandi-ya Dükü tarafından işgal edildi.
Bu gelipgeçici siyasi oluşumların pek çoğunun ne çalacak bir milli marşı ne de göndere çekecek bir bayrağı bulunmadığını söylemeye gerek bile yok. Tabii ki siyasi semboller önemliydi ama Avrupa siyasetinin sembolik diliyle Endonezya, Çin ya da Tupi siyasetlerinin sembolik dilleri birbirinden son derece farklıydı. Zafer göstergesi teşkil edecek ortak bir protokol üzerinde anlaşmak neredeyse imkânsız olurdu.
O yüzden 2020 Tokyo Olimpiyatları’nı izlerken milletler arasındaki bu sözde çekişmenin aslında muazzam bir küresel uzlaşmayı temsil ettiğini unutmayın. Kendi ülkelerinin temsilcileri altın madalya kazanıp bayrakları göndere çekilince herkesi milli gurur duygusu kaplıyor ama esasen insanlığın böyle bir etkinlik düzenleyebilmesi çok daha büyük bir gurur kaynağı.
Yuval Noah Harari 21. Yüzyıl İçin 21 Ders
https://www.cafrande.org/dunyada-sadece-tek-bir-medeniyet-var-yuval-noah-harari/
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2020.06.02 17:23 volvobet Venüsbet - Venüsbet giriş - Venüsbet40 - Venüsbet41 - Venüsbet42 - Venüsbet 43- Venüsbet com

Bahis ile canlı bahis oluşumlarının en nitelikli adreslerinden birisi Bu konumu ve sunmuş olduğu özellikleri ile sistemli bir bahis alanına sizler bu başarılı site ile odaklanabilir, bu sayede de daha verimli ve çok daha başarılı bir canlı bahis düzeni kurabilirsiniz.

Venüsbet giriş

Venüsbet bahis sistemi, hakkaten de başarılı olabilmek adına dört koldan yayın hayatını sürdürebilen bir adres. Bu yapısı ile dikkatleri üzerine çektiği söylenebilir, bu sayede de sıkı sıkıya bir canlı bahis alanından da yararlanma fırsatı yakalayabilirsiniz. Sistematik ve detaycı bir bahis işleyişi de Venüsbet ana sayfasından her fırsatta sizlere odaklanacaktır. Bu mevzuda site yönetiminin genel düzeni sizi birçok değişik noktada memnun etmeyi başarmış olacaktır.
Venüsbet’in altyapısal açıdan da güçlü ve güvenli bir bahis sitesi olduğu söylenebilir. Site, Malta merkezli bir bahis adresi. Hem de da kaliteli bir yayın akışına odaklanılması açısından geniş imkanlar sunuyor. Bu imkanlar detaylandırıcı ve en önemlisi de etkin bir bahis akışı üzerinden sağlanacağı için, daima ileri düzey bir bet etkileşimine erişimi de sitedeki genel düzende sağlamış olacaksınız. Venüsbet’in detaycılıkları da her fırsatta çok daha iyisine odaklanılmasını destekleyecek türden. Sitedeki üyeliğiniz süresince çeşitli nakit işlemlerinden yararlanabilir, daha verimli ve çok daha ergonomik bir bahis akışına da dahil olma şansını bulabilirsiniz.

Venüsbet giriş
Peki tüm bu detaylara karşın aklınızda hala Venüsbet emin mi? Sorusu geziyor mu? Bu mevzuda hak verebiliriz. Neticede bahis piyasası söz konusu olduğu vakit bizim ülkemizde daima çeşitli endişelerin kendisini gösterebilme ihtimalleri var doğal ki. Bu kapsamda da sizler için Venüsbet iyi mi bir site ve hangi kaynaklara ev sahipliği yaptırıyor detaylı bir halde incelemek ve ilerlemek istiyoruz.

Venüsbet Giriş Adresi

Venüsbet giriş adresi, bahis ile canlı bahis mevzusunda sorunsız bir işlevsellik oluştursa dahi, bu kapsamda bazı dönemlerde yeni bir giriş adresi açarak da ilerleme durumunda kalabilmekte. Bunun genel yapısı aslında sitenin altyapısı ile alakalı bir vaziyet. Az önce de belirttik Venüsbet sitesi, altyapısal anlamda yurtdışı odaklı bir site. Lisansı kalite ve nitelik arz etse de, ülkemizde bir nevi yabancı konumda olan bir bahis sitesi. Bu da verimli bir bahis akışına erişim açısından bazı dönemlerde adres değişimi yapma zorunluluğunu ortaya çıkarmaktadır. Doğrusu yabancı altyapıda olduğundan bir takım erişim engelleri alması çok düzgüsel. Sadece aldığı erişim engellerine rağmen yeni bir giriş adresi açıp kaldığı yerden devam etme ritmi de çok nitelikli Venüsbet’İn. Site her vakit güncel kalıp her fırsatta çok daha nitelikli bir bet etkileşimi ile buluşabilme olanağını da ortaya çıkarabilmektedir. Bu konuda da pratik bir düzende olduğundan Venüsbet kullanıcıları sitenin giriş adreslerini kolaylıkla takip edebilir.

Venüsbet Giriş

Peki Venüsbet güncel giriş adresi iyi mi bulunur?
Venüsbet bahis sitesinin genel düzenine ve güncel domainine ulaşım sağlamak hakkaten çok sıradan. Bu konuda zaten internette sitenin ismi yardımıyla ana sayfasına erişim mümkün. Fakat engel aldığı durumlarda da site yönetimi yeni domaini hakkında bilgilendirici mesajlar aktarmakta. İnstagram ve Twitter’ı oldukça aktif bir şekilde kullanan Venüsbet, genel düzen ve işlevsel bir şekilde bahis oluşumlarını daha etkin ve çok daha dinamik bir halde ilerletme olanakı bulmanızı sağlıyor. Bu sebepten dolayı da her zaman Venüsbet’e odaklanabilir, hızlı ve sistemli bir bet yapısı bu sitedeki güncellemelerle daima etkin bir yapıda kalacaktır.

Venüsbet Mobil Giriş
Venüsbet bahis sitesinin mevcut imkanlarını mobil olarak da değerlendirebilirsiniz. Site yönetimi akıllı telefonlar ve tablet cihazlara uyumlu bir tasarıma haiz. Kısaca Venüsbet mobil uygulaması sayesinde sitenin ana sayfasına günün her anında erişim sağlayabilirsiniz. Bu sistemde aslına bakarsanız etkin ve düzenli bir bahis akışı da sitede karşınıza çıkmış olacaktır. Bu yapısı yardımıyla etkin bir bet alanı kurdurmayı başaran Venüsbet, mobil cihazlara uyumluluğu da aslına bakarsanız her fırsatta güncel bir yapı ile sağlayabilir. Bu sistemi yakalayıp değerlendirmeye almaya başladığınız an itibariyle de,mobil olarak da siteye giriş yapabilir, sıkı sıkıya bir bahis takip etkileşimine dahil olma fırsatını da yakalayabilirsiniz.

Bu fırsata ulaşmak da çok sıradan. Bunun için yapmanız gereken ilk şey Venüsbet’in güncel giriş adresini takip altına almak. İkinci husus ise bu güncel giriş adresini telefonlarınızın mobil cihazlarına işlemek. Bu iki aşama sayesinde zaten otomatik bir şekilde sizler sitenin ana sayfasına giriş yapabilir, her fırsatta da sitedeki olan biteni takip edebilirsiniz. Şık ve başarılı bir mobil tasarıma haiz diyebiliriz Venüsbet için. Ki aslına bakarsanız mobilde de klasik versiyon gibi biroldukça bölümü takip altına alabilir, bu sayede de ödemelerinizi yapıp, para yatırım aşamalarına odaklanabilirsiniz. Bahis, canlı bahis, casino ve sanal sporlar tarzında birçok değişik oluşumu sizler Venüsbet’e rahatça odaklanabilirsiniz.

Venüsbet Kayıt

Venüsbet kayıt işlemleri, işte bahsetmiş olduğumuz tüm bu unsurların hepsinı değerlendirmeniz açısından atacağınız ilk adım olmalı. Sitenin kayıt aşamalarını şu şekilde sıralamak istiyoruz;

Öncelikle sitenin güncel giriş adresine geçiş yapmalısınız
Akabinde de ana sayfa sağ üst köşesinde yer edinen kayıt ol kısmınü tıklamalısınız
Bu kısmın açacağı üyelik formunu eksiksiz bir şekilde tamamlamalısınız
Kişisel bilgiler kısmına ad, soyad, telefon no, şehir, adres vb… bilgiler sunmalısınız
Hesap detayları alanında da kullanıcı adı ve şifrenizi oluşturup, para birimini seçmelisiniz
Üyelik sözleşmesini okumalı, akabinde de üyelik tasdikı vermelisiniz
Tüm bu aşamaların tamamı ile beraber de Venüsbet sitesindeki üyeliğinizi etken bir konuma taşıma şansı da elde etmeyi başarmış olacaksınız.

Venüsbet’te Neler Var?

Venüsbet, A’dan Z’ye geniş bir gösterim akışı ile bahis ve canlı bahsi evrelerne odaklanılmasını destekleyen bir site. Pek çok açıdan sitenin genel yapısı sizi memnun edecek seçenekler de sunabiliyor. Bahis oranlarını çok yönlü bir zenginlikle aktarabilen site sayesinde, daha hızlı ve donanımlı bir canlı bahis akışı kurabilirsiniz. Bu sistemde casino, canlı casino, sanal bahis benzer biçimde bölümler de en az bahis ile canlı bahis kadar etkin. Bunun dışında da satın alan iletişimini güçlü bir yapıda tuta Venüsbet’te 7/24 aktif bir halde temasta kalacağınız bir canlı destek kutucuğu var. Akabinde de aslına bakarsan her süre daha da hızlı bir yayın akışına erişim sağlama fırsatı bulacaksınız.

Genel Değerlendirme
Netice itibariyle Venüsbet adresinin net ve çok çeşitli bir bahis akışı kurarak ilerlediğini, her vakit güvenilir bir alan açtığını söyleyebiliriz. Bu sitenin ana sayfasına giriş yapıp etkin kalma olanağına erişim sağlamış olduğunız an itibariyle de, daha hızlı ve çok daha detaycı bir kazanç yapısı da elinizin altında olabilir.

deneme bonusu

Bir çok açıdan verim elde ettirecek bir bahis akışı kuran Venüsbet sayesinde, kazanımlarınız oldukça yerinde bir şans düzeni üzerinde, garantici sonuçlarla şekillenmeye başlamış olacaktır. Hepiniz için şimdiden bol şans ve sıkı kazanç dileriz.
submitted by volvobet to u/volvobet [link] [comments]


2020.05.26 22:51 karanotlar Güney Koreli felsefeci, kültür kuramcısı Byung-Chul Han: Koronavirüs bizi bir ‘sağ kalma toplumuna’ indirgedi

Ahmet Çınar
Güney Koreli felsefeci, kültür kuramcısı, yazar Byung-Chul Han, koronavirüsle birlikte ortaya çıkan toplumu “İyi yaşama duygusunu tamamen kaybeden, hazzın da sağlığa feda edildiği bir sağ kalma toplumu” olarak nitelendiriyor. İspanya merkezli uluslararası haber Ajansı EFE muhabirleri Carmen Sigüenza ve Esther Rebollo’nun sorularını yanıtlayan Han, “Bu gidişle sanki daimi bir savaş halinde yaşıyormuşuz gibi, sağ kalmak nihai gerçeğimiz haline gelecek” diyor. EFE’de yayımlanan söyleşiyi Ayşen Tekşen’in çevirisiyle paylaşıyoruz.
Güney Koreli felsefeci, kültür kuramcısı, yazar Byung-Chul Han, Efe’yle bir röportajında Covid-19 sonrası dünyayı böyle gördüğünü anlatıyor: “İyi yaşama duygusunu tamamen kaybeden, hazzın da sağlığa feda edildiği bir sağ kalma toplumu.”
1959’da Seul’de doğan Han, halen yaşadığı Almanya’da felsefe, edebiyat ve teoloji çalıştı. Kaçınılmaz olarak toplumu tükenme noktasına götüren aşırı bilgi ve olumluluğun, aşırı şeffaflık ve aşırı tüketimciliğin istilası altında olduğunu belirttiği modern toplumu eleştiren önemli seslerden birisi.
Hem yerel hem de küresel şöhrete sahip Koreli felsefeci, koronavirüsün gözetleme rejimleri ve biyopolitik karantinalar dayatmasına, özgürlükleri daraltmasına, hazza son vermesine ve kitlesel histeri ve korku ortamında bir insaniyet yoksunluğunu açığa çıkarmasına dair endişelerini EFE’yle paylaştı.
Han, Covid-19’un gizli sosyal farklılıkları ortaya çıkardığını vurgularken, “küreselleşmenin ilkelerinden birinin kârları maksimize etmek” olduğuna, “sermayenin insan sevmediğine” ve “ölümün demokratik olmadığına” dikkat çekiyor. Ona göre, salgının zirve noktasında bu nitelikler “ABD ve Avrupa’da pek çok hayata mal oldu.”
Byung-Chul Han bu krizin “dünyanın gücünün Batıdan uzaklaşarak biraz daha Asya’ya doğru kaymasına” yol açacağından emin –bu, yeni bir çağın şafağı.
Covid-19 insanın savunmasızlığını demokratikleştirdi. Artık daha kırılgan ve daha yönlendirilebilir olduğumuzu düşünüyor musunuz? Otoriterizm ve popülizmin kucağına düşmemiz daha mı kolay olacak?
Covid-19 şu anda insanın savunmasızlık ya da ölümlülüğünün demokratik olmadığını ama sosyal konuma bağlı olduğunu gösteriyor. Ölüm demokratik değildir. Covid-19 hiçbir şeyi değiştirmedi. Ölüm hiçbir zaman demokratik olmamıştı. Özel olarak salgın ise toplumlardaki farklılıkları ve toplumsal değişimi açığa çıkarıyor. Birleşik Devletleri düşünün. Diğer gruplarla kıyaslandığında, çok daha fazla sayıda Afro-Amerikalı ölüyor. Aynı durum Fransa için de geçerli. Paris’i düşük gelirli kenar mahallelere bağlayan metro vagonları tıka basa doluysa sokağa çıkma yasağının ne anlamı var? Banliyöden gelen göçmen kökenli yoksul emekçiler temastan kaçınamaz ve Covid-19 nedeniyle ölür. Çalışmak zorundasınızdır. Bakıcılar, fabrika çalışanları, temizlikçiler, satıcılar ya da çöpçüler evden çalışamaz. Öte yandan, zenginler şehir dışındaki villalarına çekilirler. Dolayısıyla, salgın sadece tıbbi değil aynı zamanda sosyal bir sorundur. Almanya’da ölü sayısının o kadar yükselmemesinin bir başka nedeni de sosyal sorunların diğer Avrupa ülkeleri ve ABD’deki kadar ciddi olmamasıdır. Almanya’daki sağlık hizmetleri sistemi ABD, Fransa, İngiltere ya da İtalya’dakinden çok daha iyi durumdadır. Ama Covid-19 Almanya’da bile sosyal farklılıkları ortaya çıkarır. Almanya’da da sosyal açıdan zayıf olan daha önce ölür. Arabanın masrafını karşılayamayan yoksullar otobüsler, tramvaylar ve metrolara doluşur. Covid-19 bize ikinci sınıf bir toplumda yaşadığımızı gösterir. İkinci sorun ise Covid-19’un demokrasiye uygun olmamasıdır. Korkunun otokrasinin beşiği olduğu gayet iyi bilinir. Bir kriz durumunda insanlar güçlü liderler ister. Viktor Orban büyük ölçüde bundan yararlanıyor. Olağanüstü hali normalmiş gibi gösteriyor. Ve bu da demokrasinin sonudur.
Özgürlük ya da güvenlik? Salgınla mücadele için ödeyeceğimiz bedel nedir?
Salgın nedeniyle bir biyopolitik gözetleme rejimine doğru ilerliyoruz. Yalnızca iletişimimizi değil bedenlerimizi de: sağlığımız dijital gözetlemeye tabi olacak. Kanadalı yazar Naomi Klein’a göre, krizler yeni bir kurallar sisteminin habercisidir. Bu salgın şoku, sürekli olarak sağlık durumumuzu izleyen bir biyopolitik disiplin toplumunda, denetleme ve izleme sistemiyle bedenlerimizin kontrolünü ele geçiren dijital biyopolitikanın küresel olarak yerleşmesini sağlayacak. Batı, salgın şoku karşısında liberal ilkelerinden vaz geçmek zorunda kalacak. Sonra da özgürlüğümüzü kalıcı olarak kısıtlayan bir biyopolitik karantina toplumuyla karşı karşıya kalacak.
İnsanların yaşamında korku ve güvensizliğin sonuçları nelerdir?
Virüs bir aynadır. Nasıl bir toplumda yaşadığımızı gösterir. Önünde sonunda ölüm korkusuna dayalı olan bir sağ kalma toplumunda yaşıyoruz. Bugün, sanki daimi bir savaş haline yaşıyormuşuz gibi, sağ kalmak nihai gerçeğimiz haline geliyor. Yaşamın tüm güçleri yaşamı uzatmak için kullanılıyor. Sağ kalma toplumları iyi yaşama duygusunu tümüyle yitirir. Haz, kendi içinde bir amaç durumuna yükseltilen sağlığa feda edilir. Sigara yasağı örneğindeki katı yaklaşım sağ kalma histerisine tanıklık eder. Hayat giderek yalnızca sağ kalma çabasına dönüştükçe ölüm korkusu da artar. Salgın, özenle bastırdığımız ve dışladığımız ölümü tekrar görünür kılar. Kitlesel medyada sürekli olarak ölümün yer alması insanları sinirlendirir. Sağ kalma histerisi toplumu fazlasıyla acımasız yapar. Komşunuz, uzak durulması gereken olası virüs taşıyıcısıdır. Yaşlı insanların bakım evlerinde yalnız ölmesi gerekir çünkü bulaşma riski nedeniyle kimsenin onları ziyaret etmesine izin verilmez. Yaşamı birkaç ay uzatmak yalnız ölmekten daha mı iyidir? Sağ kalma histerimiz sayesinde iyi bir yaşamın ne olduğunu tamamen unuttuk. Sağ kalmak için, hayatı yaşanmaya değer kılan her şeyi gönüllü olarak feda ettik: sosyallik, topluluk ve yakınlık. Salgın göz önüne alınarak, temel hakların radikal biçimde kısıtlanması hiç tartışmasız kabullenildi. Paskalyada bile dini törenler yasaklandı. Papazlar da sosyal mesafe uyguladı ve koruyucu maske taktı. İmanı sağ kalmaya feda ettiler. Mesafeyi korumak iyilik anlamına geliyor. Virüs bilimi ilahiyatın gücünü elinden alıyor. Herkes mutlak yorum egemenliğine sahip virologları dinliyor. Yeniden diriliş hikayesinin yerini sağlık ve sağ kalma ideolojisi alıyor. İnanç, virüs karşısında yozlaşarak bir güldürüye dönüşüyor. Ve bizim Papa Francis? Aziz Francis cüzzamlılara sarılmıştı… Virüs korkusu ve paniği abartılıyor. Almanya’da koronavirüs nedeniyle ölenlerin yaş ortalaması 80 ya da 81. Almanya’da ortalama yaşam beklentisi 80,5. Virüse verdiğimiz panik tepkisi toplumumuzda bir şeylerin yanlış olduğunu gösteriyor.
Koronavirüs sonrası toplumumuz doğaya daha fazla saygı duyar mı, daha adil ve iyi olur mu? Yoksa bizi daha bencil ve bireyci mi yapar?
“Denizci Sinbad” diye bir masal var. Sinbad bir seyahatinde Cennet bahçesine benzeyen küçük bir adaya varır. O ve yanındakiler adada ziyafet çeker, yürüyüş yapar ve bir ateş yakarak kutlarlar. Sonra aniden ada eğrilir. Ağaçlar eğrilir. Aslında ada dedikleri şey uzun zamandır hareketsiz olduğu için üzerinde kum biriken ve ağaçlar büyüyen dev bir balığın sırtıdır. Sırtında yakılan ateş balığı rahatsız etmiştir. Balık derine dalar ve Sinbad denize düşer. Bu masal bir meseldir: insanda temel bir körlük olduğunu öğretir. Neyin üstünde durduğunu bile göremez ve kendi yıkımını hazırlar. Alman yazar Arthur Schnitzler, yıkım merakı açısından insanlığı bir hastalıkla kıyaslar. Dünya üzerinde insafsızca çoğalan ve sonunda bizzat konakçıyı mahveden bir virüs ya da bakteri gibi davranırız. Büyüme ve yıkım birlikte gelir. Schnitzler insanların yalnızca ilkel seviyeleri anlayabileceğine inanır. Üst seviyelere ise bir bakteri kadar kördür. Dolayısıyla, insanlık tarihi -insanın ille de zarar verdiği- ilahi olana karşı sonsuz bir bir mücadelenin tarihidir. Salgın, insanın acımasızlığının bir ürünüdür. Son derece hassas olan ekosisteme acımasızca müdahale ederiz. Paleontolog Andrew Knoll insanın evrim pastasının yalnızca kreması olduğunu söyler. Gerçek pasta ise o narin yüzeyi istediği zaman yarıp geçme ya da istila etme tehdidi içeren bakteri ve virüslerden oluşur. Bir balığın sırtının güvenli bir ada olduğunu sanan denizci Sinbad insan cehaletinin kalıcı bir metaforudur. Doğa güçleri tarafından uçurumun derinlerine atılarak parçalanması sadece bir an meselesiyken, insan kendisinin güvende olduğunu düşünür. İnsanın doğaya sergilediği şiddet daha güçlü olarak ona geri döner. Bu, Antroposen diyalektiğidir. Bu İnsan Çağında, insanoğlu hiç olmadığı kadar büyük tehdit altındadır.
Covid-19 küreselleşme için ölümcül bir yara mıdır?
Küreselleşmenin ilkelerinden biri de kârları maksimize etmektir. Örneğin, koruyucu maske ya da ilaç gibi tıbbi ürünlerin üretimi Asya’ya taşınmıştır. Bu durum, Avrupa ve ABD’nde pek çok yaşama mal oldu. Sermaye insan sevmez. Artık insanlar için değil sermaye için iş yapıyoruz. Marx sermayenin insanı üreme organına indirgediğini söylemişti. Bugün aşırı uçlara taşınan bireysel özgürlük, bizzat sermaye fazlasından başka bir şey değildir. Kendimizi tatmin ettiğimiz inancıyla kendimizi sömürüyoruz. Ama gerçekte birer hizmetçiyiz. Kafka, öz-sömürünün paradoksal mantığına dikkat çekmiştir: hayvan, kırbacı efendinin elinden çekip alır ve efendi olmak için kendini kırbaçlar. Neoliberal rejimde insanlar böylesine saçma bir durumdadır. İnsanlık, özgürlüğünü geri kazanmalıdır.
Koronavirüs ve yarattığı sonuçlar dünya düzenini değiştirir mi? Dünya gücünü kontrol etme ve ona egemen olma mücadelesini kim kazanır? Çin, ABD karşısında güçlenir mi?
Olasılıkla Covid-19 Avrupa ve ABD için hayra alamet değil. Virüs fiziksel bir sınavdır. Liberalizme pek de değer vermeyen Asya ülkeleri -Batı için hayal bile edilemez olan- dijital biyo-politik gözetlemelerin yardımıyla hızla salgını kontrol altına aldılar. Avrupa ve ABD sürüklenip duruyor. Salgın karşısında pulları dökülüyor. Zizek virüsün Çin rejimini devireceğini iddia etti. Zizek yanılıyor. Bunların hiçbiri olmayacak. Virüs Çin’in gelişimini durduramayacağı gibi tam aksi olacak. Çin şimdi salgına karşı başarılı bir model olarak kendi otokrat gözetleme devletini de satacak. Eskisinden daha büyük bir gururla, dünyaya kendi sisteminin üstünlüğünü gösterecek. Covid-19 dünya gücünün biraz daha Asya’ya doğru kaymasını sağlayacak. Bu açıdan bakıldığında, virüs bir dönemin bitişine işaret eder.
(Çeviri: Ayşen Tekşen)
Byung-Chul Han kimdir?
Güney Koreli yazar ve kültür kuramcısı. 1959’da Seul’de doğdu. 1980’lerde Almanya’ya taşınarak felsefe, Alman edebiyatı ve Katolik teolojisine yoğunlaştı. Freiburg’da doktorasını tamamladıktan sonra 2000 yılında Basel Üniversitesi’nin felsefe bölümüne katıldı. Akademik kariyerine çeşitli üniversitelerde devam eden Han, araştırmalarında on sekiz, on dokuz ve yirminci yüzyıl felsefesi, etik, fenomenoloji, kültür kuramı, estetik, din, medya kuramı ve kültürlerarası felsefe gibi konulara yöneldi. Günümüz toplumuna dair derinlikli çözümleme ve eleştirileriyle dikkat çeken Han, 2012 yılından beri Berlin Sanat Üniversitesi’nde ders veriyor. Bazıları birçok dile çevrilmiş on altı kitabı bulunan yazarın eserleri arasında şunlar sayılabilir: Şiddetin Topolojisi, Şeffaflık Toplumu, Zamanın Kokusu, Psikopolitika, Eros’un Istırabı
https://www.a3haber.com/2020/05/21/guney-koreli-felsefeci-kultur-kuramcisi-byung-chul-han-koronavirus-bizi-bir-sag-kalma-toplumuna-indirgedi/
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2020.05.26 10:57 enesk001 Tüp Bebek Tedavisi AnkaraTupBebekUzmanlari.com

Aşılama Tedavisi Nedir?
Kadınlarda her ay sağ veya sol yumurtalıkta, bir yumurta olgunlaşma sürecine girmektedir. Yaklaşık 14. gününde de yumurtlama süreci gerçekleştikten sonra bu yumurta hücresi tüp içine girer. Eğer o esnada tüpün içerisinde olan sperm hücrelerinden bir tanesini yumurta hücresi içerisine alırsa döllenme denilen olay gerçekleşir. Aşılama yönteminde tüp içerisindeki yumurta ile spermin karşılaşması garanti altına alınıyor diyebiliriz. Erkekten sperm alınarak, laboratuvarda bu spermlerin en hareketli olanları ayrıştırılır. Ayrıştırılan spermler plastik enjeksiyona çekilir. Aşılama Tedavisi Ankara jinekolojik muayenelerinde, kadın yumurtlama aşamasındayken bu spermler rahim içine (intrauter) verilir. Böylelikle hareketli spermlerin, yumurtayı döllemesi için ortam hazırlanmış olacaktır.
Tüp Bebek Tedavisi Nedir?
Annenin yaşı 35 yaşın üzerindeyse, düzenli ilişki süresi 5 yıl ve üzerinde seyretmişse; gebelik durumu oluşmamışsa kadın aşılama yöntemiyle gebe bırakılmaya çalışılır. Ancak bir-iki denemeden sonra başarılı olunamamış ise, tüp bebek denemesi yapılmalıdır. Aşılama tedavilerinde kullanılan ilaçların düşük dozlarda olması sebebiyle anne adayının salı üzerinde negatif etkisi yoktur. Aşılama yöntemi anne adayında 6 kez yapılabilir; ancak sosyal sebeplerle tüp bebek tedavisine geçilmek istenebilir.
Tüp Bebek Tedavisinde kadın ve erkek üreme hücrelerini toplanarak laboratuvarda tüp ortamında döllemesi gerçekleştirilecektir. Doğal gebelikten tek farklı tarafı döllemenin laboratuvar ortamında yapılmasıdır. Tüp Bebek Tedavisi Ankara ‘klasik tüp bebek’ ve ‘mikroenjeksiyon’ şeklinde iki farklı yöntemle tüp bebek tedavisi uygular. Klasik tüp bebek tedavisinde, aynı tüp içerisinde bırakılan spermlerin kendiliğinden yumurta içerisine girmesi beklenir. Mikroenjeksiyon yönteminde ise, spermler mikroskop altında yumurta içerisine enjekte edilmektedir.
Tüp Bebek Fiyatları Ankara uygulanan tedavinin kişiye özel olması, yaşa ve kişinin sağlığına bağlı olması nedenlerinden dolayı değişiklik göstermektedir. İleri yaş gebeliklerinde anne adayının sağlıklı gebe kalma şansı azalmakta ve gebelik dönemlerinde yapılan kontrollerin sayısı artmaktadır.
submitted by enesk001 to u/enesk001 [link] [comments]


2020.05.20 12:49 dijitalwebajansi Seo uyumlu içerik nasıl olmalıdır

Seo uyumlu içerik nasıl olmalıdır
SEO Uyumlu İçerik Nasıl Olmalıdır
SEO, yani arama motoru optimizasyonu, sitelerin arama motorları tarafından fark edilmesi ve iyi değerlendirilmesiyle ilk sayfalarda ve hatta ilk sıralarda görüntülenmesini sağlamak amacıyla yapılan çalışmalardır. Bu çalışmalar ziyaretçilerin siteye çekilmeleri ve site içinde kalmaları amacıyla yapılmakta ve büyük bir bölümü içerik yazımına dayanmaktadır.
Seo uyumlu içerik nasıl olmalıdır
SEO çalışması amacıyla yazılan içerikler birtakım özelliklere sahip olmalıdır. Yazıların siteye fayda sağlaması için uygulanması gereken bir bazı formatlar olsa da, yazının kalitesi ve içeriği ön planda olmalıdır. Bu özellikteki içeriklerin oluşturulması için bir SEO uzmanına ihtiyaç vardır. SEO uzmanı, yazılması gereken konuları saptamakta ve yazının türünü, uzunluğunu ve gerekli olan içerik sayısı gibi birçok konuda karar vermelidir. SEO uyumlu bir içerikte olması gereken özellikleri şu şekilde sıralayabiliriz:
SEO uyumlu içerik özellikleri
· İçerikler mutlaka özgün olmalıdır: Kopyalama yapılan içerikler siteye uzun vadede zarar vermektedir.
· İmla kurallarına uyulmalıdır: İmla kurallarının ve dilbilgisinin yanlış kullanımı, okuyucu üzerinde yanlış bir etki oluşturacak ve siteyi profesyonel ve güvenilir göstermeyecektir.
· Ara başlıklar kullanılmalıdır: Bazen ana başlık okuyucunun ilgisini çekmez. Ara başlıklar kullanarak okuyucuya aslında alternatif üretmiş oluruz. Ara başlıklar arasında ziyaretçinin okumak isteyeceği bir konu bulma ve sitede kalma ihtimali daha yüksektir.
· Anahtar kelime kullanımı: SEO uyumlu içerik için en önemli kriterlerdendir. İnternet kullanıcılarının arama motorunda arama yaparken en çok kullandıkları kelimeler, anahtar kelime planlayıcı site ve programlar tarafından görüntülenme oranlarına göre belirlenip listelenmektedir. Yani insanların hangi ürün, hizmet ya da ulaşmak istediği herhangi bir şeyi arama motoruna en çok neler yazarak arattığı bilinmektedir. Bu uygulama kullanılmaya başlandığı andan itibaren kısa zamanda dijital pazarlama alanında başarılı olmak için kullanılmaya başlanmış ve büyük başarı sağlamıştır. Bir SEO uzmanı için Bu kelimelerin belli kural ve sayılarda bilinçli bir şekilde kullanımı, sayfayı arama motoru ile uyumlu hale getirmekte ve üste sıralara taşınmasını sağlamaktadır.
Özgünlük en önemli kuraldır!
Bu konuyu öneminden dolayı biraz açmak isteriz. İstenildiği kadar kurallara uygun ve kaliteli bir içerik sunabilelim. Eğer bu içerik ilk kez yazılmadı ya da içinde başka yazılardan kopyalamalar varsa, bunun siteye faydası değil zararı olacaktır. Arama motorları, zaman içinde bu tarz çalışmaları tespit edip, sitenin değerini düşürecektir. Bu da sitenin arama motorunda gösterilme şeklini olumsuz etkileyecek ve gittikçe gerilere itecektir. Eğer SEO çalışması yapacak ya da içerik yazacak olan kişinin yazılacak konu hakkında yeterli bilgisi yoksa, mutlaka bilen birinden destek alınmalı ama kesinlikle başka yazılardan kopyalama olmamalıdır.
İyi bir özgün içerik yazmak için bilgi birikimi, yaratıcılık ve yazarlık kabiliyeti gereklidir. Hemen her yerde ulaşılabilen bilgi yığını içindeki genel bilgiler dışında, markaya ya da siteye özgü olan, detaylı ve ilginç anlatımlar içeren, ama aynı zamanda kolay anlaşılır olmalıdır. Metnin okunması, sitede kalışın uzaması ve sitede gezinim süresinin uzaması ve dolayısıyla site içi SEO’nun başarılı olması için bu kurallara uymak mutlaka gereklidir.
submitted by dijitalwebajansi to u/dijitalwebajansi [link] [comments]


2020.04.07 00:00 johofilm 7 Nisan 2020 TV Dizi Film Önerisi

7 Nisan 2020 TV Dizi Film Önerisi

7 Nisan 2020 TV Dizi Film Önerisi listesi ile yılın ilk aylarında 7 Nisan 2020 TV Dizi Film Önerisi derledik. 7 Nisan 2020 TV Dizi Film Önerisi listemize bir göz atın. Aile izle - Aksiyon izle - Macera izle - Animasyon izle - Bilim Kurgu izle - Biyografi izle - Dram izle - Fantastik izle - Gerilim izle -

13.Cuma Filmi

📷 13.Cuma Filmi Konusu: 13. Cuma, karanlık bir gücün ortaya çıkmasına neden olan genç bir kadının başına gelenleri konu ediyor. Genç bir kadın, Tekasas’ın güneyinde yaşadığı evinde, başka bir dünyaya açılan şeytani bir cihaz bulur. Cihazın ne olduğunu anlamaya çalışan ve bu yüzden cihazı kullanan kadın, karanlık bir varlığın yeniden ortaya çıkmasına neden olur. Yıllar önce 13. Cuma gülen ölen öfkeli bir ruh, artık genç kadına musallat olmuştur. Saf bir kötülük tarafından inşa edilen evde kalan genç kadın, kendisine musallat olan lanetten kurtulmak için en büyük korkuları ile yüzleşmek zorunda kalacaktır. 13.Cuma izle 13.Cuma izle - 13.Cuma izle - 13.Cuma izle - 13.Cuma izle - 13.Cuma izle - 13.Cuma izle - 13.Cuma izle 13.Cuma izle - 13.Cuma izle - 13.Cuma izle - 13.Cuma izle - 13.Cuma izle - 13.Cuma izle - 13.Cuma izle 13.Cuma izle - 13.Cuma izle - 13.Cuma izle - 13.Cuma izle 13.Cuma izle -

Acemi Kaşifler Görevimiz Kocaayak Filmi

📷 Acemi Kaşifler Görevimiz Kocaayak Filmi Konusu: Acemi Kaşifler: Görevimiz Kocaayak, efsanevi bir yaratığın varlığını ispat etmek için zorlu bir maceraya atılan Simon ve Nelly’nin hikayesini konu ediyor. Yerel bir üniversitede asistan olan Simon Picard, kocaayak ile ilgili araştırma yapmaktadır. Simon, kendisine kimse inanmasa da, pek çok ülkede kocaayağı andıran canavarların olduğunu düşünür ve bunu ortaya çıkarmaya karar verir. Bu süreçte bir hayırseverin desteğini alan Simon, teorilerini kanıtlamak için yola koyulmaya hazırlanır. Bu sırada Simon’ın yolu acemi bir dedektif olan Nelly Maloye ile kesişir. Hayatında bir değişiklik arayan Nelly, kocaayağın varlığını ortaya çıkarmak için Simon ile birlikte gitmeye karar verir. Bir kaşifin eski bir günlüğünü rehber alan Simon, Nelly ile birlikte dünyanın yarısını dolaşır. Sonunda kendilerini eski çağlardan kalma bir yerde bulan ikili, efsanevi yaratığın inine doğru ilerlerken, bir dizi tehlike ile karşı karşıya kalır. Acemi Kaşifler Görevimiz Kocaayak izle Acemi Kaşifler Görevimiz Kocaayak izle - Acemi Kaşifler Görevimiz Kocaayak izle - Acemi Kaşifler Görevimiz Kocaayak izle - Acemi Kaşifler Görevimiz Kocaayak izle - Acemi Kaşifler Görevimiz Kocaayak izle - Acemi Kaşifler Görevimiz Kocaayak izle - Acemi Kaşifler Görevimiz Kocaayak izle Acemi Kaşifler Görevimiz Kocaayak izle - Acemi Kaşifler Görevimiz Kocaayak izle - Acemi Kaşifler Görevimiz Kocaayak izle - Acemi Kaşifler Görevimiz Kocaayak izle - Acemi Kaşifler Görevimiz Kocaayak izle - Acemi Kaşifler Görevimiz Kocaayak izle - Acemi Kaşifler Görevimiz Kocaayak izle Acemi Kaşifler Görevimiz Kocaayak izle - Acemi Kaşifler Görevimiz Kocaayak izle - Acemi Kaşifler Görevimiz Kocaayak izle - Acemi Kaşifler Görevimiz Kocaayak izle Acemi Kaşifler Görevimiz Kocaayak izle -

Anna Filmi

📷 Anna Filmi Konusu: Anna, işinde oldukça başarılı olan suikastçı bir kadının hikayesini konu ediyor. Anna Poliatova, temelde bir suikastçıdır ama asla normal bir suikastçı değil. Onun çarpıcı güzelliğinin altında altında dünyanın en korkulan hükümet suikastçılarından biri yatar. 24 yaşında olan Anna’nın kim olduğunu ve içinde kaç kadın saklandığını kimse bilmemektedir. Genç kadın, Moskova'da pazardaki sıradan bir satıcı mı, Paris’te yaşayan bir model mi, yozlaşmış bir polis mi, yoksa sadece zorlu bir satranç oyuncusu mu? Onun gerçekte kim olduğunu bilmek için oyunun sonuna kadar beklemek gerekecektir. Anna izle Anna izle - Anna izle - Anna izle - Anna izle - Anna izle - Anna izle - Anna izle Anna izle - Anna izle - Anna izle - Anna izle - Anna izle - Anna izle - Anna izle Anna izle - Anna izle - Anna izle - Anna izle Anna izle -

Aile Arasında izle Filmi

📷 Aile Arasında Filmi Konusu: 21 yıllık ilişkileri aynı gün noktalanan nevrotik Fikret ile müzikhol vokalisti Solmaz komik bir tesadüfle tanışır. Solmaz’ın kızı Zeynep, Adanalı sevgilisiyle evlenmeye karar verince her şeyden korkan Fikret, kendini bir anda hayatının rolünü oynarken bulur. Aile arasında olması planlanan nikah, damadın ailesinin ısrarıyla büyüdükçe büyür. Bu ekip düğün hazırlıkları boyunca silahlı, geleneksel, kebapçı zinciri sahibi Adanalı aileyle anlaşabilecek ve bu düğün bir terslik çıkmadan yapılabilecek midir? Aile Arasında izle Aile Arasında izle - Aile Arasında izle - Aile Arasında izle - Aile Arasında izle - Aile Arasında izle - Aile Arasında izle - Aile Arasında izle Aile Arasında izle - Aile Arasında izle - Aile Arasında izle - Aile Arasında izle - Aile Arasında izle - Aile Arasında izle - Aile Arasında izle Aile Arasında izle - Aile Arasında izle - Aile Arasında izle - Aile Arasında izle Aile Arasında izle -
Korku izle - Komedi izle - Polisiye izle - Romantik izle - Savaş izle - Tarih izle - Western izle - Dizi izle - Dizi Haber - Haberleri - Film -
submitted by johofilm to u/johofilm [link] [comments]


2020.03.26 20:11 karanotlar Salgın Durumu Üzerine

Alain Badiou
Çeviri: Büşra Özcan ve Dicle Kızılkan
Başından beri, viral bir pandemi ile karakterize edilen güncel durumun hiç de öyle özellikle olağanüstü olmadığını düşündüm. AIDS’in (viral) pandemisinden kuş gribine kadar; Ebola virüsü, SARS1 virüsü, birkaç başka gribi de unutmadan –antibiyotiğin iyileştirmediği verem çeşitlerine, kızamığın geri dönüşüne değinmiyorum bile– dünya pazarının, tıbben yetersiz bölgelerin varlığı ve gerekli aşılar konusundaki küresel disiplinin eksikliği ile birleşerek kaçınılmaz olarak ciddi ve yıkıcı salgınlar ürettiğini biliyoruz (AIDS özelinde, birkaç milyon ölüm). Mevcut pandemi halinin, oldukça konforlu ‘Batı Dünyası’ndaki büyük etkisini saymazsak –ki bu bile başlı başına yeni bir önemi olmayan, bunun yerine sosyal medyada şüpheli ağıtları ve iğrenç ahmaklıkları ortaya çıkaran bir gerçek– bariz koruyucu önlemlerin ve yeni hedeflerin yokluğunda virüsün ortadan kalkması için geçecek sürenin ötesinde, neden bu kadar üst perdeden konuşmanın gerekli olduğunu anlamadım.
Dahası, devam eden salgının gerçek adı hatırlatmalı ki, gökkubbenin altında yeni bir şey yok. Bu gerçek isim SARS 2, yani ‘Ağır Akut Solunum Sendromu 2’, tanımın (2003 baharında dünyaya yayılan SARS 1 epidemiğinden sonra) ikinci defa kullanıldığını gösteriyor. O zamanlar ’21. yüzyılın ilk bilinmeyen hastalığı’ olarak adlandırılmıştı. O halde mevcut salgının hiçbir şekilde, radikal ölçüde yeni veya eşi benzeri görülmemiş bir şey olmadığı açıktır. Bu yüzyılda türünün ikinci örneğidir ve ilkinin varisi olabilir. Öyle ki bugün yetkililere tahmin konusunda yöneltilebilecek tek manalı eleştiri, SARS 1 deneyiminden sonra SARS 2 ile mücadele etmeyi mümkün kılacak hakiki araçları sağlayabilecek araştırmaların fonlanmamış olmasıdır.
Bu yüzden diğer herkes gibi kendimi evimde tecrit etmeye çalışmaktan başka yapacak bir şey veya diğer herkesi aynısını yapmaya teşvik etmeyi amaçlayan laflardan başka söylenecek bir söz olduğunu düşünmedim. Bu noktada katı bir disipline bağlı kalmak, en çok maruz kalanlara destek olmak ve temel koruma sağlamak açısından gereklidir. En çok maruz kalanlar, enfekte olanlar dahil diğerlerinin disiplinine güvenebilmeleri gereken, ön cephede yer alan sağlık personeli; bakım evlerinde bulunan yaşlılar gibi en zayıf olanlar ve hastalığın kendisine bulaşma riski yüksek olan, her gün işe gidenlerdir. ‘Evde kal’ emrine itaat edebileceklerin disiplini, evi olmayanlara veya ev demeye bin şahit isteyecek yerlerde yaşayanlara güvenli bir barınak bulmayı ve önermeyi de kapsamalıdır. Bu durumda otellere el konulması tasavvur edilebilir.
Bu görevlerin giderek daha acil olduğu doğrudur ancak en azından ilk tahlilde, büyük bir analitik çabayı veya yeni bir düşünme biçiminin oluşturulmasını gerektirmiyor.
Ama yakın çevremde rastladıklarım da dahil olmak üzere, yarattıkları kafa karışıklığı ve içinde bulunduğumuz basit durumu anlamadaki mutlak yetersizlikleriyle beni öfkelendiren çok şey okuyor ve duyuyorum.
Bu buyurgan bildirgeler, patetik çağrılar ve ısrarlı suçlamalar değişik biçimler alsa da hepsi mevcut pandeminin inanılmaz basitliğini ve acayiplik yokluğunu hor görme konusunda bir. Kimileri, doğası gereği yaptığını yapmaya mecbur güçler karşısında gereksizce bir kölelik halinde. Ötekilerse gezegene ve onun esrarına yakarırlar, ki beyhudedir. Berikiler her şeyde talihsiz Macron’u suçlar ki garibim epidemi ya da savaş zamanlarında devletin başı olarak ne yapması gerekiyorsa onu yapmaktadır ve işini yapmakta diğerlerinden geri kalıyor da değildir. Bazıları, eşi görülmemiş bir devrimin (virüsün imhasıyla olan bağı hala anlaşılmaz olan) kurucu olayı hakkında kuru gürültü yaparlar - devrimcilerimiz yeni bir araç filan da sunmamıştır bu arada. Kimileri kendilerini kıyamet karamsarlığına batırır. Diğerleriyse çağdaş ideolojinin altın kuralı ‘önce ben’in bu defa kendilerine çıkar sağlamayışından, yardım etmeyişinden ve hatta belanın belirsizce sürmesinin suç ortağı oluşundan ötürü örselenmiş hissederler.
Görünen o ki salgının zorluğu her yerde Aklın esas işlevini ortadan kaldırıyor, özneleri Orta Çağ’da veba ortalığı süpürürken gelenekselleşmiş acınası tesirlere dönmeye zorluyor (mistisizm, uydurma, dua, kehanet ve lanet).
Sonuç olarak, bir şekilde bazı basit fikirleri bir araya getirme mecburiyeti hissediyorum. Onlara memnuniyetle Kartezyen derdim.
O halde, başka yerlerde pek bayağıca tanımlanmış ve bu yüzden de pek bayağıca ele alınmış sorunu tanımlayarak başlayalım.
Bir salgın, doğal ve toplumsal belirlenimler arasında her zaman bir bağlantı noktası olması gerçeği nedeniyle karmaşıktır. Kapsamlı analizi çaprazlamadır; kişi iki belirlemenin kesiştiği noktaları kavramalı ve sonuçları buna göre çıkarmalıdır.
Örneğin, güncel salgının ilk dayanağı yüksek ihtimalle Wuhan bölgesinin pazarlarında bulunabilir. Çin pazarları tehlikeli kirlilikleriyle, üst üste yığılmış her türlü canlı hayvanın açık hava satışının engellenemeyişiyle bilinirler. Dolayısıyla belirli bir anda yarasalardan gelen virüs, vasat hijyen koşullarında ve kalabalık ortamda, bir hayvan formunda kendine yer bulmuştur.
Virüsün bir türden diğerine olan yörüngesi böylece insan türüne doğru seyreder. Tam olarak nasıl? Henüz bilmiyoruz ve yalnızca bilimsel çalışmalardan öğrenebileceğiz. Hazır değinmişken, kendilerine bakılırsa her şeyin kökeninde Çinlilerin yarı canlı yarasa yemesi yatan, internette dolanan tipik ırkçı anlatılara ve sahte görsellere sövelim...
Sonunda insana ulaşan hayvan türleri arasındaki bu yerel geçiş tüm meselenin başlangıç noktasıdır. Bundan sonrası artık yalnızca çağdaş dünyanın temel bir verisinin işlenmesidir: Çin’in devlet kapitalizminin emperyal rütbeye yükselişi, diğer bir deyişle yoğun ve evrensel bir şekilde dünya pazarında bulunma durumu. İşte karantina başlayana dek çoktan sayısız yayılım ağının oluşmuş olmasının sebebi budur. Çin hükümeti çıkış noktasını, yani 40 milyon nüfuslu bir eyaleti son derece başarılı bir şekilde tecrit etmişti; fakat bu hamle epideminin yerküreye yayılmak üzere yola çıkışını, uçaklarla ve gemilerle taşınmasını durdurmak için fazla geç kaldı.
Salgını açıklığa kavuşturucu, benim çifte eklem dediğim şu detayı bir düşünün: bugün SARS 2 Wuhan’da zapt edildi ancak birçoğu yurtdışından gelen Çin vatandaşları sebebiyle Şanghay’da bir sürü vaka var. Dolayısıyla Çin’de ilki arkaik sonraki modern olmak üzere; kötü koşullara sahip eski usul pazarlardaki doğa-toplum kesişimi ile kapitalist dünya pazarının hızlı ve aralıksız hareketliliğine dayanan küresel dağılım arasındaki bağı gözlemleyebiliyoruz.
Sonrasında devletlerin yerel olarak bu dağılımı bastırmaya çalıştığı aşamaya giriyoruz. Salgın çaprazlama/evrensel ilerlerken hükmün yerel kaldığını da belirtelim. Bazı ulus-ötesi otoritelere rağmen, ön cephede olanların yerel burjuva devletler olduğu açıktır.
Burada çağdaş dünyanın büyük bir çelişkisine değiniyoruz. İmal edilen malların seri üretim süreci de dahil olmak üzere ekonomi, dünya pazarının himayesi altına girmektedir; basit bir cep telefonu montajının bile en az yedi farklı devlette, maden sektörü de dahil olmak üzere işgücü ve kaynakları harekete geçirdiğini biliyoruz. Ne var ki siyasi güçler esasen ulusal ölçekte kalmaktadır. Avrupa, ABD gibi eski emperyalizmler ile Çin, Japonya gibi yeni emperyalizmler arasındaki rekabet, kapitalist bir dünya devletiyle sonuçlanacak herhangi bir süreci dışlamaktadır. Salgın aynı zamanda ekonomi ve politika arasındaki ayrımın çirkince kendini teşhir ettiği bir andır. Avrupa devletleri bile virüs karşısında politikalarını zamanında ayarlamayı başaramıyorlar.
Bu çelişkinin gölgesinde, ulus devletler riskin doğası onları yetkilerinin eylem ve biçiminde değişiklik yapmaya zorlasa da Sermaye’nin işleyişine mümkün olduğunca riayet ederek salgınla baş etmeye çalışıyor.
Ülkeler arasındaki bir savaş durumunda devletlerin, yerli sermayeyi kurtarmak için, beklenileceği gibi yalnızca halk kitlelerine değil burjuvaziye de hatırı sayılır sınırlamalar getirmek zorunda olduğunu çok uzun zamandır biliyoruz. Kimi endüstriler doğrudan hiçbir paraya çevrilebilir artı değer yaratmayan askeri teçhizatın ölçüsüz üretimi adına neredeyse tümüyle millileştirilmiştir. Çoğu burjuva memur olarak silah altına alınmış ve ölümle karşı karşıya getirilmiştir. Bilim insanları yeni silahlar üretmek için gece gündüz çalışmış, pek çok entelektüel ve sanatçı ulusal propaganda ihtiyacını karşılamaya zorlanmıştır, vb.
Bir salgınla karşı karşıya kalındığında bu türden bir devletçi refleks kaçınılmazdır. Bu nedenle, Macron ve başbakan Edouard Philippe’in ‘refah’ devletinin dönüşüne ilişkin açıklamaları (işsizleri desteklemek için harcama yapmak, dükkanları kapanan serbest çalışanlara yardım etmek, devlet hazinesinden 100 ya da 200 milyar talep etmek ve hatta ‘millileştirme’ ilanları) şaşırtıcı ya da paradoksal değildir. Buradan çıkan sonuç Macron’un kullandığı metaforun –Koronavirüse karşı savaştayız– doğru olduğudur: Savaşta ya da salgında, devlet stratejik bir felaketten kaçınmak için kimi zaman sınıf doğasının olağan seyrini ihlal etmek, daha otoriter ve umumu hedefleyen uygulamaları üstlenmek zorunda kalır.
Bu tutum, mevcut toplumsal düzenin içinde kalarak ve mümkün olan en yüksek kesinlikle, salgını zapt etme amacının –Macron’un metaforunu yeniden ödünç alırsak, savaşı kazanmanın– bütünüyle mantıksal sonucudur. Şakası olmayan, doğa (dolayısıyla bilim insanlarının bu konudaki rakipsiz rolünü) ve toplumsal düzeni (dolayısıyla devletin, ki başka türlüsü olamazdı, otoriter müdahalesini) kesiştiren ölümcül bir sürecin yayınımının dayattığı bir zorunluluktur.
Bu çabanın ortasında büyük bir boşluğun belirmesi kaçınılmazdır. Koruyucu maske yokluğunu ve hastane izolasyonu konusundaki hazırlıksızlığı göz önünde bulundurun. Ama kim bu tür bir durumu ‘tahmin etmekle’ böbürlenebilir ki? Belirli açılardan devletin mevcut durumu engellemediği doğru. On yıllar içinde ulusal sağlık sistemini, kamu yararına hizmet eden tüm devlet sektörleriyle birlikte zayıflatarak devlet, yıkıcı bir salgına benzer hiçbir şey ülkemizi etkileyemezmiş gibi davrandı. Bu açıdan devlet, yalnızca Macron şahsında değil, geçtiğimiz 30 yılda göreve gelenlerin tümü şahsında, mutlak suçludur.
Ancak şu belirtilmelidir ki, belki birkaç yalıtık bilim insanı haricinde, hiç kimse Fransa’da bu tür bir salgının yaşanabileceğini öngörmemiş, bunu hayal dahi etmemiştir. Pek çok kimse büyük ihtimalle bu tür bir şeyin izbe Afrika ya da totaliter Çin’e müstahak olduğunu düşünmüştür, demokratik Avrupa’ya değil. Nutuk atma ve son zamanlarda kendilerine seçtikleri gülünç hedef Macron hakkında yaygara koparmaya devam etme hakkının tadını çıkaran solcular –ya da Sarı Yelekliler ve hatta sendikacılar– da bunu kesinlikle öngöremediler. Tam tersine, salgın Çin’den gelmekteyken, çok yakın zamana kadar, onların –kim olursa olsun– bugün olan bitene ilişkin iktidarın aldığı önlemlerdeki gecikmeleri yüksek sesle mahkûm etme ehliyetlerini elinden alması gereken kontrol dışı toplantılar ve gürültülü gösteriler gerçekleştirdiler. Doğrusunu söylemek gerekirse Macron devletinden önce bu tedbirleri hiçbir siyasal güç almamıştır.
Devlet bakımından durum, burjuva devletin açıklıkla, kamusal olarak, burjuvaziden daha geniş kesimlerin menfaatine davranırken, stratejik olarak gelecekte bu devletin genel biçimini temsil ettiği sınıf çıkarlarının üstünlüğünü sürdüreceği mahiyettedir. Bir başka deyişle, konjonktür devleti, kendisi genel mahiyette olan bir düşmanın –savaş zamanlarında bu yabancı işgalci olabilir, mevcut durumda SARS 2 virüsüdür– içerideki varlığından ötürü durumu yetkili temsilcisi olduğu sınıfın çıkarlarını daha kamusal çıkarlarla kaynaştırmaya başvurarak kontrol etmeye zorlamaktadır.
Bu tür bir durum (dünya savaşı ya da dünyasal salgın) politik düzlemde ‘tarafsız’dır. Geçmişteki savaşlar yalnızca iki durumda, Rusya’da ve Çin’de – bunlar o dönemin imparatorlukları bakımından aykırı değerler olarak adlandırılabilir– devrimleri tetikledi. Rusya örneğinde bunun nedeni Çarlık rejiminin her anlamda ve çok uzun süredir, ve aynı zamanda bu uçsuz bucaksız ülkede gerçek bir kapitalizmin doğumuna potansiyel olarak adapte olan bir güç olarak, gerilemesiydi. Ve ona karşı, Bolşevikler suretinde, olağanüstü liderler tarafından iradeli bir biçimde yapılandırılmış, modern bir politik öncü mevcuttu. Çin örneğinde, devrimci iç savaş dünya savaşını öncelemişti ve Çin Komünist Partisi henüz 1940 senesinde denenmiş ve sınanmış bir halk ordusunun başında bulunuyordu. Buna karşın hiçbir Batılı güç muzaffer bir devrimi tetiklemedi. 1918’de yenilen Almanya’da bile Spartakist ayaklanma hızlıca ezildi.
Bundan alınacak ders açık: sürmekte olan salgın, salgın olarak, Fransa gibi bir ülkede kayda değer hiçbir siyasal sonuç doğurmayacaktır. Burjuvazimizin –yeni başlayan homurdanmaları ve yaygın olsa da eften püften sloganları göz önüne alınacak olursa– Macron’dan kurtulma vaktinin geldiğine inandığını varsaydığımızda bile bu hiçbir kayda değer değişiklik anlamına gelmeyecek. ‘Siyaseten doğru’ adaylar, köhne olduğu kadar tiksinti verici de olan ‘milliyetçiliğin’ küflenmiş bir biçiminin müdafileri olarak halihazırda kulislerde beklemekte.
Bu ülkenin politik koşullarında esaslı bir değişimi arzulayanlar olarak bu salgının doğurduğu aralıktan ve hatta –bütünüyle gerekli olan– izolasyondan politikanın yeni biçimleri, yeni politik alanlara ilişkin tasarılar ve komünizmin görkemli yaratımını ve –ilgi çekici olmakla birlikte son kertede yenilgiye uğramış– devletçi deneyimini takip edecek olan ulus-aşırı üçüncü aşaması üzerine çalışmak için faydalanmalıyız.
Ayrıca salgın gibi bir hadisenin kendi başına politik olarak yaratıcı bir yönde etkili olabileceğine inanan her bakış açısının sıkı bir eleştirisini gerçekleştirmek gerekiyor. Salgın hakkındaki bilimsel bilginin genel yayılımına ilaveten, politik bir talep yalnızca hastaneler ve halk sağlığı, okullar ve eşitlikçi eğitim, yaşlıların bakımı ve bu türden başkaca sorunlara ilişkin yeni ifade ve görüşlerle sürdürülebilir. Herhalde yalnızca bunlar mevcut durumun su yüzüne çıkardığı tehlikeli güçsüzlüğün bilançosu ile birlikte telaffuz edilebilir.
Sırası gelmişken açıkça ve cesaretle sözde ‘sosyal [olan] medya’nın, bir kez daha palavracıların akli felcinin, raydan çıkmış söylentilerin, nuh nebiden kalma ‘yenilikler’in keşfinin ve hatta faşizan gericiliğin yayılması için bir zemin olduğu açıkça ve cesurca gösterilmelidir.
İzolasyonumuz süresince bile ve hatta özellikle de bu süreçte, bilim tarafından kontrol edilebilir hakikatler ve yeni bir politikanın ayağı yere basan perspektifleri, yerelleşmiş deneyimleri ve stratejik amaçları haricindeki hiçbir şeye güvenmeyelim.
https://www.teorivepolitika.net/index.php/component/k2/item/696-salgin-durumu-uzerine
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2020.03.17 22:35 canozkan_91 10.6 Yama Notları

https://tr.leagueoflegends.com/tr-tnews/game-updates/10-6-yama-notlari/
Merhaba, dünya sakinleri. Bu yamada eskisinden daha numaracı yeni Wukong'u karşılıyor ve eşleştirme sistemini otomatik dolduran oyuncuların eşit olmadığı oyunların sayısını azaltacak şekilde güncelliyoruz. Ayrıntılar yazımızın girişinde açıklayabileceğimizden çok daha ilgi çekici. Bu yüzden aşağıdaki bölüme göz atmayı ihmal etmeyin! Ayrıca normalde ormanda oynanmayan daha fazla şampiyonu ormanda etkili hale getirmeye devam ediyor ve üst koridor şampiyonlarının oyun boyunca daha fazla tehdit oluşturabilmesi için bazı ilave sistem değişiklikleri yapıyoruz. Eğer TFT yama notlarını arıyorsanız sizi şöyle alalım!
📷Hanna �shio shoujo� Woo

Yamada Öne Çıkanlar

📷
Kara Orman Talon, Işık Kalkanı Taric ve Gölge Adım Twitch 19 Mart 2020'de çıkıyor. Sonsuz Karanlık Malphite, Sonsuz Karanlık Mordekaiser, Sonsuz Karanlık Xerath, Sonsuz Karanlık Malphite Prestij Serisi, Kozmik Karanlık Lux ve Kozmik Lux 26 Mart 2020'de çıkıyor.
Başa dön

Derecelide Otomatik Doldurma Dengesi

Tekli/Çiftli sıraların eşleştirme sistemi, artık takımlardaki otomatik dolduran oyuncu sayılarının eşit olmadığı oyunları daha nadiren oluşturuyor. Takımınızda bir iki otomatik dolduran oyuncu varken, rakip takımdaki herkesin ana rolünde oynamasının kötü bir durum olduğu aşikâr. Bu değişiklikle beraber oyun bulmak biraz daha uzun sürecek ve her iki takımda bir tane otomatik dolduran oyuncu olacak (mümkün olduğunda kimse otomatik doldurulmayacak). Sırada bekleme sürelerini aşırı uzatmadan otomatik doldurma özelliğini tamamen kaldıramasak da bu değişiklik otomatik dolduran oyuncuların olduğu oyunların daha adil olmasını sağlayacak. Ayrıca her iki takımdaki hazır grupla giren oyuncu sayısını dengeleyecek, benzer bir değişiklik üstünde de çalışıyoruz. Bu değişiklik ilk iç testlerimizde epey iyi işledi. Fakat otomatik doldurma dengesi değişiklikleriyle birlikte birleşince, oyunlardaki oyuncuların arasındaki MMR farkının daha da açılmasına yol açtı. Bu yüzden hazır grup dengesi sisteminde ayarlamalara gidiyoruz ve umarız yakın zamanda güzel haberlerle birlikte karşınızda oluruz. Şimdilik bu değişikliği sadece Tekli/Çiftli eşleştirme sistemine getiriyoruz, çünkü diğer sıralar bundan farklı şekilde etkilenebilir. Eğer her şey yolunda giderse, değişikliği yakında diğer sıralara da getirmeyi planlıyoruz.
Başa dön

Şampiyonlar

📷

Anivia

R'nin buz tutma etkisinin süresi arttı.
Anivia'nın ultisinin buz tutma zayıflatmasının (E'sinin verdiği hasarı iki katına çıkaran) süresine ufak bir tutarlılık değişikliği getiriyoruz. Böylece yetenek setinin uyguladığı tüm buz tutma süreleri daha tutarlı hale geliyor.

📷R - Buzul Fırtınası

BUZ TUTMA SÜRESİ 2 saniye ⇒ 3 saniye (artık Q - Buz Kütlesi'nin buz tutma süresiyle aynı)📷

Aphelios

Severum'un karakteristik iyileştirmesi ve Infernum'un karakteristik olarak minyonlara verdiği hasar azaldı. Crescendum'un güçlendirilmiş hasarı azaldı.
Aphelios profesyonel düzeydeki baskınlığını koruyor. Diğer düzeylerdeki oyunculara göre daha çok profesyonel oyuncuların faydalandığı mekaniklerin gücünü azaltıyoruz.

📷Tırpan Tabanca, Severum

KARAKTERİSTİK - ŞİFALI İYİLEŞTİRME 1-18. seviyelerde verilen hasarın %8-25'i ⇒ 1-18. seviyelerde verilen hasarın %3-20'si

📷Alev Silahı, Infernum

KARAKTERİSTİK - MİNYONLARA VERİLEN ALAN ETKİLİ YAKAN HASAR 9. seviyede %45 Alan Etkili Hasar ⇒ 9. seviyede %30 Alan Etkili Hasar

📷Çakram, Crescendum

ÇAKRAM'IN NORMAL SALDIRILARININ VERDİĞİ GÜÇLENDİRİLMİŞ HASAR %30-173 Toplam Saldırı Gücü ⇒ %24-164 Toplam Saldırı Gücü📷

Darius

W'nun ilave hasarı azaldı; bedeli arttı. E'nin bedeli arttı ama artık yetenek seviyesine bağlı olarak değişiyor.
Darius üst koridor ve dövüşçü eşyası değişikliklerinden sonra aşırıya kaçmaya başladı. Tut Çek yeteneğini daha önemli stratejik bir karar haline getirmek için şampiyonu biraz zayıflatıyoruz.

📷W - Kemik Kıran

İLAVE FİZİKSEL HASAR %50/55/60/65/70 Toplam Saldırı Gücü ⇒ %40/45/50/55/60 Toplam Saldırı GücüBEDEL 30 Mana ⇒ 40 Mana

📷E - Tut Çek

BEDEL 45 Mana ⇒ 70/60/50/40/30 Mana📷

Draven

W'nun azalarak kaybolan hareket hızı arttı.
Draven'ın deneyimli oyuncular tarafından kullanılabilen gücünü arttırıyoruz. Böylece şampiyonla yüksek beceri düzeylerinde daha sık karşılaşabileceğiz.

📷W - Adrenalin Seli

AZALARAK KAYBOLAN HAREKET HIZI %40/45/50/55/60 ⇒ %50/55/60/65/70📷

Garen

Taban büyü direnci büyüme oranı azaldı. E'nin kritik vuruş ihtimali azaldı.
Garen'in dizilim çeşitliliği arttı ama tam olarak istediğimiz gibi değil. Dolayısıyla daha çok onu hasar dizilimlerine yönlendiren niteliklerini zayıflatıyoruz. Ayrıca şu anda aşırı güçlü.

Taban nitelikler

BÜYÜ DİRENCİ BÜYÜME ORANI 1,25 ⇒ 0,75

📷E - Yargı

KRİTİK VURUŞ İHTİMALİ %50 ⇒ %33📷

Hecarim

R'nin korkutma süresi arttı.
Hecarim'i azami menzilden savaş başlatarak daha fazla risk almaya teşvik ediyoruz.

📷R - Gölgelerin Hücumu

KORKUTMA SÜRESİ Kat ettiği mesafeye bağlı olarak 0,75-1,5 saniye ⇒ Kat ettiği mesafeye bağlı olarak 0,75-2 saniye📷

Kayn

Pasifin küre kazanma hızı arttı.
Son yamada Kayn'in küre kazanma oranını düzelttik ama bu sefer de dönüşme zamanı oyunun ileri safhalarına taşındı. Ortalama dönüşme zamanını eski haline yakın bir yere getiriyoruz.

📷Pasif - Darkin Tırpan

KÜRE KAZANMA HIZI Oyunun 10-13. dakikalarında Kayn, küre kazanma hızını %15 yükseltecek ve bu miktar süre boyunca artacak.📷

Kindred

Taban saldırı gücü büyüme oranı ve mana yenilenmesi arttı. W'nun can yenilemesi arttı. R'nin iyileştirmesi arttı.
Kindred güçlendirmelere aç. Kuzu ve Kurt son zamanlarda zayıf olduğu için, onlara iyileştirme ve güç artışı sağlayan besinler veriyoruz.

Taban nitelikler

SALDIRI GÜCÜ BÜYÜME ORANI 2,26 ⇒ 2,5MANA YENİLENMESİ 6,972 ⇒ 7

📷W - Kurdun Hiddeti

CAN YENİLEMESİ 1-18. seviyelerde eksik can miktarına bağlı olarak 32-100 ⇒ 1-18. seviyelerde eksik can miktarına bağlı olarak 49-100

📷R - Kuzunun Şefkati

İYİLEŞTİRME 200/250/300 ⇒ 250/325/400📷

Morgana

Taban hareket hızı arttı. E'nin kalkanı ilk yetenek seviyelerinde arttı.
Orta koridorda iyi bir performans sergilediği için, destek Morgana'ya yönelik bazı güçlendirmeler getiriyoruz.

Taban nitelikler

HAREKET HIZI 330 ⇒ 335

📷E - Kara Kalkan

KALKAN 60/120/180/240/300 ⇒ 80/135/190/245/300📷

Ryze

Taban mana yenilenmesi büyüme oranı arttı. W'nun hasarı ileri yetenek seviyelerinde arttı.
Ryze'ın profesyonel düzeydeki görülme sıklığını kontrol altında tutmak ve oyuncuların onu sürekli tercih etmesinin önüne geçmek istiyoruz. Fakat aynı zamanda ileri safhalarda daha güçlü olması gerektiğini düşünüyoruz. Uzun oyunlarda 18. seviyeye ulaştığında muhteşem bir güce sahip olan şampiyonlardan biri olmasını sağlıyoruz.

Taban nitelikler

MANA YENİLENMESİ BÜYÜME ORANI 0,8 ⇒ 1

📷W - Rün Hapsi

HASAR 80/100/120/140/160 ⇒ 80/110/140/170/200📷

Senna

Pasifinin ruh başına sağladığı saldırı gücü azaldı; sisin bekleme süresi artık sabit değil.
Destek Senna, özellikle de savunmaya yönelik dayanıklı şampiyonlarla birlikte oynandığında aşırı güçlü. Ruhların değerini azaltıyor ve ortaya çıkma temposunu yavaşlatıyoruz. Böylece özellikle de yanında onu koruyabilecek bir tank olduğunda koridor rakibini sürekli dürtmesinin önüne geçiyoruz.

📷Pasif - Bağışlama

RUH BAŞINA SALDIRI GÜCÜ 1 ⇒ 0,75KARAKTERİSTİK - ZAYIF RUH BEKLEME SÜRESİ 4 saniye ⇒ 1/6/11. seviyelerde 6/5/4 saniye📷

Shaco

R kopyasının normal saldırı hasarı azaldı.
SG Shaco şu anda biraz fazla gücü, dolayısıyla onu biraz zayıflatıyoruz.

📷R - Halüsinasyon

KOPYANIN NORMAL SALDIRI HASARI %75 Toplam Saldırı Gücü ⇒ %60 Toplam Saldırı Gücü📷

Soraka

Q'nun Yenilenme etkisinin iyileştirmesi arttı; hareket hızı ilavesi arttı.
Üst koridor Soraka belası artık zaman ve mekânı tehdit etmediğine göre Yıldız Yağmuru'nun gücünün bir kısmını geri verebiliriz.

📷Q - Yıldız Yağmuru

TOPLAM YENİLENME İYİLEŞTİRMESİ 40/50/60/70/80 (+0,3 Yetenek Gücü) ⇒ 50/60/70/80/90 (+0,3 Yetenek Gücü)HAREKET HIZI İLAVESİ %10-20 ⇒ %15-25📷

Twisted Fate

W'nun mavi ve kırmızı kartlarının YG oranları arttı.
Artık oyunun ileri safhalarında kartlarınız daha etkili.

📷W - Bir Kart Seç

MAVİ KART YG ORANI 0,5 Yetenek Gücü ⇒ 0,9 Yetenek GücüKIRMIZI KART YG ORANI 0,5 Yetenek Gücü ⇒ 0,6 Yetenek Gücü📷

Urgot

Q'nun yavaşlatma süresi arttı. E'nin sersemletme süresi arttı.
Urgot ilk geliştirilen yeteneği İmha olduğu için, diğer yetenekleri yeterince kullanılmıyor. Urgot'un kitle kontrolü etkilerine getirdiğimiz ufak güçlendirmeler Sıvışma'ya rağmen kombosunu daha etkili bir şekilde gerçekleştirebilmesini sağlayacak.

📷Q - Çürüten Bomba

YAVAŞLATMA SÜRESİ 1 saniye ⇒ 1,25 saniye

📷E - Horgörü

SERSEMLETME SÜRESİ 0,75 saniye ⇒ 1 saniye📷

Veigar

Taban SG, SG büyüme oranı ve zırhı arttı. Q'nun taban hasarı arttı.
Minik çocuk için minik güçlendirmeler.

Taban nitelikler

SALDIRI GÜCÜ 50,71 ⇒ 52SALDIRI GÜCÜ BÜYÜME ORANI 2,625 ⇒ 2,7ZIRH 22,55 ⇒ 23

📷Q - Uğursuz Saldırı

TABAN HASAR 70/110/150/190/230 ⇒ 80/120/160/200/240📷

Wukong

Pasifi artık yakındaki şampiyonlara bağlı olarak değil, şampiyonlarla savaşınca niteliklerini arttırıyor. W artık bir atılmaya ve normal saldırılar ile yetenekleri taklit eden bir kopyaya sahip. R artık iki defa kullanılabiliyor.
Bu güncellemedeki asıl amaçlarımızdan biri, Wukong'un eski halinde olmayan numaracı oyun tarzını eklemekti. Sonuç olarak dövüşme tarzını daha esnek hale getiriyor ve ona rakiplerinin üstesinden gelmesi için daha fazla yol sunuyoruz. Maymun artık sopasıyla insanlara tek atmak yerine onları kandırabilecek. Ayrıca orta koridordaki suikastçı dizilimiyle oynamak veya ona karşı oynamak tatmin edici değildi (her ne kadar güçlü olsa da). Bu yüzden eli ağır, üst koridor ve ormancı dizilimlerini güçlendirmek istiyoruz. Hadi durmayın, maymunluk yapma zamanı!

Taban nitelikler

BÜYÜ DİRENCİ 32,1 ⇒ 28CAN 577,8 ⇒ 540MANA 265 ⇒ 300MANA BÜYÜME ORANI 38 ⇒ 45ÖNERİLEN EŞYALAR Eli ağır Wukong'a yönelik dizilimlerin gücünü yansıtacak şekilde güncellendi.

📷Pasif - Taş Deri

ZIRH 1/7/13. seviyelerde yakındaki şampiyon başına 4/6/8 ⇒ 1-18. seviyelerde yakındaki şampiyon başına 5-11KALDIRILDIBÜYÜ DİRENCİ Wukong artık 1/7/13. seviyelerde yakındaki şampiyon başına 4/6/8 İlave Büyü Direnci kazanmıyor.YENİCAN YENİLENMESİ Artık 5 saniyede bir %0,5 Azami Can Yenilenmesi sağlıyor.YENİAYNADAKİ YÜZ Wukong veya kopyası bir rakip şampiyon veya canavara saldırdığında ilaveleri 5 saniyeliğine %62,5 artar (en fazla 8 defa birikerek %500 olur).

📷Q - Yıkıcı Vuruş

İLAVE NORMAL SALDIRI HASARI 10/40/70/100/130 (+0/0,1/0,2/0,3/0,4 Toplam Saldırı Gücü) ⇒ 30/55/80/105/130 (+0,5 İlave Saldırı Gücü)İLAVE MENZİL 125 ⇒ 75/100/125/150/175YENİDURMA VUR Kullanım süresi artık Wukong'un saldırı hızına bağlı olarak azalıyor.YAŞAM KALİTESİ DEĞİŞİKLİĞİ Yetenek simgesine güçlendirilmiş saldırıyı gerçekleştirmek için ne kadar süre kaldığını gösteren bir sayaç eklendi.YENİYEM BEKLEME SÜRESİNDE AZALMA Wukong veya kopyası normal saldırı ya da yetenekleriyle hasar verdiğinde Q - Yıkıcı Vuruş yeteneğinin bekleme süresi 0,5 saniye azalır.BEKLEME SÜRESİ 9/8/7/6/5 saniye ⇒ 9/8,5/8/7,5/7 saniye

📷GÜNCELLENDİW - Oyunbaz Savaşçı

YENİKALBİ TEMİZİMSİ Duvarların üstünden geçemeyen 300 Menzillik bir atılma eklendi.GİZLENME SÜRESİ 1,5 saniye ⇒ 1 saniyeKALDIRILDIPUF! Wukong'un kopyası artık kaybolmadan önce alan etkili büyü hasarı vermiyor.BEKLEME SÜRESİ 18/16/14/12/10 saniye ⇒ 20/19/18/17/16 saniyeBEDEL 50/55/60/65/70 Mana ⇒ 60 ManaYENİYEM HASAR AZALTMASI Wukong'un kopyası artık saldırılarını ve ultisini taklit ediyor ama %50/55/60/65/70 Hasar veriyor.YENİYEM NORMAL SALDIRILARI Kopya Wukong'un yakın zamanda saldırdığı hedeflere saldırmaya çalışır.YENİYEM'İN Q - YIKICI VURUŞ YETENEĞİ Kopyanın bir sonraki saldırısı güçlendirilmiştir.YENİYEM'İN E - BULUT SALDIRISI YETENEĞİ Kopya ilave saldırı hızı kazanır.YENİYEM'İN R - BURGAÇ YETENEĞİ Kopya dönmeye başlar ve ilk ulti kullanımında havaya savrulmayan rakipleri havaya savurur.

📷E - Bulut Saldırısı

HASAR 65/100/135/170/205 (+0,8 İlave Saldırı Gücü) Fiziksel Hasar ⇒ 80/120/160/200/240 (+0,8 Yetenek Gücü) Büyü HasarıİLAVE SALDIRI HIZI %30/35/40/45/50 ⇒ %40/45/50/55/60SALDIRI HIZI GÜÇLENDİRME SÜRESİ 4 saniye ⇒ 5 saniyeBEKLEME SÜRESİ 8 saniye ⇒ 10/9,5/9/8,5/8 saniyeBEDEL 45/50/55/60/65 Mana ⇒ 30/35/40/45/50 ManaATILMA SONRASI HEDEFE UZAKLIK 0 ⇒ 75

📷R - Burgaç

YENİÇİFTE BELA Wukong artık ultisini 8 saniye içinde yeniden kullanabilir. İkinci kullanım rakipleri ikinci defa havaya savurabilir.HAVAYA SAVURMA SÜRESİ 1 saniye ⇒ 0,75 saniyeDÖNME SÜRESİ 4 saniye ⇒ 2 saniyeSANİYE BAŞINA HASAR 20-200 (+1,1 Toplam Saldırı Gücü) ⇒ %4-8 Azami Can (+1,1 Toplam Saldır Gücü)DÖNERKEN SAHİP OLDUĞU HAREKET HIZI Dönme süresine bağlı olarak %5-40 ⇒ %20DÖNMEYİ İPTAL ETME 1 saniyeden sonra ⇒ 0,5 saniyeden sonraHASAR TETİKLENME ORANI 0,5 saniye ⇒ 0,25 saniye (her bir hasar tetiklenmesi artık Yenilmez uygular)DÖNERKEN HEDEFE UZAKLIK 175 ⇒ 50 (bu Wukonfg'un hedefine daha fazla yaklaşmasını sağlar)YENİMAYMUN İŞTAHLI Wukong artık ultisini iptal edip dönmeyi bırakmak için diğer yeteneklerini kullanabilir.DÖNME DOLAP Wukong dönerken E - Bulut Saldırısı yeteneğinin sağladığı ilave saldırı hızını yeniler.YAŞAM KALİTESİ DEĞİŞİKLİĞİ Yetenek simgesine Wukong'un ne kadar döneceğini ve yeteneği bekleme süresine girmeden önce onu ikince kez kullanmak için ne kadar süresi olduğunu gösteren bir sayaç eklendi.📷

Xerath

W'nun merkez hasarı arttı. R'nin atış başına verdiği hasar ileri yetenek seviyelerinde arttı.
Xerath'ın bir keskin nişancı gibi kullanılması gereken yeteneklerini onda ustalaşan oyuncuları ödüllendirecek şekilde güçlendiriyoruz.

📷W - Yıkım Bölgesi

MERKEZ HASARI ARTIŞI %50 artış ⇒ %66,7 artış

📷R - Sihir Ayini

ATIŞ BAŞINA HASAR 200/240/280 (+0,43 Yetenek Gücü) ⇒ 200/250/300 (+0,45 Yetenek Gücü)
Başa dön

Orman Şampiyonları

Orman şampiyonu havuzunu genişletmek ve çeşitlendirmek için üçüncü bir değişiklik getiriyoruz. Morgana'ya da ana rollerine gelen güçlendirmelerin yanı sıra, ormanda daha etkili olmasını sağlayacak belli bir değişiklik getirdiğimizi göreceksiniz. Yüksek beceri düzeylerinde aşırı kuvvetli olmadıklarından ve ormancı çeşitliliğini arttırdıklarından emin olmak için bu değişikliklerin etkilerini takip ediyoruz.

📷Brand

PASİF - ALEV CANAVAR HASARI Alev artık canavarlara %120 Hasar veriyor.

📷Morgana

W - ZULÜM GÖLGESİ CANAVAR HASARI Artık canavarlara %150 Hasar veriyor.

📷Shen

Q - ALACAKARANLIK SALDIRISI AZAMİ CANAVAR HASARI 75/100/125/150/175 ⇒ 120/140/160/180/200

📷Teemo

Q - KÖR EDEN DART'IN KÖR ETME SÜRESİ Artık canavarları iki katı süreliğine kör ediyor.E - ZEHİRLİ ATIŞ'IN ZEHİR HASARI Artık canavarlara %150 Hasar veriyor.

📷Yorick

PASİF - RUHLARIN ÇOBANI NİHAİ VAZİFE Yorick artık kesilen büyük canavarlardan da mezar oluşturabiliyor ve Sis Gezginleri canavarlardan %50 daha az hasar alıyor.

📷Zyra

BİTKİLERİN CANAVAR HASARA Zyra'nın bitkileri artık canavarlara %150 Hasar veriyor.
Başa dön

Paslama Mekanikleri

Paslama stratejisi tekli sırada tüm beceri düzeylerinde görülmeye devam ediyor. Koridor oyuncularını altın ve deneyimlerine sahip çıkmaya teşvik etmek için, daha sert kısıtlamalar getiriyoruz. Koridorda olması gerektiği gibi oynayanlar ve bir takım arkadaşının altın veya deneyimini çalmaya çalışmayanlar bunlarla hiçbir zaman karşılaşmayacak.

ÖZEL - Canavar Avcısı

MİNYON ALTINI CEZASI Altınlarınızın yarısından fazlası minyonlardan kazanılmışsa koridor minyonlarının verdiği altın 13 azalır; kısıtlama 14. dakikada kaldırılır ⇒ Minyon skorunuzun yarısından fazlası minyonlardan kazanılmışsa koridor minyonlarının verdiği altın 13, deneyim %50 azalır; kısıtlama 14. dakikada kaldırılır
Başa dön

Üst Koridor Önemi Ek Değişiklikleri

10.5'te getirdiğimiz üst koridor değişikliklerine Ölümün Dansı ve Işınlan değişiklikleriyle beraber devam ediyoruz. Bu kombinasyon koridor aşamasından taşıyıcı eşyalarıyla çıkan üst koridor oyuncularının, oyun boyunca bir tehdit oluşturmasını sağlama hedefimizi gerçekleştirmemize yardımcı olacak. Işınlan değişikliği de sihirdar büyüsünün koridorda hayatta kalma gücünün bir kısmının, ileri safhalarda ayrık ittirme ve rakibin etrafını sarma aracı olarak kullanılmasını sağlayacak.

Ölümün Dansı

TARİF Caulfield'ın Savaş Çekici + Kazma + Vampirî Asa + 625 Altın ⇒ Caulfield'ın Savaş ÇekiciNİTELİKLER 80 Saldırı Gücü, bekleme süresinde %10 azalma ⇒ 50 Saldırı Gücü, 30 Zırh, 30 Büyü Direnci, bekleme süresinde %10 azalmaÖZEL PASİF Azaltma etkisi sonrası alınan tüm hasarın %30'unu biriktirir ve zamanla gerçek hasar olarak verir ⇒ Azaltma etkisi sonrası yakın dövüşçülerin aldığı tüm hasarın %20'sini biriktirir (menzilli şampiyonlar için %30) ve zamanla gerçek hasar olarak verir

Işınlan

BEKLEME SÜRESİ 360 saniye ⇒ 1-18. seviyelerde 420-240 saniyeYENİYAKALAYAMAZ Kİ Şampiyon seviyesine bağlı olarak hedef konuma ışınlandıktan sonra 3 saniyeliğine %30-50 Hareket Hızı sağlar (6. ve 11. seviyelerde %10 artar).
Başa dön

Önerilen Eşyalar

League of Legends geliştikçe oyuncular yeni metalar ve stratejiler keşfediyor, şampiyonlar değişiyor veya eşyalar yenileniyor, ekleniyor veya kaldırılıyor. Tüm bu değişiklik ve ayarlamaların yapıldığı sırada bazen önerilen eşyalar bölümü unutuluyor ve oyunda yapılan değişiklikleri yansıtacak şekilde güncellenmiyor. Bazı basit yanlışları düzeltmek veya dükkânda gösterilen eşyaları değiştirmek için çalışmalar yaptık. Böylece tüm beceri düzeylerindeki oyuncular kolayca erişilebilen etkili dizilimleri kullanabiliyordu (Not: Tabii bunlar en iyi dizilimlerden ziyade yeni oyuncuların en başarılı olabileceği dizilimler). Büyük önerilen eşya güncellemesi gelen şampiyonların listesi: Alistar, Ashe, Blitzcrank, Garen, Gragas, Ivern, Kai'sa, Kassadin, Kayn, Kindred, LeBlanc, Lee Sin, Leona, Lucian, Master Yi, Miss Fortune, Mordekaiser, Morgana, Olaf, Qiyana, Rakan, Renekton, Rengar, Riven, Rumble, Shaco, Sona, Swain, Syndra, Talon, Taric, Thresh, Varus, Vayne, Vel'koz, Warwick, Xerath, Xin Zhao, Zilean, Zoe, Zyra
Başa dön

ARAM Denge Değişiklikleri

10.6 Zayıflatmaları

KAI'SA Verdiği hasar %12 artar ⇒ Verdiği hasar %5 artar
Başa dön

Menü Simgeleri

LoL İstemcisi'ndeki ana menü simgelerimiz Teamfight Tactics ve Clash'le birlikte epey doldu. Bu alanı biraz ferahlatmak ve aynı zamanda ana menü düğmelerine bazı kullanılabilirlik iyileştirmeleri getirmek istiyoruz. Dolayısıyla Profil ve Koleksiyon sekmelerinin düğmelerini, tıpkı Ganimet ve Mağaza'da olduğu gibi sembol haline getiriyoruz. Kullanıcı testleri sonrası oyuncuların zaman zaman mevcut Ganimet ve Mağaza simgelerini karıştırdığını gördük. Dolayısıyla bu değişiklikle birlikte 10.5 Yaması'nda Ganimet simgesini demir işlemeyi andıran bir şeye değiştirdik ve bu yamada Mağaza simgesini de öne çıkacak şekilde değiştiriyoruz.
Başa dön

Giderilen Hatalar

Başa dön

Yakında Gelecek Kostüm ve Renkler

Bu yamanın çıkışını takip eden günlerde yayınlanacak kostümleri aşağıda bulabilirsiniz. Tam çözünürlükte açılış görselleri için LoL Görüntüleri uygulamasını edinin!
📷

Kara Orman Talon, Işık Kalkanı Taric, Gölge Adım Twitch

📷

Sonsuz Karanlık Malphite

📷

Sonsuz Karanlık Malphite Prestij Serisi

📷

Kozmik Lux

📷

Kozmik Karanlık Lux

📷

Sonsuz Karanlık Mordekaiser

📷

Sonsuz Karanlık Xerath

Bu yamanın çıkışını takip eden günlerde yayınlanacak renkleri aşağıda bulabilirsiniz:
📷

Kara Orman Talon

📷

Işık Kalkanı Taric

📷

Gölge Adım Twitch

📷

Sonsuz Karanlık Xerath

📷
submitted by canozkan_91 to lolpanolar [link] [comments]


2020.03.13 21:17 ikizbebek Hamile kalmak için en iyi pozisyonlar

Hamile kalmak için en iyi pozisyonlar
Gebe kalmaya çalışırken, şansınızı artıracağını düşündüğünüz herhangi bir şeyi denemeye değer. Ancak, insan ırkının 200.000 yılı aşkın bir süredir var olduğunu ve atalarımızın mekaniğe çok fazla yatırım yapmadan muhtemelen çoğumuzun tasarlandığını unutmamak gerekir.
Bilim, başarılı bir anlayışın , cinsel bir konumla ilgili, verimli bir çift arasındaki seks sıklığı kadar önemli olmadığını kanıtlamıştır . Temel olarak, hamile kalmak istiyorsanız, doğum kontrolü kullanmayın ve sık, aktif ve keyifli bir seks yapın. Önemlisi, doğru şekilde yapıp yapmadığınızı çok fazla vurgulamayın.
Kadınlar herhangi bir pozisyonda gebe kalabilir ve yapabilirler. Doğanın bundan emin olmanın bir yolu vardır.
Yine nasıl oluyor?
Gebe kalmaya gerçekçi bir yaklaşım sürdürmek önemlidir. Elbette çoklu bir gebelik olmadığı sürece tek yapmanız gereken bir yumurtayı başarılı bir şekilde döllemek için bir spermdir. Her spermin önce yumurtaya ulaşmak için bir gündemi vardır. Yukarı veya aşağı, karşıya veya yana doğru yüzmek çok fazla fark yaratmaz.
Sperm inanılmaz derecede esnektir, adamın vücudunu terk ettikten sonra beş güne kadar yaşayabilir. Kadının serviksinden ve rahmine doğru ilerlediklerinde, tek hedefleri döllenmenin genellikle gerçekleştiği fallop tüplerine doğru yüzmektir. Bu nedenle, cinsel ilişki sonrası dönemde biraz yatmak yardımcı olsa da, beş gün boyunca sırtınızda düz olmak sadece rahatsız edici değil, aynı zamanda gerçekçi değil. Sperm gerçekten kendilerine bakma alışkanlığı kazanabilir ve yapabilir.
Her ne kadar bu önerilerin gebe kalma şansınızı çok fazla artırması olası olmasa da, bunların da incinmesi olası değildir.
Gebe kalmaya ne yardımcı olabilir?
Adamın kadının vajinasına mümkün olduğunca derinden boşalmasını hedefliyor. Bu, en küçük semen miktarının kaçtığı ve servikse olabildiğince yakın tutulduğu anlamına gelir.
Kadın sırtını yaklaşık 20-30 dakika boyunca küçük bir yastığın üzerine yerleştirerek sırt üstü uzanmayı deneyebilir. Bu vajinayı geriye doğru eğmeye yardımcı olacaktır, böylece meni serviksinin etrafında toplanır. Bunun etkili bir strateji olup olmadığı konusunda bazı anlaşmazlıklar var. Ancak bunun da bir zararı yok gibi görünüyor.
Seks yaptıktan hemen sonra ayakta durmaktan kaçının. Yerçekimi, meni vajinadan sızmasına neden olur, bu nedenle düz kalmak onu tutmaya yardımcı olur.
Bazı kadınlar tuvalete gitmekten ve cinsel ilişkiden hemen sonra çiş yapmaktan kaçınmanın gebe kalmalarına yardımcı olduğuna inanmaktadır. Bunun doğru olup olmadığı tartışmaya açık olsa da, seks yaptıktan sonra bir süre uzanma teorisini destekliyor.
Senin yanında yatmak da derin nüfuz seks teşvik eder. Vajinanız aşağı doğru eğilecek şekilde pelvisinizi yatırmak için yastıklar kullanın.
Yerçekiminin etkisini artırmak için cinsel ilişkiden sonra dizlerinizi veya bacaklarınızı kaldırmayı deneyin. Bazı kadınlar, bacaklarını yatağının yanındaki duvara yukarı doğru yerleştirerek gebe kalma şanslarına yardımcı olduğuna yemin ediyorlar.
Gebe kalmaya ne yardımcı olmaz?
Ayakta veya otururken seks yapmak. Bu pozisyonların her birinde, yerçekimi size karşı çalışacak ve semenin vajinanızdan akması daha olası olacaktır.
Kontrasepsiyon kullanma. Göründüğü kadar basit, gebe kalmaya çalışıyorsanız tüm doğum kontrol formlarını kullanmayı bırakmak önemlidir.
Erkek kadının vajinasına boşalmadığı zaman. Spermin yumurtanın yolunu bulması için, servikse mümkün olduğunca yakın yatırılması gerekir. Basit ama gerçek.
Düzensiz veya seyrek seks .
Cinsiyeti sadece tek bir odak ile bir angarya yapmak, yani bir bebeği gebe bırakmak. Tek amaçlarının sadece bir sperm donörü olmak olduğunu düşünüyorlarsa, bazı ortaklara gerçek bir dönüş olabilir. Tüm anlayış meselesi hakkında bir denge duygusu yaratın ve hayatınızda devam eden her şeyi tutmasına izin vermeyin.
Yumurta artık verimli olmadığında. Yumurtlamanın en çok döllenebildiği zaman - yumurtlamadan yaklaşık 12-24 saat öncesine kadar - yumurtlamadan birkaç gün önce - bir zaman penceresi vardır. Bunu kaçırırsanız, gebe kalma şansınızı en üst düzeye çıkarmak için en az bir ay daha beklemeniz gerekir.
Endişe ve gergin hissetmek. Cinsel ilişkilerin tadını çıkarmak ve mümkün olduğunca rahatlamak önemlidir. Gebe kalmaya çalışırken, muhtemelen döngülerinizi izleyeceksiniz, ancak mümkünse eğlence ve zevk duygusu koruyun.
Unutmayın, gebe kalmaya çalışırken yerçekimi en iyi arkadaşınızdır.
submitted by ikizbebek to u/ikizbebek [link] [comments]


2019.12.21 21:28 gezdiriyoruz Türkiye'de Kamp Alanları Gezdiriyoruz

Bazen bir tatilde konaklama için gerekli olan tek şey bir çadır. Yanınızda götürecekleriniz size kalmış. Türkiye’de Kamp Alanları adlı yazımızda işte tam da bu kafayla tatilini değerlendiren arkadaşlarımız için bir takım yerleri paylaştık.
Kelebekler Vadisi
Deniz, Güneş, Doğa ve eşsiz bir hava. Doğa ile iç içe, manzarayı doyasına yaşayabileceğiniz bir tatil arıyorsanız önceliğiniz burasıdır. Muğla’nın Fethiye ilçesinde bulunan Kelebekler Vadisi her yıl kampseverler tarafından dolup taşmakta. Kamp malzemelerinizin yanında yanınıza mutlaka fotoğraf makinenizi alın. Eşsiz fotoğraflar yakalama fırsatı da sunan bu yer ilk seçeneklerinizin arasında olmalı.
Cunda Adası
İrili ufaklı 22 adanın tam ortasında bulunan ada yerleşim yerine açık olan tek adacıktır. Türkiye’nin Ege Denizi’nde bulunan en büyük adaları içersinde yer alır. Renkli sokakları, eski mimariye sahip evleri ve rum dönemlerinden kalma yapıları ile ada bir çok tarihi ve doğal güzelliği içersinde barındırır. Adanın barındırdığı bir takım rivayetler ve sırlar da kampseverlerin güzel anılar biriktirebileceği seçeneklerden biri olmasını sağlayacaktır.
Bozcaada Kamp Alanı
Denize nazır doğal bir kahvaltı yapmak ister misiniz? Dahası kumsala kurulu bir çadırdan gece uyumadan önce denizi seyretmeyi ve güneşin doğuşunda denize vurduğu ışık süzmelerini… Bozcaada bu konuda en başarılı alanlardan biridir. Bu doğa harikası bölge kampçılara özgü oluşturulan alanı ile her yıl ziyaretçilerini ağırlar. Ortak kullanım için oluşturulmuş mangal alanları, elektrik su ve tuvalet imkanı ile ziyaretçilerine keyifli dakikalar yaşatacaktır. Adanın zaten kendi halinde bir güzelliği varken bir de böyle bir imkanın olması turizmi giderek artırmıştır.
Aktur Orman Kampı
Dilerseniz karavanınızla dilerseniz çadırınızla ormanın içersinde bir kamp hayal ediyorsanız aradığınız yer burası. Eğer bu yazıyı sizde okuyorsanız bizim gibi Datça’yı öve öve bitiremezsiniz. Balık avlayabilir, tenis kortunu kullanabilir ve yürüyüş rotasında arkadaşlarınızla doğal güzellikleri sindire sindire yaşayabilirsiniz. Bahsettiğimiz bu aktiviteler elbette sadece birkaçı. Her yıl Türkiye’de Kamp Alanları seçenekleri arasında dolup taşan bu orman yakınlarında bulunan alışveriş imkanları ile sizlere hiç bir eksikliği de yaşatmamaktadır. Kampseverlere sunulan tesisler imkanıyla listelerin başında yer almaktadır.
submitted by gezdiriyoruz to u/gezdiriyoruz [link] [comments]


2019.10.25 11:27 utku1337 Güvenlik Alanında Kendini Geliştirmek İsteyen Öğrenciler İçin Tavsiyeler

Son iki senedir güvenlik alanında kariyer yapmak isteyen genç arkadaşlardan çokça e-posta alıyorum. Bunların çoğuna detaylı yanıt verirken bir kısmına bazen vakitsizlikten, bazen gözümden kaçtığı için, bazen de bilerek cevap veremiyorum. Bilerek cevap vermeme sebebim de, yanlış tavsiye vererek insanların hayatında kötü sonuçlar almasını istemiyorum. Yanlış tavsiye vermekten korkuyorum çünkü ben üniversitenin başlarındayken aldığım neredeyse her tavsiye yanlış çıktı. Üstelik bu tavsiyeleri aldığım insanlar kendi alanlarında başarılı insanlardı. Örneğin kimi siber güvenlik sektörünün Türkiye'de asla gelişmeyeceğini, dolayısıyla bu alanda kariyer hedeflememem gerektiğini söylüyordu. Bir başkası da Sourceforge'a (O dönemler Github pek bilinmiyordu) yüklediğim projelerin pek bir önemi olmadığı, naylon da olsa staj yapmam gerektiğini söylüyordu. Fakat bugün geldiğimiz noktada bu verilen tavsiyelerin birebir tersi çıktı. Bunun sebebi de teknoloji dünyasının çok hızlı değişiyor olması. Önümüzdeki 4-5 seneyi tahmin etmek bile her zaman kolay olmuyor. Ancak yine de genç arkadaşlara kendi görüşlerimi anlatmak istiyorum.
Bu yazıda elimden geldiğince gerçekçi olmaya çalışacağım. Bu şekilde başarılı olma şansınızın yüzde olarak daha artacağına inanıyorum.

Üniversite

İyi bir üniversite eğitimi iyi bir güvenlik uzmanı olmak için şart değil, ancak kişiye çok büyük ivme katabilecek bir etmen. İyi bir üniversitede alınacak Bilgisayar Mühendisliği/Bilimleri eğitiminin kişiye katacağı şöyle özellikler olacaktır:

Ancak şanslıyız ki internet diye bir şey var. İnternet, coğrafyanın kader etkisini azaltan, insanlığın başına gelen en güzel şeylerden biri. Anadolu'nun ücra bir köşesinden bile Standford'un derslerini dinleme şansımız var. Tabiki diğer çevresel imkanlardan mahkum kalacağız ama yine de bilgi seviyemizi yükseltmemiz mümkün. Eğer iyi bir üniversite okuma şansınız yoksa üzülmeyin, çalışarak bu açığı kapatmak imkansız değil. Ancak üniversite gereksizdir diye de havaya girmeyin, çünkü siz oyuna 3-0 geriden başlıyorsunuz. Rehavete kapılarak onları yakalamanız mümkün olmayacak.

Aranan Güvenlikçi

Güvenlik dünyasının günümüzdeki durumu, yeni başlayanlar için büyük bir ilüzyon sunuyor. Birkaç araç kullanmayı öğrenmiş, güvenlik açıkları hakkında biraz bilgi sahibi olan insan, sektördeki büyük boşluğu da görerek bir anda ben oldum havasına girebiliyor. Ancak güvenlik dünyasına giriş seviyesi muhtemelen ileride günümüzdeki kadar düşük olmayacak. Nasıl ki 10 sene öncesine göre günümüzde çoğu güvenlik faaliyeti otomatize olduysa, ileride de öyle olacak. Sistemlerin çalışma prensiplerini bilmeyen, güvenlik problemlerine çözümler geliştirmeyen, programlama ve diğer disiplinlere hakim olmayan kişilere güvenlik dünyasında ihtiyaç kalmayacak. Çünkü onların işleri de otomatikleşecek. Hem günümüzde, hem gelecekte her daim aranan, işsiz kalma ihtimali olmayan bir kişi olmak istiyorsanız şu özelliklere sahip olmanız gerekir:


Hedefler

Bu kısımda karışık olarak üniversite hayatınız boyunca belirlemeniz gereken hedeflere yer vereceğim.
Okul Dersleri
Okulun ilk yıllarında kimya, fizik gibi dersler vaktimizin çoğunu ne yazık ki çalacak. Dünyanın en iyi üniversitelerinde bile zorunlu tutulmayan bu dersler Türkiye'deki bilgisayar fakültelerinde ne yazık ki öğrencilere dayatılıyor. Bu dersleri vakit kaybetmeden vermeniz iyi olacaktır. Onun dışında kalan bilgisayar derslerine mutlaka sıkı çalışın, bunlara ihtiyacım yok demeyin. Sıkı çalışmanın yanında bu derslerde öğrendiklerinizin gerçek hayattaki uygulamalarını mutlaka inceleyin. Öğrencilik hayatım boyunca ortalaması çok yüksek ancak derslerin gerçek hayattaki karşılığı hakkında hiçbir fikri olmayan çok insan gördüm.
Ortalama konusuna çok kafayı takmayın. Dersten öğrenmeniz gerekenleri öğrendiğinizi düşünüyorsanız ve dersi geçtiyseniz tamamdır. İş hayatında ortalamanın önemi sıfıra yakın. Ama akademisyen olma gibi bir düşünceniz varsa ortalamaya dikkat etmeniz gerekir.

İngilizce
Yukarıda da bahsettiğim gibi eğer %100 İngilizce ders işlenen bir üniversitede okuyorsanız 4 senenin sonunda illaki iyi bir İngilizce'ye sahip oluyorsunuz. Peki geriye kalan insanlar ne olacak? Örneğin Erzurum'da doğan bir kişiyi düşünün. Hayatı boyunca hep derslerine çok iyi çalışmış, liseyi şehrin en iyi okulunda okumuş, üniversite sınavında da iyi bir sonuç çıkartarak İstanbul Üniversitesine girmiş. Burada da derslerine çok iyi çalışarak okulu çok iyi bir dereceyle bitirmiş. Ne yazık ki bu kişi hayatı boyunca yüzde yüzüyle derslerine çalışsa da çalışma hayatında geri planda olacak. Çünkü özel bir üniversitede okuyan kişi iyi İngilizce'si sebebiyle bu arkadaşın önüne geçecek.
Burada suçlamamız gereken şey kötü eğitim sistemimiz içinde yer alan berbat İngilizce eğitimimiz tabi ki. Ancak bir yandan bu kötü sistemi eleştirirken bir yandan kendinizi kurtarmanız gerekiyor. İngilizce bilmemek kendinizi geliştirmenize engel, çünkü tüm yeni kaynaklar İngilizce olarak çıkıyor. Dolayısıyla iyi bir işe girmenize de engel. Bunun yanında sosyal hayatta da İngilizce bilmemek hep karşınıza çıkacak ve hep moralinizi bozacak. O yüzden eğitim hayatınız boyunca her gün azar azar çalışarak durumunuzu orta bir seviyeye getirin. Daha sonra para kazanmaya başlayınca düzenli olarak İngilizce kursuna gidin. Eğer maddi imkanınız el veriyorsa hemen bu kurslara yazılın.

Açık Kaynaklı Yazılım
İşe alımlarda ilk bakılan yerlerden biri kişinin Github hesabıdır. Burada çok yeni, sofistike bir yazılım geliştirmenize gerek yok. Dikkat etmeniz gereken en önemli şey projenin "Readme" kısmıdır. Siz burada yazılımın arkasındaki fikri iyi anlatabiliyor musunuz, kurulum ve kullanım adımlarını güzelce yazabiliyor musunuz, kullanım alanlarını örneklendirebiliyor musunuz.. önemli olan bunlardır. İyi dokümante edilmemiş bir projenin içeriği müthiş olsa da bir anlamı olmayacaktır.

Soru Sorma Yeteneği
Çoğu üniversite öğrencisinde ya da yeni mezunda gördüğüm problem düzgün soru soramamalarıdır. Giriş-gelişme-sonuç şeklinde ele alınan, gereksiz detaylardan arındırılmış sorular sorabiliyorsanız, mutlaka aradığınız cevabı bulursunuz. Üniversitedeyken Chris Stephenson hocanın bir dersinde düzgün soru sorabilme konusunu işlemiştik. Burada Stackoverflow'da sorulan soruları inceleyip nasıl iyi soru sorulur konusuna değinmiştik. Dersin forumunda hoca, iyi soru sorabilen öğrencilere ek puan verirken kötü soruları cevaplamıyordu. Bu ders, üniversite hayatımda aldığım en iyi derslerden biriydi. Hala daha pek çok mecrada fake hesaplarla onlarca soru sorup cevaplar alırım.

Araştırma Yapma ve Sonuçları Yazıya Dökme
Diğer bir gördüğüm problem de üniversitelerde tez yazma ile ilgili bir ders verilmiyor oluşu. Öğrencilerden tez yazmaları bekleniyor fakat bunun metodolojisi düzgün öğretilmiyor. Dolayısıyla öğrenci bir probleme yönelik hipotez nasıl geliştirilir, nasıl deneyler yapılır ve sonuçlandırılır kısmına hakim olamıyor. Bu metodolojiyi iyi öğrenmeniz ileride konferanslarda sunum yapmak istiyorsanız çok önemlidir.

Güvenlik
Güvenlik de aslında doktorluk gibi farklı dallara bölünmüştür. Web, network, tersine mühendislik, zararlı yazılım vs. pek çok alan olduğu gibi ofansif ve defansif güvenlik olarak da ayırmak mümkündür. Öğrencilerin %90'ı tabiki daha "havalı" olduğu için ofansif güvenliğe yönelmek ister. Bunda bir sıkıntı yok. Ancak ofansif güvenliğin yol açtığı ilüzyonların da farkında olmanız gerekir.
Ofansif güvenlik geri dönüşü çok hızlı alınabilen bir alandır. Örneğin web güvenliği çalışmaya başlarsınız, XSS isminde bir zafiyet öğrenirsiniz, Burp Suite yazılımını kullanmayı öğrenirsiniz, X isimli websitede bu zafiyeti bulup bayram edersiniz. Ancak ne yazık ki bu sizin iyi bir güvenlikçi olduğunuz anlamına gelmiyor, siz bir script kiddie oldunuz. Script kiddie'lerin de önünde çok parlak bir yol yok. İyi bir güvenlikçi olmak istiyorsanız şunlara dikkat etmelisiniz:

  1. Önce sistemlerin nasıl çalıştığını iyi kavrayın, sonra güvenliğini araştırın. Mesela derste network konusu işleniyorsa önce bunun çalışma prensibini araştırın, sonra burada oluşabilecek saldırıları araştırın.
  2. Saldırılara karşı alınacak defansif çözümleri de araştırın. Örneğin web güvenliğini araştırıyorsanız ortaya çıkabilecek zafiyetlerin geliştiriciler tarafından nasıl çözülebileceği konusuna da kafa yorun.
  3. Antreman platformlarında pratikler yapın. Örneğin web uygulama güvenliğini araştırıyorsanız kendinden zafiyetli DVWA gibi platformlarda denemeler yapın.

Eğitim Kampları ve Topluluklar
Linux Yaz Kampı, Akademik Bilişim ve benzeri kamplara mutlaka katılmaya çalışın. Burada hem teknik anlamda kendinizi geliştirirsiniz, hem de çevreniz genişler. Eğer bunlara katılma imkanınız yoksa bulunduğunuz okulda ya da şehirdeki güvenlik topluluklarına dahil olup buralarda zaman geçirin. Çevrenizi genişletmeniz sektörde yükselmenize ve iş bulmanıza katkı sağlar.

Staj
Üniversite son sınıfa yaklaşırken uzun dönem stajyer arayan firmaları tespit edip buralara başvurun. Uzun dönem stajınız bittikten sonra çok büyük ihtimalle işe alınırsınız. Alınmazsanız bile farklı bir firmada başlama ihtimaliniz çok çok yüksektir. Bir iki aylık yaz stajları yerine son sınıfta senelik staj yapmanız sizin için daha iyi olacaktır.

Diğer Konular

Burada da hedefler konusunda yer vermediğim ancak sıkça sorulan bazı konular hakkında görüşlerimi söylemek istiyorum.
CTF'ler
CTF yarışmaları güvenlik sektörünün sporudur. Spor dememin sebeplerimden biri CTF'lerde karşınıza çıkan soruların genellikle gerçek hayatta bir karşılığı olmaması. İkincisi ise daha çok antreman yapan (örneğin eski CTF'lerin writeup'larını okumak) kişilerin öne geçiyor oluşu. CTF'ler güzeldir, eğlencelidir fakat bir öncelik olarak görülmemelidir.

Bug Bounty
Bug bounty konusu günümüzde en çok konuşulan konulardan biri. Bug bounty sayesinde 18 yaşındaki biri, kıdemli bir güvenlik uzmanının bir senede kazandığı parayı bir ayda kazanabiliyor. Bu açıdan bakınca çok güzel. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bazı konular var.

  1. Bug hunter gerçekten önemli uygulamalarda sofistike açıklar mı buluyor, yoksa düşük profilli sitelerde XSS bulan bir robota mı dönüşmüş? Eğer ilkiyse süper, böyle aynen devam. İkincisi ise bu yaptığı eylem onun iyi bir güvenlikçi olmasına pek katkı sağlamıyor.
  2. Kişi bulduğu güvenlik açıkları hakkında detaylı bilgiye sahip mi? Sıklıkla karşılaştığım bir durum da şu: kişinin çok sayıda bug bounty'si var ancak bulduğu güvenlik açıklarının nasıl çözülebileceğine dair bir fikri yok. İyi bir güvenlikçinin problemlere çözüm de sunması gerekli.

Sertifikalar
Sertifikaların bir kişinin bilgisini ispatladığına inanmıyorum. Sertifikadan ziyade kişinin ortaya koyduğu çalışmalar bence daha önemlidir. O yüzden kariyerinizin başında sertifika almak için uğraşmayın. İşe girin, şirketiniz şart koşarsa sertifika alırsınız.

Yüksek Lisans
Gördüğüm kadarıyla Türkiye'deki siber güvenlik yüksek lisansı bölümleri kurs gibi çalışıyor. Eğer akademik bir kariyer hedefliyorsanız buraları size tavsiye etmem. Eğer buraları bir kurs gibi değerlendirirseniz işinize yarayabilir. Ancak maddi imkanınız sıkışıksa buralara para harcamanızı tavsiye etmem.
submitted by utku1337 to trsec [link] [comments]


2019.10.25 09:27 oyazilim Foreks’e alternatif olarak çıkartılan Viop neden başarılı olamadı?

Foreks’in büyük bir popülerliğe ulaşması, benzer piyasaların ve sektörlerin geliştirilmesi adına da önemli bir teşvik sağladı. Bu kapsam dahilinde Viop olarak adlandırılan Foreks’in en güçlü alternatiflerinden birisi olarak gösterilen piyasaların, kısa süre içerisinde başarısızlığa ulaşması önemli bir örnek teşkil etmektedir. Bu başarısızlık sonrasında en çok merak edilenlerden bir tanesi Foreks’e alternatif olarak çıkartılan Viop neden başarılı olamadı? olmaktadır.

Viop nedir?

Vadeli İşlem Ve Opsiyon Piyasası’nın kısaltması olarak kullanılan Viop, Türkiye’de özellikle yerli yatırımcıların kısa süre içerisinde dikkatini çekmeyi başardı. Viop sisteminin Foreks ile büyük bir popülerliğe kavuşan kaldıraç gibi özelliklere sahip olması kuşkusuz sistemin dikkat çekmesini sağladı. Fakat tüm avantajlarına karşın sistemde yer alan dezavantajlar, bu konuda büyük bir risk olarak değerlendirildi.

Foreks’e alternatif olarak çıkartılan Viop neden başarılı olamadı?

Özellikle Foreks için çok önemli volidalitenin arttığı dönemlerde, Viop piyasalarındaki makas son derece geniş olmaktadır. Alım satım fiyatlarındaki yaşanan bu geniş makas aralığı kuşkusuz yatırımcılar için ciddi bir risk durumu oluşturmaktadır. Viop için bir diğer dezavantaj durum ise teminat yönetiminde daha başarılı bir şekilde işlem yapılması gerektiğidir.
Piyasada kalma riski olduğu gibi doğru bir teminat yönetiminin yapılmaması, bu riski arttıracak ve kişilerin bu nedenle de zarar yaşamasına yol açacaktır. Viop için en büyük dezavantaj piyasaların açık olduğu süredir. Foreks haftanın 5 günü 24 saat boyunca açık olsa da Viop için açık saatler çok daha kısadır. Hafta içinde açık olan piyasalar, 24 saat değil sadece gün içerisinde diğer borsa ve piyasalar ile aynı saatlerde açıktır. Bu nedenle de işlem yapmak için kişilerin çok daha sınırlı bir saati ve zamanı bulunmaktadır.
Eğer bu riskler ortadan kaldırılırsa, Viop için yaratılan bu dezavantajlar kullanıcı ve yatırımcılar için avantaja çevrilirse kuşkusuz Foreks karşısında daha güçlü bir rakip yaratılabilir. Fakat şu andaki mevcut özellikleri ile yatırımcıların kısa süre içerisinde çıkış yapma kararı aldığı Viop, cazip görünmediği gibi yatırımların kaybedilmesi gibi pek çok farklı riski beraberinde getirmektedir.
Kaynak : https://foreksoyna.com/forekse-alternatif-olarak-cikartilan-viop-neden-basarili-olamadi/
submitted by oyazilim to u/oyazilim [link] [comments]


2019.08.12 11:44 Haberfutbol24 12 Ağustos 2019 Pazartesi Spor Haberleri

12 Ağustos 2019 Pazartesi Beşiktaş Haberleri
Beşiktaş'tan transfer atağı! İşte listedeki 4 yıldız!
Siyah-Beyazlılar, Abdullah Avcı’nın raporu doğrultusunda kadroya yeni takviyeler yapmak için çalışmalarını sürdürüyor. İlk etapta hücumhattını güçlendirmeyi planlayan yönetim, forvet için Aboubakar, kanat için de Elyounoussi’nin peşinde! Kaleye de Türk bir isim almak isteyen yönetim, Başakşehirli Volkan Babacan’ı renklerine bağlamak için düğmeye bastı. Beşiktaş, ek olarak Süper Lig ekibi Sivasspor’un genç oyuncusu Emre Kılınç için de nabız yoklamaya başladı.
Yeni sezon öncesinde kadrosunu; Tyler Boyd, Douglas ve Pedro Rebocho’yla güçlendiren Siyah-Beyazlılar, transferde gaza basmaya devam ediyor. Teknik direktör Abdullah Avcı’nın raporunun ardından çalışmalara başlayan ve Avusturya kampında yaşanan üst üste sakatlıklar sebebiyle hedef alanını genişleten Beşiktaş yönetimi, son olarak 4 isim üzerine yoğunlaştı. Avcı’nın ısrarla istediği sol stoper transferi için yoğun mesai harcayan Kara Kartal, Burak Yılmaz’ın sakatlığı sonrası forvet, Loris Karius’un da yaklaşık sahalardan 1 ay uzak kalacak olması sebebiyle kaleye de takviye yapacak. Ek olarak Beşiktaş, genç isimler üzerine de çalışmalarını sürdürüyor. İşte Kartal’ın listesi...
1- VINCENT ABOUBAKAR
Siyah-Beyazlı formayı 2016-17 sezonları arasında kiralık olarak giyen Vincent Aboubakar, Burak Yılmaz’ın sakatlığının ardından tekrar Kara Kartal’ın transfer hedefleri arasına girmişti. Kendi kulübünde teknik direktör Sergio Conceiçao’nun kadro alternatifleri arasında yer almayan Kamerunlu futbolcu da geri dönüş için yeşil ışığı yakmıştı. Bu gelişmenin ardından Mavi-Beyazlılar’la oyuncunun menaceri aracılığıyla ilk teması kuran yönetim, ‘7 milyon Euro’luk cevap almıştı. Kulübüyle 2021 yılına kadar sözleşmesi bulunan oyuncuyu ilk etapta kiralık olarak kadrosuna katmak isteyen Beşiktaş’ın, bu cevabın ardından Porto’yu satın alma opsiyonlu kiralama formülüne ikna etmeye çalıştığı belirtildi.
2- MOHAMED ELYOUNOUSSI
Almanya ekibi Schalke’yle yol ayrımında bulunan Ukraynalı kanat oyuncusu Yevhen Konoplyanka için uzun süredir çalışmalarını sürdüren Kara Kartal, yıldız ismin 3 milyon Euro’luk maaş talebinden geri adım atmaması sonrasında bu oyuncuyla yapılan görüşmeleri askıya almıştı. Bu gelişmenin ardından hedefini İngiltere Premier Lig ekibi Southampton’ın Fas asıllı Norveçli kanat oyuncusu Mohamed Elyounoussi olarak belirleyen yönetim, 25 yaşındaki futbolcu için menacerler aracılığıyla sürdürüyor. Siyah- Beyazlılar’ın, yeni haftada Ada ekibiyle resmi olarak görüşmelere başlayacağı ifade edildi. Sevilla ve Celta Vigo’nun radarında bulunan tecrübeli oyuncu, Beşiktaş’a gitmek istiyor.
3- VOLKAN BABACAN
Tolga Zengin’le yollarını ayırmasının ardından yeni bir Türk kaleci arayışlarını sürdüren Siyah-Beyazlılar, Loris Karius’un da sakatlanmasının ardından temaslarını hızlandırdı. Bu doğrultuda ilk hedef olarak Bursaspor’un genç kalecisi Muhammed Şengezer’i belirleyen Beşiktaş’a, bu transferde Başakşehir rakip olarak çıktı. Bu gelişme sonrasında iki kulübün arasındaki iyi ilişkileri kullanma kararı alan yönetimin, Muhammed’in Başakşehir’e transferine engel olmayıp bunun karşılığında Volkan Babacan’ı isteyeceği ifade edildi. İstanbul temsilcisinde Mert Günok’un gölgesinde kalan 31 yaşındaki file bekçisinin de bu transfere olumlu baktığı bildirildi.
4- EMRE KILINÇ
Kara Kartal’da yeni sezon öncesinde transfer çalışmaları tüm hızıyla devam ederken yönetim, yaşlanan kadroyu gençleştirmek için de hamlelerini sürdürüyor. Spor Toto Süper Lig ek iplerinden Sivasspor’un 24 yaşındaki sol kanat oyuncusu Emre Kılıç’ı hedefleri arasına ekleyen Beşiktaş’ın, temaslarını sürdürdüğü ifade edildi. Orta sahada sol kanada ek ol arak orta sahanın merkezinde ve sağ bölgesinde de forma giyebilen genç oyuncu için 500 bin Euro’luk bütçe belirleyen yönetimin, bu hafta içerisinde Sivasspor’la resmi görüşmelere başlaması bekleniyor. Başarılı futbolcunun da kariyerinde böyle önemli bir adım atmaya kendisini hazır hissettiğini yönetime ilettiği kaydedildi.
Beşiktaş'ın gençlerinde hayat var!
Beşiktaş'ın genç oyuncuları, Panathinaikos karşısında sergiledikleri performansla teknik direktör Abdullah Avcı’nın beğenisini kazandı. Tecrübeli çalıştırıcı, gençleri yeni sezonda birçok Süper Lig karşılaşmasında da görevlendirmeyi hedefliyor.
Spor Toto Süper Lig öncesindeki son hazırlık maçına önceki akşam Atatürk Olimpiyat Stadı’nda Panathinaikos karşısında çıkan Siyah-Beyazlılar, rakibiyle 2-2 berabere kalmıştı. Oyunun ilk bölümünde Erdem Seçgin ve Muhayer Oktay’ın golleriyle 2-0 öne geçen ancak ikinci yarıda Christos Donis’in gollerine engel olamayan Beşiktaş, sahadan beraberlikle ayrılsa da gençlerin performansı alkış topladı. Panathinaikos karşısında genç ağırlıklı kadro sahaya süren Beşiktaş Teknik Direktörü Abdullah Avcı da oyuncularının genel olarak performansından memnun kaldığı ve birçok genç oyuncuyu yeni sezonda kullanma kararı aldığı kaydedildi.
‘Hayalim gerçek oldu’
Yunanistan temsilcisi karşısında takımın ilk golünü kaydeden Erdem Seçgin, maçın ardından Twitter hesabından açıklamada bulundu. 19 yaşındaki orta saha oyuncusu, “Bu formayı ilk giydiğim günden beri hep taraftarımızın önünde gol attığım günü hayal ettim. Çok şükür bugün en büyük hayalim gerçek oldu. Kuzenim Yiğit’in hastalığını öğrendiğimiz bu tatsız günlerde, bu gol ona savaşma gücü versin, Yiğit’imize şifa getirsin. Benim için en güzel deneyimlerimden birisi oldu. Her şeyiyle çok özel bir akşamdı. Devamının gelmesi için çok çalışmaya devam” sözlerini sarf etti.
Beşiktaş sahasına kavuştu
Beşiktaş Nevzat Demir Tesisleri'ndeki ana idman sahasının zemini yenilendi.
Siyah-Beyazlılar, geçen sezon Vodafone Park ve Nevzat Demir Tesisleri’nde kötü zemin sorunu yaşanmıştı. Hibrit çim uygulamasıyla Türkiye’de fark yaratan ve büyük beğeni alan zemin, geçen sezon başında etkisini kaybetmişti. Yeni sezon öncesi yapılan çalışmalarla Nevzat Demir Tesisleri’ndeki 1 numaralı ana saha, adeta hayran bıraktı. Ortaçizgi.com’un ulaştığı görüntülere göre, Nevzat Demir Tesisleri’ndeki idman sahası, yeni sezon öncesinde ilk günkü haline getirildi.
Beşiktaş'ta kombineler 22 bini aştı
Kara Kartal, Spor Toto Süper Lig’de ilk hafta maçında cumartesi günü Sivasspor deplasmanına gidecek.
Beşiktaş’ın yeni sezon kombine kartlarının satışları ise devam ediyor. Şu ana kadar 22 bin 200 kombine kart satışının yapıldığı öğrenildi. Siyah-Beyazlılar, taraftarı önündeki ilk maçına ise ligin ikinci haftasında 23 Ağustos Cuma günü Göztepe karşısında çıkacak.
Şenol Güneş'ten Abdullah Avcı sözleri!
A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Şenol Güneş, Demirören Haber Ajansı'na (DHA) özel önemli açıklamalarda bulundu. Güneş, "Abdullah Avcı'nın karakter olarak Beşiktaş'a uygun olduğunu düşünüyorum. Efendi, saygıdeğer ve işini çok seven birisi. Başarılı olacağını düşünüyorum ve başarılı olmasını da bekliyorum" dedi.
Milli takımda birçok iyi kaleci olduğunu ancak özellikle sol stoper ve sol bekte sayıca az oyuncu olduğunu belirten Şenol Güneş, "Kaleci sayımız çok fazla, bu yüzden en iyi olanları seçmeye çalışıyoruz. Kötüden veya yokluktan seçmektense varlıktan en iyisini seçmek bizim için daha iyi. Zaten bunun sayılabilmesi ve kadroyu 11 yapabilmek çok önemli. 11 - 15 kişi saydıktan sonra rekabet geliyor. Arka taraftan gelen adamın asıl oyuncuyu geçmesi gerekli diye düşünüyorsunuz. Şu anda Mert, Uğurcan, Gökhan, Altay ve Muhammed de milli takımda olan arkadaşlar ve hepsi de iyi. Tecrübeli olan kaleciler de var, çok sıkışırsak onları da alabiliriz. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan her arkadaşımızı burada oynatabiliriz. Yeter ki o başarıyı bize göstersinler. Dolayısıyla kalecide şu anda çok büyük sorun olduğunu düşünmüyorum. Mesela sol bekte ve sol stoperde sayıca az oyuncularımız var. Stoperde iyi arkadaşlarımız var ama sol ayaklı bir stoperimiz yok. Sol bekte ideal anlamda şu anda sayısal bir fazlalığımız da yok. Lige baktığımızda takımlarda da bunu görüyoruz. Onun dışında diğer mevkilerde bir sorunumuz yok ve bu güzel bir şey. Şimdi onu da dizayn etmemiz gerekiyor. Mesela diyelim ki sol ayaklı bir sol stoper ve sol bek eksiğimiz var, bunu genç takımlarla ve kulüplerle diyalog kurarak şimdiden tohumunu atmamız gerekiyor. Bu bir eksikliktir. Geçmişte mesela takımımızda defans oyuncumuz çok vardı, ancak forvet oyuncumuz yoktu. Şimdi forvette de oyuncularımız var ki bunların birçoğunu Avrupa'ya gönderiyoruz. Üretimi biraz planlayarak yapmamız lazım, şansa bırakmamak gerekiyor" dedi.
"AVRUPA'DA EN BÜYÜK SORUMLULUK GALATASARAY'A DÜŞÜYOR"
Avrupa'da bu sezon ülkemizi temsil edecek olan takımlar hakkında da konuşan Güneş, "UEFA Avrupa Ligi'nde Yeni Malatyaspor iyi bir başlangıç yaptı. İlk defa katıldığı bir kupada moral, güven ve tecrübe kazandı. Partizan takımını da eleyebilir, başarılar diliyorum. Trabzonspor da Sparta Prag'ı eleyebilir. Trabzonspor, geçen sene iyi bir kadro oluşturdu. Bu sene de iyi bir başlangıç yapmasını bekliyorum. Değişim var ama çok köklü bir değişim yok. Başakşehir'e de başarılar diliyorum. Olympiakos'la denk bir maç olacağını düşünüyorum. Olympiakos'un tecrübesi var ama Başakşehir de eleme maçlarını birkaç defa oynadı. İnşallah bu sefer geçer. Çünkü bu konuda hep başarısız olduk, genelde elemeye katılan Şampiyonlar Ligi'ndeki takımımız maalesef kaybediyordu. İnşallah bu sefer onlar da katılır ve Galatasaray'la birlikte Şampiyonlar Ligi'nde iki takımımız olur. Beşiktaş da Avrupa Ligi gruplarına direkt katılacak. O da başarılı olacak inşallah, daha rakipleri de belli olacak. Şu anki takımlarımıza baktığımızda Avrupa kupalarında yarışmaya hazırlar. Burada en büyük sorumluluk Galatasaray'a düşüyor, çünkü Şampiyonlar Ligi çok önemli. En üst seviyede bir yarışma yani. Dünya Kupası milli takımlar için neyse, Şampiyonlar Ligi de kulüpler için önemli turnuvalar diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
"ABDULLAH AVCI'NIN BAŞARILI OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM"
Tecrübeli hoca, eski kulübü Beşiktaş'ın yeni hocası Abdullah Avcı'nın yeni kulübünde yabancılık çekmeyeceğini ifade ederek, "Abdullah Avcı ile ligde Beşiktaş'la yarışırken rakip olduk. Ligde son yıllarda çok başarılı bir antrenör, başarılarını kimse inkar edemez. Daha önce İstanbulspor'da kısa süre beraber olduğum bir oyuncuydu. Karakter olarak da Beşiktaş'a uygun olduğunu düşünüyorum. Efendi, saygıdeğer ve işini çok seven birisi. Başarılı olacağını düşünüyorum ve başarılı olmasını da bekliyorum. Kulüpteki yöneticileri ve oyuncuları da tanıyor. Dolayısıyla yabancılık çekeceğini düşünmüyorum" şeklinde konuştu.
"ÖDEME SORUNU AZ OLAN TAKIMLARIN DAHA BAŞARILI OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM"
DHA'ya yaptığı açıklamada, kulüplerdeki başarının anahtarının ekonomik dengeler olduğunu vurgulayan Şenol Güneş, "Kulüpte başarı, aslında ekonomik dengeler olacaktır. Bunu yaşadığım için söylüyorum. Bu yeni bir şey değil. Geldiğim ilk gün de bu sorun vardı, bugün de aynı sorun var. Kulüplerin belirli bir bütçesi olur ve ona göre harcarsınız. Avrupa'daki birinci madde; hiçbir oyuncu ve hiçbir hoca anlaşmanın gereğinden çıkamaz. Bizde ise anlaşmaya hiç uyulmaz. Bu düzeltilmeden futbolun özünü konuşamayız. Yaptığımız işte bir yanlışlık var. Bunu yönetici de hoca da personel de herkes biliyor. Bu çözülmeden olmaz. Mesela futbolcularımız Avrupa'ya, Uzak Doğu'ya gidiyor ve oraların hep tarihinde vardır. Hiçbir oyuncunun 'paramı kulüpten alır mıyım, alamaz mıyım' diye düşünmemesi lazım. Oyuncuyla ya da hocayla anlaştıysanız, o ödeme tarihi de bellidir ve o para gider. O yüzden hep duyuyoruz işte 'ödemeler yapılmadı, kriz var' gibi. Bazen dışarıya yansıyor, bazen de yansımıyor ve bu durum takım dengelerini bozuyor. Takım içi dengeyi de bozuyor. Bir kısmına veriliyor, bir kısmına verilmiyor, bir kısmı ihtarname çekip alıyor. Bu huzur kaçırıyor. Hoca eğer yeniyse bir süre dayanıyor. Sonra hocanın da, yöneticinin de, oyuncunun da fonksiyonu kalmıyor. Sapla saman karışıyor. Onun için ekonomik dengelerin yarışı etkileyeceğini düşünüyorum. Ödeme sorunu az olanların daha başarılı olacağını düşünüyorum, ancak kadroları iyiyse tabii. Diyeceksiniz ki ekonomik olarak iyi oyuncuları alıyorlar çünkü paraları var ama paraları öderlerse başarı gelir. Ödemezlerse o kendilerine problem olur" diye konuştu.
"BEŞİKTAŞ ŞAMPİYONLUK YARIŞININ DA DOĞAL ADAYIDIR, İSİMLERİ YETER"
Süper Lig'deki büyük takımların gelecek sezondaki durumları hakkında yorumlar yapan Güneş, şunları kaydetti:
"Ligin heyecanı ve kalitesi için maçları görmek lazım. Galatasaray, Şampiyonlar Ligi'ne hazırlandığı için daha farklı transferler yapıyor. Fenerbahçe eksikleri itibarıyla transferler yapıyor. Beşiktaş da aynı şekilde. Trabzonspor'un da iyi bir kadrosu var. Yusuf'u kaybetmesine rağmen yeni oyuncular aldı. Gördüğüm kadarıyla şampiyonluk yarışında olabileceğini hissettirmek istiyor. Beşiktaş zaten göreve geldiğim ilk gün de söyledim, her büyük takımda olduğu gibi onlar da şampiyonluk yarışının da doğal adayıdır, isimleri yeter. Başakşehir de şampiyonluğu zorlayacaktır."
"TRABZONSPOR'DA 'KENDİM BURADAN GİDEYİM' DEMEDİM, GİTMEK ZORUNDA KALDIM"
Şu an teknik direktörlük kariyerine yeni başlayan bir antrenör olsa, Avrupa'ya giderek kariyerini sürdürmek istediğini belirten Şenol Güneş, "Bu işe yeni başlasam Avrupa'ya gidip başarılı olurum diye düşünüyorum ama işin sonuna geldik. Futbolculuğu da kalecilik dönemimde geç devreye soktum. Genç takımlarda olmadan A Milli Takıma geldim. Aynı şekilde antrenörlük olarak da son dönemlerimde bir çizgi yakaladım. 2002'de Dünya Kupası'ndan sonra gidebilirdim. Ancak çalıştığım ve yaptığım iş itibarıyla hep bir kulüpte kalma imkanım oldu, o da en çok Trabzonspor oldu. Ben Trabzonspor'dan dışarıya pek gitmedim. Gitmek zorunda kaldım. Trabzonspor'dan ayrılışım hep öyle oldu, ben kendim buradan gideyim demedim. Oyuncuyken de ben Trabzonspor'dan ayrılmadım. Antrenörken ayrılmak zorundasınız çünkü tek adamsınız ve başarısız olarak göründüğünüzde sizi istemediklerinde gideceksiniz. Öyle ayrılıklarım oldu. Bir tek yurt dışına Güney Kore'ye gittim. Uzak olmasını istedim çünkü Türkiye'de o günkü koşullar altında kaldığımda hem kendime, hem de bulunduğum ortama zarar vereceğimi düşündüm. Bu yüzden uzağa gittim. Avrupa farklı bir dünya, ona hazırlanmanız lazım. Yeni arkadaşların da ona göre hazırlanmaları gerekir, aynı oyuncular gibi. Eğer onlara hazırlanmazsanız benim gibi geç kalırsınız. Çünkü onlar da sizi alırlarken kendilerine göre hesap yapacak ve belirli bir beklentileri olacak. Yeni bir antrenör çıkarmak istiyorsak ligde çalışan antrenörlerimizin Avrupa'da çalışacak tarzda hazırlanmaları lazım. Bizim zamanımızda şartlar çok kısıtlıydı ve böyle bir hazırlanma imkanımız yoktu. Kendi koşullarımızla büyümeye çalıştık. Bugün ise kendinizi uluslararası olarak hazırlıyorsunuz. Dünya çapında düşünürsek zaten en önemli Avrupa ve orayı düşünmeliler. Orada çalışan antrenör de her yerde çalışabilir" açıklamasında bulundu.
Beşiktaş’ın yeni transferi Pedro Rebocho İstanbul'da
Beşiktaş'ın Fransa'nın Guingamp takımında kadrosuna kattığı yeni transfer Pedro Rebocho, İstanbul'a geldi. Rebocho, bugün sağlık kontrollerinden geçtikten sonra resmi imzayı atacak.
İlk kez FANATİK’in duyurduğu Beşiktaş’ın yeni sol beki Rebocho akşam saatlerinde İstanbul’a geldi. Portekiz'in Lizbon kentinden kalkan uçakla saat 22.20'de İstanbul Havalimanı'na ulaşan Pedro Rebocho'yu siyah beyazlı kulübün yetkilileri karşıladı. Fransız ekibi Guingamp'dan satın alma opsiyonlu bir yıllık kiralık olarak kadroya katılan sol bek oyuncusu Rebocho, bugün sağlık kontrollerinden geçtikten sonra resmi imzayı atacak.
24 yaşındaki oyuncuyu Marsilya’nın elinden kapmayı başaran Siyah-Beyazlılar’ın, Portekizli futbolcuyu hemen takımla çalışmalara başlatacağı öğrenildi.
Beşiktaş Maçı Canlı İzle, Taraftarium 24 İzle, Justin Tv, Şifresiz Maç İzle
12 Ağustos 2019 Pazartesi Fenerbahçe Haberleri

Berke Özer: Güçlü döneceğim

Fenerbahçe’den kiralık olarak Westerlo’nun yolunu tutan Berke Özer, “Kimseye asla bir kırgınlığım olamaz. Geçen sezon şans bulabileceğim bir ortam yoktu. Bu sene oynamam gerekiyordu. Hem Avrupa’yı tecrübe etmek hem de kendimi geliştirmek için burayı seçtim. Çok daha güçlü döneceğim” dedi.
"Fenerbahçe’nin önce taraftarı, sonrada futbolcusuyum. Geçen sezon şans bulabileceğim bir ortam yoktu malesef. Bu sezon daha geriye gitmemek için oynayacabileceğim bir takım seçmem gerekiyordu, ben de öyle yaptım. Hem de bana göre en doğru seçimi yaptım. Çünkü Avrupa’da oynamak her zaman hayalimdi. Westerlo’da bu tecrübeyi yaşama fırsatı buldum. Mümkün olduğunca fazla forma şansı bulmak ve Fenerbahçe’ye daha güçlü dönmek istiyorum. İki maçımızı geride bıraktık ve şansı buldum. Fenerbahçe’ye yeni sezon için başarılar diliyorum. Seneye şampiyon bir takıma döneceğimden şüphem yok.”

‘Altınordu sayesinde...’

“Belçika’ya uyum sağlamak hiç de zor olmadı. Aksine çok çabuk adapte oldum. Çünkü dil problemim yok. Altınordu her oyuncusunu Avrupa’yı düşünerek hazırlıyor. Saha içi kadar saha dışı donanımı da kazanmamızı sağlıyor. Buraya gelince dolayısıyla yaptığımız bu çalışmaların deneyimini daha iyi anlıyoruz.”

Ferdi Kadıoğlu göze girdi!

Fenerbahçe'de süre alamadığı için ayrılmak isteyen Ferdi Kadıoğlu, daha sonra oynadığı maçlarda başarılı bir performans sergileyerek teknik ekibin gözüne girdi.
Genç futbolcu, ilk hazırlık maçlarında süre alamamıştı. Bu nedenle sosyal medyadaki Fenerbahçe fotoğraflarını silip, ayrılmak istedi. Audi Cup’la birlikte forma şansı bulmaya başlayan Ferdi Kadıoğlu son olarak Sivasspor karşısında da başarılı bir performans sergiledi. Maça 11’de başlayan 19 yaşındaki oyuncunun ikinci yarının başına oyundan alınması, taraftarın tepkisini çekti.

Victor Moses hayal kırıklığı!

Geçtiğimiz sezona iyi başlayan Victor Moses bu sezon takımla birlikte kampın tamamında yer alsa da beklenen performansı gösteremedi.
Nijeryalı futbolcu, geçtiğimiz sezon ocak ayında geldiği Fenerbahçe’ye güzel bir başlangıç yaptı. Ancak haftalar geçtikçe formu düştü. Victor Moses, kampın tamamında takımla çalışmasına rağmen bir türlü form tutamadı. Sivasspor karşısında 71 dakika sahada kalan 28 yaşındaki futbolcu, Kruse’ye asist yapsa da Fenerbahçe’nin en etkisiz oyuncularından biri oldu.

Alper Potuk sabır taşırdı

Taraftarlar, bir türlü beklentileri karşılayamayan Alper Potuk’un sürekli şans bulması nedeniyle kızgın.
Alper’in Real Madrid maçında kaptan olarak sahaya çıkması, tribünlerde Ersun Yanal arasındaki iplerin gerilmesine neden olmuştu. Kadıköy’deki Cagliari maçında yoğun protestoya maruz kalan 28 yaşındaki oyuncunun Sivas karşısında da oynaması, sosyal medyada eleştiri konusu oldu.

Khedira'nın derdi başka!

Sami Khedira, ilk görüşmede Fenerbahçe’yi reddetti. Tecrübeli orta saha oyuncusu, Juventus’un sözleşmesini feshetmesini istiyor. Bu sayede hem 4 milyon Euro kazanacak hem de Arsenal’e imza atabilecek.
Fenerbahçe, Alman yıldız için Juventus ile temas kurdu. İtalyan ekibi, Khedira konusunda her türlü kolaylığı sağlamaya hazır olduğunu belirtip, oyuncuyla görüşmeye izin verdi. Ancak İtalyan basınına göre 32 yaşındaki futbolcu, gelen tüm teklifleri geri çevirdi. Khedira’nın bu tavrı, Juventus Yönetimi’ni kızdırdı. Tunus asıllı oyuncunun, İtalyan ekibinden tazminatı vererek sözleşmeyi feshetmelerini istediği kaydedildi. Khedira bu sayede bir taşla iki kuş vuracak.

Juventus soğuk bakıyor

Hem Juventus’tan 1 senelik maaşı olan 4 milyon Euro’yu alabilecek. Hem de sadece serbest olan oyuncuların transferine izin verilen Premier Lig’de, Arsenal ile anlaşabilecek. İtalyan devi ise tazminat vermemek adına utbolcusunu gerekirse hiç bonservis almadan başka bir kulübe satmak istiyor. Ancak şimdilik Khedira, talebinde geri adım atacak gibi görünmüyor.
Fenerbahçe Maçı Canlı İzle, Futbol Cafe TV, Canlı Maç İzle, Taraftarium 24 İzle
12 Ağustos 2019 Pazartesi Galatasaray Haberleri

Feghouli'ye İtalya dönüşü operasyon!

Galatasaray'ın Cezayirli futbolcusu Feghouli, Fiorentina ile oynanan maç sonrasında İstanbul'da böbreklerinden ameliyat oldu.
alatasaray'da Fatih Terim'den sonra bir isim daha ameliyat edildi. Sarı kırmızılıların Cezayirli futbolcusu Sofiane Feghouli, İstanbul'a dönüş sırasında yaşadığı böbrek sancısı sonrasında, takımın sponsor hastanesinde bıçak altına yattı.
Kulübün resmi internet sitesinden Feghouli'nin durumu ile ilgili şu açıklama yapıldı:
Floransa dönüşü uçakta renal kolik (böbrek sancısı) şikayeti olan oyuncumuz Sofiane Feghouli sponsor hastanemiz Liv Hospital Üroloji kliniğinde Prof. Dr. Orhan Tanrıverdi başkanlığında endoskopik üreter taşı çıkarılması ameliyatı geçirmiştir.
Oyuncumuzun sağlık durumu iyi olup tedavisi devam etmektedir.

Galatasaray Kostas Mitroglou'nun maaşından kurtuluyor!

Galatasaray'ın geçen sezon devre arasında Marsilya'dan 1,5 sezonluğuna kiraladığı ancak bir türlü istenilen seviyeye ulaşamayan Kostas Mitroglou'dan iyi haber geldi.
Özellikle Fransa'dan talipleri olan ayrıca İtalya'dan Lecce ve İspanya'dan da Getafe'nin transferi için uğraştığı 31 yaşındaki Yunan forvet için Nantes bir adım öne geçti.
Galatasaray'la transfer konusunda anlaşan Fransızların, başarılı golcünün maaşının tamamını, yani 2,7 milyon euroyu ödemeyi kabul ettiği öğrenildi.
Böylece Galatasaray'ın maaş yükünde nefes alacağı bir boşluk oluşacak. Bilindiği üzere Mitroglu Marsilya'nın sözleşmeli oyuncusu ancak Galatasaray'la olan kiralık sözleşmesi de 2020 yılı haziran ayına kadar. Dolayısıyla Nantes'ın Sarı Kırmızılılar'ı ikna etmesi gerekiyor. Mitroglou'nun Marsilya'yla olan sözleşmesi ise 2021 yılı haziran ayında bitiyor.
Tecrübeli golcü geçen sezon ocak ayında kadroya katılmış ancak performansı beklentilerin çok ötesinde kalmıştı. 7 lig maçında 1 gol, 1 asistle oynayan oyuncu Akhisar maçında uzatma dakikalarında attığı gol ile takıma galibiyeti getirmiş ve şampiyonluk yolunda önemli katkı sağlamıştı.

Galatasaray'da Fatih Terim ameliyat oldu!

Galatasaray, teknik direktör Fatih Terim'in bel fıtığı ameliyatı olduğunu açıkladı.

Galatasaray'dan yapılan açıklama şu şekilde:

Teknik Direktörümüz Sayın Fatih Terim, bir süredir belinde yaşadığı rahatsızlık nedeniyle takımımızın İstanbul’a varışıyla sponsor hastanemiz Liv Hospital Beyin Cerrahisi kliniğine getirilmiş ve Prof. Dr. Mustafa Kemal Hamamcıoğlu başkanlığında başarılı bir bel fıtığı ve dar kanal ameliyatı geçirmiştir.
Hocamızın durumu iyi olup tedavisi devam etmektedir.

Bir bomba da orta sahaya: Fred

Falcao’nun ardından artık gözler tamamen ön libero transferine çevrildi. İngiliz basını, Manchester City’nin yıldızı Fred’in kiralık olarak Galatasaray’a transfer olabileceğini yazdı.
3 kupalı şampiyon Galatasaray, Devler Ligi kadrosunun son halkalarını tamamlıyor. Avrupa’nın en iyi golcülerinden Falcao’yu bitiren Sarı Kırmızılılar’da, şimdi sıra orta sahaya geldi. Seri’nin yanına en az onun kadar kaliteli bir transfer yapmayı hedefleyen Cim Bom’un gündeminde önemli isimler bulunuyor. Bunlardan biri de Fred. Manchester United’ın 26 yaşındaki Brezilyalı yıldızı, 2018 yılında Shakhtar Donetsk’ten 59 milyon Euro bonservis bedeliyle İngiltere’nin yolunu tutmuştu. Fakat Fred için Ada macerası pek de iyi geçmiyor.

Seri ile müthiş ikili

The Sun Gazetesi, Galatasaray’ın kiralık olarak Fred’i istediğini ve oyuncunun da Şampiyonlar Ligi faktörü nedeniyle bu teklife soğuk bakmadığını yazdı. Bu transferin gerçekleşmesi halinde Cim Bom, Fred-Seri ikilisiyle rakiplerine karşı iyice psikolojik üstünlük kurmuş olacak.

Emre Mor: Daha iyi oynamalıydık

Galatasaray'ın yeni transferlerinden Emre Mor, sarı kırmızılı takımın Fiorentina'ya 4-1 mağlup olduğu hazırlık maçının ardından açıklamalarda bulundu.
Galatasaray'ın yeni transferlerinden Emre Mor, sarı kırmızılı takımın Fiorentina'ya 4-1 mağlup olduğu hazırlık maçının ardından açıklamalarda bulundu.
Çok zorlu bir maçı geride bıraktıklarını dile getiren Emre Mor, "Herkesin bildiği gibi çok sıcak. Fakat evet güzel bir maç çıkarttım. Tabii ki daha iyi oynamalıydık. Biz bugün gösterdiğimizden daha iyi bir takımız. Fakat hava çok sıcaktı. Zemin çok zorluydu" dedi.
Galatasaray Maçı Canlı İzle, Futbol Cafe TV, Şifresiz Maç İzle, Futbol Cafe TV
12 Ağustos 2019 Pazartesi Trabzonspor Haberleri

Niasse'de kıran kırana pazarlık!

Alexander Sörloth’un ardından kadrosunu bir santrforla daha güçlendirmek isteyen Trabzonspor’da en büyük hedef Oumar Niasse...
Everton, Senegalli oyuncu için kapıyı 5 milyon Euro’dan açarken, Fırtına kıran kırana pazarlıklara başladı. 29 yaşındaki oyuncunun transfere sıcak bakması, görüşmelerde Trabzonspor’un elini güçlendiriyor.

Trabzonspor'da bilet çılgınlığı: Vallahi Billahi bilet kalmadı!

Bordo-Mavili taraftarlar, perşembe günü Sparta Prag ile oynanacak rövanş maçında da Akyazı’yı cehenneme çevirecek. 40 bin bilet kısa süre içerisinde tükenirken, Trabzon’da bulunan Passolig gişesine ‘Vallahi de billahi de yok, yemin ederiz biletler bitti” şeklinde yazı asıldı.
Bordo-Mavili taraftarlar sezonu müthiş açacak... Geçen yıl hiçbir maçta Fırtına’yı yalnız bırakmayan, yağmur çamur demeden hem Akyazı’ya hem de deplasmanlara giden Fırtınalı futbolseverler, Trabzon’daki yeni sezonun ilk resmi karşılaşmasında da Medical Park Stadyumu’nu tamamen dolduracak. UEFA Avrupa Ligi 3. Ön Eleme Turu mücadelesinde perşembe günü 2- 2’nin rövanşında Çek ekibi Sparta Prag ile kozlarını paylaşacak olan Karadeniz ekibinde taraftarlar, stadyumu rakip için adeta bir cehenneme çevirecek. Tam 40 bin kişinin tribünde olacağı karşılaşmada yer yerinden oynayacak, müthiş bir atmosfer oluşturulacak.

‘VIP bile bitti’

Trabzonsporlu futbolseverlerin kritik karşılaşmaya gösterdiği yoğun ilgiden Passolig gişesi de nasibini aldı. Tüm koltukların tükenmesi nedeniyle internet üzerinden bilet alamayan taraftarlar, soluğu Passolig gişesinin önünde aldı. Burada yetkililer de yüzlerce kişiye aynı derdi anlatmaktan bıktı ve cama biletlerin tükendiğine dair bir yazı astı. O yazıda, “Bir tane bile kalmadı, evet 4 saatte bitti. VIP bile bitti, vallahi de billahi de yok, yemin ederiz bitti” ifadeleri yer aldı.

Trabzonspor taraftarları Yusuf Yazıcı'yı ilk maçında yalnız bırakmadı

Trabzonspor'dan Fransa Ligue 1 ekiplerinden Lille'e transfer olan Yusuf Yazıcı'yı Trabzonspor taraftarları ilk maçında yalnız bırakmadı.
Fransa Ligue 1'in ilk haftasında Mehmet Zeki Çelik ve Yusuf Yazıcı'nın formasını giydiği Lille, sahasında Nantes'i konuk ediyor. Mücadeleye Zeki Çelik ilk 11'de çıkarken, Yusuf Yazıcı ise karşılaşmaya yedek kulübesinde başladı.
Lille'nin Nantes'i konuk ettiği karşılaşmada Trabzonspor taraftarları da Yusuf Yazıcı'ya destek olmak için stadyumdaki yerlerini aldı. Lille kulübünün sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Trabzonspor formalı bir grup taraftarın fotoğrafı yer alırken, fotoğrafın altına "Yusuf Yazıcı, tribünlerde hoş bir karşılaşma ile ağırlandı" notu düşüldü.

Oumar Niasse harekatı

Gelecek sezon öncesinde son bir santrfor daha almayı hedefleyen Fırtına, Everton’da istediği şansı bulamayan Oumar Niasse bir kez daha ile görüşecek. Başkan Ağaoğlu ve kurmayları hafta içerisinde resmi temaslara başlayacak.
Geçtiğimiz hafta içerisinde Crystal Palace’den Alexander Sörloth’u kiralık olarak kadrosuna katan Bordo- Mavililer, forvet için yeniden harekete geçiyor...
Daha önce İngiltere Premier Lig ekiplerinden Everton’da forma giyen ancak istediği şansı bulamayan Oumar Niasse için Fırtına resmi temaslara başlayacak. Teknik direktör Ünal Karaman’ın da kadrosunda görmeyi çok istediği Senegalli santrfor için Trabzonspor Yönetimi, bir kez daha düğmeye basacak.

Bonservisini istiyorlar

Ahmet Ağaoğlu ve kurmaylarının önümüzdeki günlerde İngiltere’ye uçması bekleniyor. Karadeniz ekibinin hedefi daha önce ülkemizde Akhisarspor forması giyen 29 yaşındaki futbolcuyu bonservisiyle kadrosuna katmak. Böylece Bordo-Mavililer, Niasse transferiyle hücum hattındaki seçeneklerini en üst seviyeye çekmek istiyor. Geçen sezon 20 maça çıkan Niasse, gol sevinci yaşayamamıştı.

Fırtına’dan müthiş seri

Karadeniz ekibi, 26 Şubat’ta Türkiye Kupası çeyrek finalinde Ümraniyespor’a boyun eğdi. Bordo-Mavililer, bu tarihten beri yenilgi yüzü görmedi.
2018-19 sezonunda ligde oynadığı son 11 maçında 8 galibiyet ve 3 beraberlik alan Trabzonspor, daha sonra yeni sezon hazırlıkları kapsamında Avusturya’da oynanan 4 hazırlık maçından da beraberlikle ayrıldı. Fırtına, son olarak Avrupa Ligi Eleme maçında Sparta Prag ile 2-2 berabere kaldı ve yenilmezlik serisini 16 maça çıkardı.
Canlı Maç İzle, Taraftarium 24 İzle, Futbol Cafe Tv, Şifresiz Maç İzle
submitted by Haberfutbol24 to u/Haberfutbol24 [link] [comments]


2019.08.06 11:07 Haberfutbol24 6 Ağustos 2019 Salı Spor Haberleri

6 Ağustos 2019 Salı Beşiktaş Haberleri
Beşiktaş'ın yeni transferi Victor Ruiz kimdir?
Beşiktaş, Abdullah Avcı'nın çok istediği sol stoper transferini bitirdi. Siyah-Beyazlılar, Villarreal forması giyen 30 yaşındaki stoper Victor Ruiz'i transfer etti. Peki Victor Ruiz kimdir?Beşiktaş, stopere Vida'nın yanına Villarreal'den Victor Ruiz'i transfer etti.
İşte Victor Ruiz'in futbol hayatı:
Futbola Espanyol alt yapısında başlayan Victor Ruiz 25 Ocak 1989 doğumlu. 2008 yılında profesyonel oldu ve Espanyol B takımına yükseldi. Buradaki başarısıyla bir sezon içinde Espanyool A takımına yükselen Ruiz, 2011 yılının devre arasında 8.5 milyon Euro karşılığnda Napoli'ye transfer oldu. Ancak İtalya'ya adapte olamayan Victor Ruiz, 8 milyon Euro'ya Valencia'ya aynı sene içinde transfer oldu. Valencia'da geçen üç sezonun ardından Villarreal'e kiralanan ispanyol stoper, sezon sonunda ise 2.70 milyon Euro'ya Villarreal'e transfer oldu.
Beşiktaş'ın bütçesi Dorukhan Toköz
Beşiktaş, transfer bütçesini oluşturmak için Dorukhan’ı elden çıkarma kararı aldı. Sıcak parayla stoper, sol bek, sol açık ve forvet transferi yapılacak.
Maddi sıkıntı içerisinde bulunan Beşiktaş, transfer bütçesini oluşturmak için Dorukhan Toköz’ü elden çıkarma kararı aldı.
Başarılı oyuncuyu Liverpool başta olmak üzere İngiltere’den 2 kulüp daha istiyor. Ada’da transfer dönemi 8 Ağustos’ta son buluyor. Genç oyuncu için İtalyanlar da devrede.
Dorunkhan’ın satışından gelecek sıcak para ile stoper, sol bek, forvet transferi yapılacak. Dorukhan’ın satışı gerçekleşirse, yerine en büyük aday Stuttgart’ın 21 yaşındaki orta sahası Orel Mangala. Mangala’nın kiralanma ihtimali var.
Manchester City'li oyuncudan Konoplyanka'ya "Come to Beşiktaş" mesajı!
Beşiktaş'ın transfer gündeminde olan Yevhen Konoplyanka ile ilgili sosyal medyada ilginç bir olay yaşandı.Manchester City forması giyen Oleksandr Zinchenko, vatandaşı Konoplyanka için "Come to Beşiktaş" yorumu yaptı.
Yevhen Konoplyanka, Instagram hesabından bir video paylaştı ve Zinchenko'yu etiketledi.
22 yaşındaki oyuncu, Konoplyanka'nın bu paylaşımına "Come to Beşiktaş" yazması büyük dikkat çekti.
Bolasie Joker
Beşiktaş'ta Burak Yılmaz'ın sakatlığı planları altüst ederken, forvet hattı için gündeme gelen Yannick Bolasie için görüşmeler devam ediyor.
Futbol Direktörü Ali Naibi, İngiltere çıkarmasında Everton ile temasa geçti ve oyuncuyu kiralamak istediklerini resmen iletti.
30 yaşındaki Kongolu oyuncunun hücumun her bölgesinde forma giymesi teknik direktör Abdullah Avcı'nın da bu transfere olumlu bakmasını sağladı. Sol kanada bir takviye isteyen Avcı, gerektiğinde sol kanatta da kullanabileceği forvetin kadro kalitesi açısından önemli olacağını belirtirken, Cenk Tosun'un da takım arkadaşıyla görüşerek Beşiktaş'ı anlattığı ve transferinde önemli rol oynadığı kaydedildi.
Beşiktaş Maçı İzle, Taraftarium 24 İzle, Justin TV İzle, Canlı Maç İzle

6 Ağustos 2019 Salı Fenerbahçe Haberleri

Martin Skrtel Rangers yolunda

Slovak stoperin, İskoçya’nın Glasgow Rangers kulübüne yakın olduğu aktarıldı.
Fenerbahçe ile sözleşmesi sona eren Martin Skrtel için yeni bir gelişme yaşandı. Henüz hiçbir kulüple anlaşamayan Slovak stoperin, İskoçya’nın Glasgow Rangers kulübüne yakın olduğu aktarıldı.
Liverpool’dan eski takım arkadaşı Skrtel’i kadrosunda görmek isteyen Rangers teknik direktörü Steven Gerrard’ın bu transfer için ısrarlı olduğu ifade edildi. Fenerbahçe’nin sözleşme yenileme önerisini maddi konulardaki anlaşmazlık nedeniyle geri çeviren Skrtel’in de kariyerini İskoçya’da noktalamaya sıcak baktığı öğrenildi.

Inter’in gözü de Kolarov’da!

Sarı-lacivertli kulübün transfer listesinde yer alan Aleksander Kolarov’u Inter de renklerine bağlamaya çalışırken, Roma da oyuncusunu kadrosunda tutmaya çabalıyor.
Sarı-lacivertli kulübün transfer listesinde yer alan Aleksander Kolarov’u Inter de renklerine bağlamaya çalışırken, Roma da oyuncusunu kadrosunda tutmaya çabalıyor.
Sezon başında Inter’le anlaşan teknik direktör Antonio Conte, Sırp yıldızı ısrarla transfer etmek istiyor. İtalyan çalıştırıcının Kolarov ile de detaylı bir görüşme yaptığı ileri sürüldü. İtalya basınında yer alan haberlerde, Conte’nin, Şampiyonlar Ligi hedeflerinden bahsettiği ve kendisini direkt oynatmak istediğini Kolarov’a aktardığı bildirildi.
Conte’nin Kolarov’u hem sol bek hem de stoper gibi görevlendirmeyi düşündüğü de ifade edildi. 33 yaşındaki savunmacının mevcut kulübü Roma’da da teknik patron Paulo Fonseca, ayrılmasını istemiyor. Hem tecrübesi hem de savunmadaki çok yönlülüğüyle Kolarov’un kalmasını hedefliyor.
Fenerbahçe’de ise Ersun Yanal takımın şampiyonluk yarışındaki iddiasının Kolarov tarzı futbolcuları transfer etmekle olacağını düşünüyor. Deneyimli oyuncunun sol bek ve sol stoper olarak takıma kazandırılması için yoğun çaba harcanıyor.

Fonseca mesaj verdi

Teknik Direktör Ersun Yanal’ın, Hasan Ali Kaldırım’ın sakatlığında sol bekte, iyileştiğinde ise stoperde oynatmayı planladığı Kolarov’un transferi için pazarlıklar sürüyor.
Ancak bonservis bedeli istenmesinin yanı sıra Roma’nın yeni teknik direktörü Fonseca da futbolcudan vazgeçmiyor. Israrla merkez stopere ihtiyacı olduğunu belirten Portekizli teknik adam, son oynanan Lille maçında Kolarov’u 90 dakika sahada tuttu. Sırp futbolcunun planları içinde yer aldığını her fırsatta belirten Fonseca, Kolarov’un taliplerine adeta mesaj yolladı.

Fenerbahçe'nin tüm transfer için bütçesi 9 milyon euro

Eljif Elmas’ı Napoli’ye 16 milyon euroya gönderen Fenerbahçe’nin elinde transfer için harcayabileceği 9 milyon euro bulunuyor. Sarı-lacivertli yönetim bu parayla Kolarov, Gustavo ve Zanka’nın yanı sıra bir de golcü almanın planlarını yapıyor.
Fenerbahçe dört takviye daha yaparak transfer dönemini kapatmak istiyor.
Finansal Fair Play çerçevesinde hareket eden yönetimin elinde transfer için şu anda 9 milyon euroluk bütçe bulunuyor. UEFA anlaşması gereği sattığı kadar oyuncu alabilen sarı-lacivertliler, Eljif Elmas transferinden 16 Milyon euroyu kasasına koydu. Vedat Muriç için 3.5 milyon euro, Deniz Türüç için 2 milyon eurove Altay Bayındır için 1.5 milyon euro bonservis bedeli ödeyecek olan kulübün transfer için elinde 16 milyon euroluk bonservis gelirinden bu harcamalar düşüldüğünde 9 Milyon euro kalıyor. Dört bölge için 9 Milyon euro ödeyebilecek olan sarı-lacivertliler bu nedenle bazı isimleri bonservis bedelsiz takıma kazandırmayı umuyordu. Bu isimlerden en önemlisi Kolarov. Ancak Roma kulübünün ısrarla bonservis istemesi nedeniyle buradaki plan tam olarak tutmamıştı. Daha önce Sırp oyuncunun bonservisini alıp geleceği düşünülmüştü.
Kolarov’u bonservissiz alarak eldeki paranın büyük bölümünü Luiz Gustavo için harcamayı planlayan yönetimin bu planı henüz gerçekleşmedi. 9 Milyon euro bonservis isteyen Marsilya’nın bu miktarı aşağıya çekmesi bekleniyor. Tıkanan görüşmelerin tekrar başladığı ifade ediliyor. Sarı-lacivertliler forvet transferi için de kiralama modelini düşünüyor. İngiltere’de erken kapanacak transfer döneminin ardından bazı oyuncuların kiralama, bedelsiz kiralama veya sadece yüksek maaşlarının ödenmesi yoluyla kadroya katılması hesaplanıyor.
Stoperde ise ilk hedef Zanka... 29 yaşındaki Danimarkalı futbolcuyla anlaşılsa da Huddersfiled kulübü bonservis bedeli talep ediyor. Sonuç olarak sarı-lacivertliler; Kolarov, stoper ve forvet transferlerini bonservis ödemeden yaparsa Gustavo için Fransız kulübüne karşı masada eli daha güçlü olacak.

Fenerbahçe'nin son bombası Lucas Silva

Fenerbahçe son 3 sezonu Cruzeiro’da kiralık geçiren ancak bonservisi İspanyol ekibi Real Madrid'de olan 26 yaşındaki Lucas Silva'yı kiralamak için teklif yaptı. Real onay verdi, Silva da yıllık 2.5 milyon euroyu kabul etti.
Yeni sezonun startını şampiyonluk parolasıyla veren ve bu uğurda tüm imkanlarını seferber eden Fenerbahçe’nin yeni bombası Lucas Silva olacak. Transfer döneminde kadrosuna Muriç, Rodrigues, Kruse, Emre Belözüoğlu, Deniz Türüç gibi önemli isimleri katan Sarı-Lacivertliler’in Real Madridli ön libero Lucas Silva transferinde de önemli mesafe kat ettiği öğrenildi.

1 MİLYON EURO İNDİRİM YAPTI

Kanarya, Audi Cup’ta üçüncülük maçında karşılaştığı Real Madrid ile Brezilyalı oyuncu için ilk görüşeyi yapmıştı. Son 3 sezonu Cruzeiro’da kiralık olarak geçiren 26 yaşındaki oyuncuyu yeniden kiralamak için Kanarya’ya yeşil ışık yakan İspanyol ekibi ile devam eden görüşmelerin de olumlu geçtiği ve 1-2 gün içinde sonuç alınabileceği ifade edildi. Fenerbahçe, ilk olarak 3.5 milyon euro isteyen Silva’yı da senede 2.5 milyon euroya ikna etti.

SATIN ALMA OPSİYONU OLACAK

Mukaveleye satın alma opsiyonunun da konacağı ancak, bu konuda taraflar arasında henüz net bir mutabakatın sağlanmadığı da vurgulandı.Lucas Silva, kiralık olarak görev yaptığı Cruzeiro’da 3 sezonda 107 maça çıkarken 3 gol attı, 3 de asist yaptı.Lucas Silva, Brezilya’nın genç milli takımlarında 10 maça çıkıp, 2 de gol attı ancak A Takım seviyesinde oynayamadı. Asıl mevkisi ön libero olan Sambacı, 10 numara da da görev yapabiliyor.
Fenerbahçe Maçı İzle, Taraftarium 24 İzle, Justin TV İzle, Canlı Maç İzle,

6 Ağustos 2019 Salı Galatasaray Haberleri

Bakayoko'dan Galatasaraylı taraftarları heyecanlandıran hareket!

Galatasaray'ın transfer listesinde yer aldığı iddia edilen Tiemoue Bakayoko, sarı-kırmızılı bir taraftarın 'Galatasaray'a gel' mesajını beğendi. Fransız oyuncunun bu hareketi Galatasaraylı taraftarları heyecanlandırdı.
Transfer çalışmalarını sürdüren Galatasaray'da gündem Chelsea'nin 24 yaşındaki oyuncusu Tiemoue Bakayoko. Sarı-kırmızılılar Fransız oyuncuyu kiralık olarak kadrosuna katmak istiyor.
Galatasaraylı yöneticiler Chelsea ile görüşmelerini sürdürürken, Bakayoko'nun sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı hareket transfere yeşil ışık verdiği şeklinde yorumlandı.
24 yaşındaki oyuncu, Galatasaraylı bir taraftarın 'Galatasaray'a gel' mesajını beğendi. Bakayoko'nun bu hareketi sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.

Galatasaray'dan Falcao fedakarlığı

Kolombiyalı oyuncunun transferi için geri adım atan Galatasaray yönetimi Monaco'ya 3 milyon euro vermeye razı oldu.
Galatasaray’da Radamel Falcao bekleyişi sürüyor. Sarı-kırmızılı kulüp adına görüşmeleri gerçekleştiren menajer Ahmet Bulut önceki gece İstanbul’a dönerken sarı-kırmızılı yöneticilere bilgilendirme yaptı.
Monaco’nun Falcao transferine izin vermesi için bir veya iki takviye yapması gerektiğini anımsatan Bulut, bonservis konusunda ise rakamı 3 milyon euroya indirdiklerini aktardı.
Ahmet Bulut’un sunumu sonrası Başkan Mustafa Cengiz transferin gerçekleşmesi talimatı verdi. Buna göre daha önce Falcao’yu kesinlikle bonservis vererek transfer etmeme eğiliminde olan sarı-kırmızılılar taraftarın da beklentisini dikkate alarak bu konuda fedakârlık yapmaya hazır.
Kolombiyalı yıldızın transferi için nakit arayışına giren yöneticilerin ilk planda Monaco’ya ve futbolcuya yapılması planlanan ödeme için girişimlere başladığı bildirildi.
Galatasaray’da Falcao transferi için bugün veya yarın net bir sonuca varılması hedefleniyor.
Kolombiyalı futbolcunun menajeri Mendes ise sarı-kırmızılı yetkililere Valencia iddialarını yalanladı.
Öte yandan Radamel Falcao’nun instagram’da, “Binlerce kişi merak ediyor. Falcao Galatasaray’da oynayacak mı?” gönderisini beğenmesi sarı-kırmızılı taraftarları heyecanlandırdı.

Galatasaray’da hedef kupaları 3’lemek

2019 yılında Süper Lig şampiyonu olup, Ziraat Türkiye Kupası’nı müzesine götüren Galatasaray, TFF Süper Kupa’yı alıp hem yeni sezona moralli başlamak hem de bu yılki kupa sayısını 3'e çıkarmak istiyor.
Geride kalan futbol sezonunda Süper Lig ve Ziraat Türkiye Kupası şampiyonlukları yaşayan Galatasaray, yeni sezona da kupa ile başlayıp 2019 yılını 3 kupa ile tamlamak istiyor. Geçtiğimiz sezon yine bu kupada Akhisarspor ile mücadele eden sarı-kırmızılılar, penaltılarla kupayı kaybetmişti. İki takım son olarak Türkiye Kupası finalinde karşılaşmış, Galatasaray 1-0 geriye düştüğü maçtan 3-1 galip ayrılarak kupayı müzesine götürmüştü.

Cimbom ilk 2008’de kazandı

Yeni adıyla 2006 yılında oynanmaya başlanan Süper Kupa’da bugüne kadar 8 kez mücadele eden Galatasaray, bunların 5’inde zafere ulaşan ekip oldu. Bu kupayı ilk olarak 2008 yılında Kayserispor karşısında kazanan sarı-kırmızılılar, son olarak ise 2016 yılında Beşiktaş’ı geçerek kupaya uzandı.

4 hazırlık maçında 2 galibiyet

Galatasaray, yaz hazırlık döneminde 4 hazırlık maçı yaptı. Sarı-kırmızılılar, bu müsabakalarda 2 galibiyet alırken, 2 kez de mağlup oldu. Aslan; Avusturya kampında RB Leipzig'e 3-2, Augsburg'a 4-1 yenilirken, Bordeaux'u 3-1 mağlup etti. Son olarak İstanbul’da Panathinaikos ile mücadele eden Cimbom, sahadan 2-1 galip ayrıldı.

Yenilerin ilk resmi maç heyecanı

Sarı-kırmızılılar, 2019-2020 yaz transfer döneminde kadrosuna şu ana kadar 8 isim dahil etti. Cimbom; Adem Büyük, Ryan Babel, Valentine Ozornwafor, Jimmy Durmaz, Şener Özbayraklı, Okan Kocuk, Jean Michael Seri ve Emre Mor’u transfer etmişti. Bu isimlerden sakatlığı devam eden Şener haricindeki diğer futbolcular, Teknik Direktör Fatih Terim’in görev vermesi halinde Akhisarspor maçıyla birlikte ilk resmi maçına çıkacak.

Fatih Terim cezalı

Süper Lig'de geride kalan sezonun 33. haftasında oynanan Galatasaray - Medipol Başakşehir maçında hakem tarafından tribüne gönderilen ve Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) tarafından 3 maç men cezası alan Fatih Terim, Akhisarspor karşısında takımın yanında olamayacak. Terim’in yerine yedek kulübesinde yardımcı antrenör Levent Şahin yer alacak.

Terimli Galatasaray 19 kupa kazandı

Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, sarı-kırmızılıların başında bugüne kadar 19 kupa kazandı. Terim’in öğrencileri, Türkiye’ye 2000 yılında UEFA Kupası’nı getirirken, 8 Süper Lig, 3 Türkiye Kupası, 3 TSYD Kupası, 2 TFF Süper Kupa, 2 kez de Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı kazandı.

Cuellar'ın gönlü Galatasaray'da!

Galatasaray'ın ön libero adayları arasında yer alan Gustavo Cuellar’ın Galatasaray’da forma giymek için çok istekli olduğu belirtildi.
Brezilya basınında yer alan haberlerde, “Cuellar, Galatasaray’ın teklifini kabul etmeye hazır. Uzun süredir Avrupa’da oynamak istiyordu. Bu onun için büyük bir fırsat” ifadelerine yer verildi.
Sözleşmesinde serbest kalma maddesi 50 milyon euro olarak yer alan 26 yaşındaki ön libero için Galatasaray’ın 3 milyon euro teklif ettiği, görüşmelerin sürdüğü öğrenildi.
Galatasaray Maçı İzle, Taraftarium 24 İzle, Justin TV İzle, Canlı Maç İzle,

6 Ağustos 2019 Salı Trabzonspor Haberleri

Yusuf Yazıcı Lille'de ne kadar kazanacak?

17.5 milyon Euro karşılığında Trabzonspor'dan Lille'e transfer olan Yusuf Yazıcı'nın kazanacağı yıllık ücret de belli oldu.
Yusuf Yazıcı, 17.5 milyon Euro, bir sonraki satıştan yüzde 20 pay ve Edgar Le'nin bonservisinin yüzde 50'si karşılığında Lille'e transfer oldu.
Trabzonspor'da yıllık 2.5 milyon TL kazanan 22 yaşındaki oyuncu Fransız ekibinden vergilen hariç 1.1 milyon (6 milyon 800 bin TL) kazanacak.
İkinci yıldan itibaren maaşı bonuslarla birlikte artacak Yusuf Yazıcı'nın sözleşmesinde serbest kalma maddesi ise bulunmuyor.
"En fazla 2 yıl buradasın"
Bu arada imza töreninde Lille Sportif Direktörü Luis Campos Yusuf'u bu sözlerle onore etti. “Kontratın 5 yıllık ama en fazla 2 sene bizimlesin. Dünya starı olma yolunda ilk imzan”

Trabzonspor Diego Rolan ile görüşüyor

Trabzonspor, Diego Rolan ile görüşüyor! Spor Toto Süper Lig ekiplerinden Trabzonspor, İspanya Ligi takımlarından Deportivo forması giyen Uruguaylı forvet Diego Rolan ile görüşüyor.
Yahoo Sport FR'de yer alan habere göre; Karadeniz ekibi, Deportivo forması giyen 26 yaşındaki forvet oyuncu Diego Rolan'ı kiralık olarak kadrosuna katmak istiyor.

Diego Rolan kimdir?

26 yaşında, 1.77 boyundaki Uruguaylı forvet geçen sezon La Liga ekiplerinden Deportivo Alaves'te kiralık olarak forma giymişti. Uruguaylı golcü çıktığı 17 maçta gol atamadı. Rolan'ın bonservisi Deportivo La Coruna'da bulunuyor.

Kampa katıldı

Öte yandan Uruguaylı forvet, Deportivo La Coruna'nın kampına katıldı.

Trabzonspor'un rakibi Sparta Prag, moral depoladı

UEFA Avrupa Ligi 3. Ön Eleme Turu’nda karşılaşacağı rakibi Sparta Prag, Çekya Ligi’nin 4. haftasında Pribram'ı 3-0 mağlup etti.
Fırtına’nın perşembe günü UEFA Avrupa Ligi 3. Ön Eleme Turu’nda karşılaşacağı rakibi Sparta Prag, Çekya Ligi’nin 4. haftasında Pribram ile kozlarını paylaştı.
Milli futbolcumuz Semih Kaya’nın 90 dakika forma giydiği karşılaşmada Bordo- Beyazlılar, rakibini 3-0’lık skorla devirdi ve Trabzonspor maçı öncesinde moral depoladı.
Prag bu sonuçla 4. haftada 2. galibiyetini aldı ve puanını 7’ye yükseltti.

Trabzonspor Oumar Niasse transferini bitiriyor

Alexander Sörloth’un ardından Trabzonspor bir golcü daha alacak... Gündemdeki isim oldukça tanıdık: Oumar Niasse. 2014 ve 2016’da Fırtına’nın kapısından dönen 29 yaşındaki Senegalli yıldız, bu kez Bordo-Mavili formaya hiç olmadığı kadar yakın.Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu’nun, “Lig başlayana kadar 2 forvetin transferini bitirmek istiyoruz” sözlerinin ardından Bordo- Mavililer ilk olarak Alexander Sörloth’u duyurdu. Radardaki diğer golcüyü FANATİK açıklıyor: Oumar Niasse. 2014’te Akhisar forması giydiği dönemde ciddi şekilde görüşülen ancak transferi son anda yatan Niasse, 2016’da tekrar kiralık olarak gündeme gelmişti. Ancak bu kez de kulübü Everton transfere izin vermemişti. Aradan yıllar geçmesine rağmen Fırtına’nın Niasse aşkı bitmedi. Yusuf Yazıcı’yı Lille’e satan Fırtına, Senegalli yıldızı bu kez renklerine bağlamak istiyor.

Everton gönderecek

Oyuncu cephesiyle temaslar hız kazanırken, ikna çabaları sürüyor. Everton’da yeni sezonda forma şansı bulması çok zor gözüken Niasse, 1 yıl mukavelesinin kaldığı Premier Lig ekibinden ayrılacak. İngilizler’in bonservis konusunda sıkıntı çıkartmayacağı öğrenilirken, Trabzonspor Yönetimi Niasse’yi bitirmek için tüm kozları oynuyor.
Şifresiz Maç İzle, Futbol Cafe TV, Net Spor, Taraftarium 24 İzle
submitted by Haberfutbol24 to u/Haberfutbol24 [link] [comments]


2019.07.11 10:57 Haberfutbol24 11 Temmuz 2019 Perşembe Transfer Haberleri

11 Temmuz 2019 Perşembe Beşiktaş Transfer Haberleri
Dorukhan Toköz transferinde son dakika! İtalyanlar açıkladı...
Beşiktaş'ın yıldız ismi Dorukhan Toköz'ün Udinese'ye transferinde sıcak saatler yaşanıyor. İtalyan basınından konuyla ilgili gündeme bomba gibi düşen bir son dakika haberi geldi. Beşiktaş'ın geçtiğimiz yaz Eskişehirspor'dan kadrosuna kattığı Dorukhan Toköz, yeni takımı için artık gün sayıyor. İtalyanların dünyaca ünlü spor gazetesi La Gazzetta dello Sport, bugün okuyucularıyla paylaştığı son dakika haberinde 23 yaşındaki milli futbolcunun Serie A ekiplerinden Udinese'ye transferinin bittiğini duyurdu.
Haberde defansif orta saha oyuncusu için Siyah Beyazlılar'a ödenecek olan bonservis bedelinin 10 milyon euro olacağı kaydedilirken konuyla ilgili resmi açıklamanın çok kısa bir süre içerisinde yapılacağı ifade edildi. Gazete, Beşiktaş'ın dün resmi internet sitesi aracılığıyla Udinese ile hazırlık maçı yapacağını duyurmasının da tesadüfi bir gelişme değil, doğrudan doğruya Dorukhan'ın transferiyle ilgili olduğunu yazdı.
Beşiktaş ilk transferini açıklıyor! Andres Lioi İstanbul'a geliyor.
Yaz transfer döneminin sessiz takımı Beşiktaş, siftahı 22 yaşındaki bir Arjantinliyle yapmaya hazırlanıyor. Siyah Beyazlılar'ın Rosario Central forması giyen sağ kanat oyuncusu Andres Lioi'yi imza için İstanbul'a getireceği öğrenildi.
Yaz transfer döneminin sessiz takımı Beşiktaş'la ilgili Arjantin'den gündeme bomba gibi düşen bir iddia geldi. Ülkede yayım yapan Diario Panorama gazetesi, Rosario Central forması giyen sağ kanat oyuncusu Andres Lioi'nin Avrupa'dan ciddi bir teklif aldığı için Central Cordoba'ya kiralanmaktan son anda vazgeçtiğini yazarken söz konusu teklifi yapan takımınsa Beşiktaş olduğu ortaya çıktı.
Arjantinli gazeteci Adriano Savalli, kendisine ait Twitter hesabından paylaştığı haberde "Andres Lioi, Beşiktaş'la şu an kontrat detaylarını görüşüyor. Central Cordoba'ya gitmeye çok yakındı ancak son anda devreye giren Türk kulübü işi bitirdi. Kendisi, yarın takımdan ayrılacak ve satın alma opsiyonuyla birlikte bir yıllığına kiralanacak." ifadelerini kullandı.
İşte Abdullah Avcı'nın aradığı stoper! Resmi teklif yapıldı
Beşiktaş, yeni sezon için transfer çalışmalarını sürdürüyor.
Siyah beyazlıların gündemine gelen Timothée Kolodziejczak transferinde önemli gelişmeler yaşanıyor.
Teknik Direktör Abdullah Avcı'nın öncelik verdiği sol stoper transferini gerçekleştirmek isteyen siyah beyazlılar, geçtiğimiz sezon Saint-Étienne'de kiralık olarak forma giyen Fransız stoper Timothée Kolodziejczak için teklifini yapmıştı.
Ortacizgi.com'un haberine göre; Beşiktaş yönetimi'nin 27 yaşındaki oyuncunun bonservisini elinde bulunduran Meksika ekibi Tigres'e 3,5 milyon Euro teklif ettiği öğrenildi.
Tigres ise Fransız oyuncu 4 milyon Euro bonservis bedeli talep ediyor.
Türkiye'de oynamaya sıcak bakan Timothée Kolodziejczak için siyah beyazlı yönetimin Meksika ekibinden haber beklediği belirtildi.
Wolverhampton istedi, Quaresma reddetti
Premier Lig ekibi, Beşiktaş’ın Portekizli süperstarının peşine düştü. Kartal’ın yıldızına menaceri aracılığıyla teklifte bulunan Ada ekibi, Q7’den olumsuz aldı. Tecrübeli futbolcu, 1 yıllık kontratına sadık kalma kararı aldı. Kara Kartal’ın Portekizli yıldızı Ricardo Quaresma’ya, İngiltere Premier Lig ekiplerinden Wolverhampton’ın talip olduğu ortaya çıktı. Beşiktaş’la 1 yıllık daha kontratı bulunan 35 yaşındaki kanat oyuncusu için menaceri aracılığıyla ilk teması kuran Ada ekibine, tecrübeli futbolcudan jet yanıt gitti. Beşiktaş’taki alacakları sebebiyle kulüple zaman zaman sorun yaşasa da ailesiyle birlikte İstanbul’daki hayatından memnun olduğunu belirten Q7’nin, menaceri aracılığıyla gelen bu öneriyi reddettiği bildirildi.
Avcı’yı da sevindirdi
Siyah-Beyazlılar’ın dün Riva’da yaptığı takım çalışmasında hırsı ve yüksek performansıyla dikkat çeken Ricardo Quaresma, yeni hocası Abdullah Avcı’yı da sevindirdi. Bireysel futbol anlayışında değişim gözlenen Q7, Avcı’nın takım oyunu üzerine kurduğu taktiğe adapte olduğu hemen fark edildi. Sık sık Avcı’yla performansıyla ilgili konuşan Portekizli süperstarın, yeni sezonda da Beşiktaş’ın en önemli hücum silahlarından birisi olması bekleniyor.
Canlı Maç İzle, Bein Sport Şifresiz Maç İzle, Futbol Cafe TV Taraftarium24 İzle,

11 Temmuz 2019 Perşembe Fenerbahçe Transfer Haberleri

Trezeguet resti çekti!

Reuters, Trezeguet'in Kasımpaşalı yöneticilerle görüştüğünü ve takımdan ayrılmak için izin istediğini yazdı. Mısırlı oyuncuya Fenerbahçe ve Aston Villa'nın talip olduğu biliniyor. Fenerbahçe Teknik Direktörü Ersun Yanal’ın transfer listesinde kanat için ilk sırada yer alan Mısırlı Mahmud Trezeguet ile ilgili Reuters’ten ilginç bir haber geldi.
Afrika Kupası’ndan Mısır’ın elenmesinden sonra Trezeguet’nin, Kasımpaşa yönetimiyle görüştüğü ve “Ayrılmam için izin verin. Beni isteyen önemli kulüpler var. Buradaki görevimi tamamladım. Şimdi gitmek istiyorum” dediği bildirildi.
Trezeguet’nin, Kasımpaşa tecrübesinin ardından daha fazla deneyim için bir başka kulübü istediği de belirtildi.
ASTON VİLLA 10 MİLYON VERİYOR
Haberde Mısırlı oyuncunun Kasımpaşa ile etkileyici bir performans ortaya koyduğu ve Türkiye Ligi’nin en iyi oyuncularından biri seçildiği belirtildi.
France Football tarafından da oyuncunun Mart ayında Avrupa’daki en iyi Afrikalı seçildiği vurgulandı. Trezeguet’yi Türk kulüpleri Fenerbahçe ve Galatasaray’ın dışında, Aston Villa, Watford, Lyon ve Marsilya gibi kulüplerin de istediği hatırlatıldı. Aston Villa’nın oyuncuya 10 milyon euro vermeye hazır olduğu da bildirildi.

Napoli Başkanı Elif Elmas transferini açıkladı!

Napoli Kulübü'nün Başkanı Aurelio De Laurentiis, Fenerbahçe'nin Makedon futbolcusu Eljif Elmas'ı transfer edebilmeleri için oyuncu satmaları gerektiğine dikkat çekti. İtalyan basınına açıklamalarda bulunan Laurentiis, 19 yaşındaki orta saha oyuncusu Eljif Elmas transferini çok önemsediklerini söyledi. Napoli Başkanı, transfer ile ilgili olarak şöyle konuştu;
"Eljif Elmas'ın transferini çok önemsiyoruz, bunu da inkar etmiyoruz. Bu transfer görüşmesinde ileri seviyeye geçtik. Ancak kadromuz çok geniş ve daha da kalabalıklaşmasını önlemek için satış yapmamız gerekiyor."

Kolarov'da şok gelişme! Fenerbahçe...

Ersun Yanal'ın gözdesi Aleksandar Kolarov'un Roma Teknik Direktörü Paulo Fonseca ile görüştüğü ve 1 yıl daha İtalyan kulübünde kalmaya sıcak baktığı iddia edildi. Fenerbahçe Kolarov transferini bitirmeye yaklaşmışken, Roma’nın başına geçen ve yönetime ‘kalsın’ raporu veren yeni teknik direktör Paulo Fonseca, dün futbolcuyla özel bir görüşme gerçekleştirdi.
Taraflar arasındaki görüşmenin neticesinde Sırp futbolcunun bir sene daha sarı-kırmızılı ekipte kalma konusuna soğuk bakmamaya başladığı ve şimdilik kendisine takımda yola devam edeceği gözüyle bakıldığı öğrenildi.
Portekizli teknik adamın, futbolcunun görev mevkisinde yapmayı düşündüğü değişiklik hakkında da kendisini bilgilendirdiği ve Kolarov’un bunu kabul ettiği belirlendi.
Buna göre Kolarov’u doğal bölgesi sol bek yerine stoperde kullanacağı bilgisinin deneyimli oyuncuya verildiği, takımda kaldığı takdirde bu bölgede oynayacağının farkında olduğu kaydedildi. Ancak tüm bu gelişmelere karşın oyuncunun Fenerbahçe’ye transferinin tamamen imkansız hale gelmediği ortaya çıktı. Sarı-lacivertlilerin ısrarını sürdürdüğü transfer sürecinin, önümüzdeki günlerde yeni gelişmeler ortaya çıkarmasının da sürpriz olmayacağı aktarıldı.
Roma teknik direktörü Fonseca’nın, futbolcusunu yeni görev bölgesinde oynarken görmeyi istediği, bunun için önümüzdeki haftalarda yapacakları hazırlık maçlarında kendisini burada oynatarak test etmek istediği tespit edildi. Ancak bunun uzun bir süre alacak olmasının getirdiği belirsizlik durumunun, futbolcunun soluğu yeni bir takımda almasıyla sonuçlanacak süreci başlatabileceğine de dikkat çekildi.

Ndiaye Fenerbahçe'ye gelmek istiyor!

Son olarak Muriç ve Altay’ı kadrosuna katan Fenerbahçe’de yeni hedef Badou Ndiaye. Kanarya, yıldız ismi kiralamak istiyor. 28 yaşındaki yıldızın Sarı-Lacivertliler'e sıcak baktığı, oyuncunun kulübü Stoke City ile ise görüşmelerin sürdüğü öğrenildi. Fenerbahçe'de yeni hedef Badou Ndiaye… Son olarak Vedat Muriç ve Altay Bayındır'a imza attıran, Garry Rodrigues transferini de bitirme noktasına gelen Sarı-Lacivertliler, Senegalli Ndiaye'yi de kadrosuna katarak orta alanı daha da güçlendirmek istiyor.

KİRALAMA TEKLİFİ YAPILACAK

Sarı-lacivertliler, geçen sezon Galatasaray forması giyen ve bonservisi Stoke City'de olan Ndiaye için İngiliz ekibine satın alma opsiyonlu, kiralama teklifinde bulunacak.

F.BAHÇE'YE SICAK BAKIYOR

Şu anda Senegal Milli Takımı ile Afrika Kupası'nda olan Ndiaye'nin Fenerbahçe'ye gelmeye sıcak baktığı öğrenildi. Bu da Sarı-Lacivertliler'in transferdeki şansını artırıyor.

ERSUN YANAL ÇOK BEĞENİYOR

F.Bahçe Teknik Direktörü Ersun Yanal'ın Ndiaye'yi çok beğendiği ve takımında görmek istediği öğrenildi. Sarı-Lacivertli yönetim de 28 yaşındaki oyuncu için şartla zorlama kararı aldı.
Canlı Maç İzle, Taraftarium24 İzle, Bein Sport Şifresiz İzle, Futbol Cafe TV

11 Temmuz 2019 Perşembe Galatasaray Transfer Haberleri

Son dakika! Fernando Türkiye'den ayrıldı!!!

İspanya La Liga ekiplerinden Sevilla'ya transfer olan Galatasaray'ın yıldız futbolcusu Fernando Reges, ailesiyle birlikte Türkiye'den ayrıldı. Geçtiğimiz günlerde İspanyol ekiple anlaşma sağlayan Brezilyalı futbolcu, İstanbul Havalimanı'ndan Lizbon'a gitti. Fernando'nun daha sonra Sevilla kentine geçeceği öğrenildi.
Bu arada Fernando Reges, transferiyle ilgili basın mensuplarının sorularını yanıtsız bıraktı.

Onyekuru Galatasaray'ı istiyor! Menajeriyle tartıştı!

Galatasaray forması giymek isteyen Onyekuru, CSKA Moskova’yla masaya oturan temsilcisi Barmada’yla tartıştı!. Transferin hızlı takımı Galatasaray, sürekli olarak yeni isimleri açıklarken taraftarlar, Onyekuru’nun durumunu merak ediyor. Bonservisi Everton’da bulunan 22 yaşındaki sol kanat oyuncusu için pazarlıklar sürerken menajeri Barmada, “CSKA Moskova’yı reddettiğimiz yönündeki haberler gerçeği yansıtmıyor. Görüşmeleri sürdürüyoruz” demişti. İşte bu sözler üzerine Henry Onyekuru ve menajerinin arasına soğukluk girdi.

GÖRÜŞMELER DONDURULDU

Nijeryalı futbolcu, temsilcisiyle bir telefon görüşmesi gerçekleştirerek, “Everton beni 1 yıl daha kiralayacaksa bu takımın Galatasaray olmasını istiyorum. Rusya’yı kesinlikle düşünmüyorum. Galatasaray’la Şampiyonlar Ligi’nde vitrin yapabilirim” dedi. Bunun üzerine Barmada’nın Rus ekibiyle görüşmeleri dondurduğu belirtildi. G.Saray-Everton pazarlığı ise sürüyor.

Galatasaray'da ya Mariano ya da Linnes yolcu!

Galatasaray orta sahaya transfer yapmak için sağ bekteki Mariano ya da Linnes’den birini satmayı planlıyor. Öncelik ise Mariano’nun satılması...
Transferde yol haritasını belirleme uğraşı veren Galatasaray, orta sahaya transfer yapmak için Mariano ve Linnes'den birini göndermeyi planlıyor. Sağ bek pozisyonu için Şener Özbayraklı'nın transferinden sonra Mariano ve Linnes'ten birinin gönderilmesine kesin gözüyle bakılıyor.

İLK TERCİH MARIANO

Galatasaray'da yıllık 2.2 milyon Euro olan Mariano'nun gönderilecek oyuncular arasında ilk sırada olduğu öğrenildi. Bu futbolcu için yapılan teklifler mercek altına alındı. Linnes için de bazı kulüplerin devrede olduğu belirlendi. G.Saray Yönetimi'nin bu konuda en kısa sürede karar vereceği öne sürüldü.

Galatasaray'dan sürpriz hamle... Muslera'nın yanına Okan Kocuk!

Galatasaray'dan sürpriz kaleci hamlesi... Yerli kaleci transferinde Galatasaray’ın gündeminde Okan Kocuk var. 23 yaşındaki başarılı file bekçisi için Bursaspor ile görüşme yapılacak. Okan'ın Galatasaray'a transfer olmayı çok istediği öğrenildi. Sarı-Kırmızılılar, bu yaz döneminde Muslera’nın arkasına artık iyi bir yerli kaleci almak istiyor. Yıllardır Uruguaylı file bekçisinin kadroda sağlam alternatifi bulunmazken, Galatasaray teknik heyeti Okan Kocuk’un ismini yönetime iletti. Küme düşen Bursaspor’la yeni sezon hazırlıklarına başlayan 23 yaşındaki Okan’ın bonservis bedeli 2.5 milyon TL. Geçen sezon Süper Lig’de 22 maça çıkıp, kalesinde 23 gol gören 1.87’lik genç eldiven, daha önce A Milli Takım’ın aday kadrosuna da çağrılmıştı. İkinci Başkan Abdurrahim Albayrak, önümüzdeki günlerde Bursaspor Yönetimi ile görüşecek ve Okan’ı resmen isteyecek. Genç eldiven ise Galatasaray’a gelmek için adeta can atıyor.
Canlı Maç İzle, Futbol Cafe TV, Bein Sport Şifresiz Maç İzle, Taraftarium24 İzle
submitted by Haberfutbol24 to u/Haberfutbol24 [link] [comments]


2019.07.06 10:32 kanguen 3. seviye bir parti için uygun olabilecek, ilerleme hızına göre 1-2 seanslık senaryo.

One shot olarak da oynanabilecek bu hikayeyi eğer one shot yaparsanız verilen ipuçlarını artırıp bazı kısımları atlamayı düşünebilirsiniz. Şu anki haliyle 4-6 saatlik oyun süresi alır.
Broomback Köyü ve Buçukluk Festivali
Grubunuz buraya buçuklukların isteği üzerine, festival başlamadan orada keyifleri kaçırabilecek yakınlara yerleşmiş goblinlerin altedilmesi için çağrılır. Bu bölgeye tıknaz tepeler denir ve toplumdan izole 10 tane buçukluk köyünden oluşur. Festivalleri ise güzde yaptıkları bir hasat şenliğidir. Tüm köylüler Broomback'te toplanıp 3 gün 2 gece eğlenecektir ve bu süreçte bıraktıkları köyler, hatta festivalde kendileri savunmasız bir halde kalırlar. (Buralarda zaman geçirirken oyunculara arkaplan müziği olarak bu siteden Halfling Festival'ı döngüye alabilirsiniz.)
Muhatap olacakları kişi köyün en yaşlısı ve baş rahibi Ethan'dır. Kendisi ömrünün sonlarına yaklaşmış (120+) bir ihtiyardır ama hala adımını güçle basıp korkusuzca görevini yerine getirebilecek canlılığa sahiptir. Ethan en sevecen ses tonuyla gelen gruba teşekkürünü eder, onlara festival için hazırlanan şölenden sunar ve oturabileceğiniz boyutta masa veya sandalye olmayınca varillere oturup geçeyi geçirecekseniz samanlıkta geçirirsiniz. Artık gün batmak üzeredir, siz yol yorgunusunuz ve festival ertesi günü başlayıp özellikle akşam canlanacak. Sizden bu vakte kadar goblinleri etkisiz hale getirmeniz istenir. Öldürmeniz değil, Ethan din adamı yaklaşımıyla onların hayatta kalmaya çalışan canlılar olduğunu ve hiçbir canın gereksiz yere alınmaması gerektiğini söyler. Sizden özellikle istediği şey savaşçılarına silah bıraktırmanız ve etkisiz hale getirmeniz. Sonrasında kendileri burayı çok iyi bildiklerinden onları tepelerin ardında, yerleşim olmayan bir mağara yakınlarına götüreceklerini, o kısımda size gerek olmadığını söyler.
Ethan ve rahiplerin inançları
Normalde buçukluklar arasında görünen Avandra inancı yerine buradaki kişiler ve rahipler farklı, bilinmeyen bir tanrıya taparlar. Broomback yakınlarında kayalık bir tepenin yamacında yıkılmış, sadece dizden altı olan, ayak kısmı bile zamanla paramparça olmuş yüzlerce yıllık bir heykel onların tapınağı olmuştur. Heykelin çevresinde hala sütunlar ve işlenmiş taşlardan kalıntılar vardır, bir dönem burada ihtişamlı bir yapı olduğu barizdir. Şu anda sadece heykelin tam önünde ortası çukur bir kase gibi duran ve oradan yeraltına giden bir oluk olan sunak görülebilir.
Rahipler kendisine kadim olan derler ve ortada ne bir yazıt ne de sembol olduğu için kimse onun kim olduğunu bilmez. Tek bildikleri özellikle son yüzyılda ona hayvan kurbanlarını verdikleri sürece çevrede tehlike fazla olmaz, ekinleri ölmez, hasatları bol olur. Rahiplerinin büyülü şifa güçleri bile vardır, bu mucizeler sayesinde halkın inancı güçlenir. Sadece Ethan'ın duyduğu bir şekilde bu kurbanlar verildiğinde Kadim Olan'ın kendisi ile konuştuğunu, ne yapmaları gerektiğini söyler. Acemi de olsalar bu maceracılar için bir hayli şüphe uyandırabilecek bir durumdur. Eğer bu kültün detaylarını öğrenmek isterlerse genç rahipler sadece Ethan'ın yolunu takip eder, orada dua edip kurban verirler. Onların işin detayından haberleri yok. Her köyde bir rahip ve bir de Ethan baş rahip olmak üzere 11 kişiler. Ethan gözdağı girişimlerine pek kulak asmaz ve başarılı bir şekilde korkutulursa halkı galeyana getirip maceracılara karşı kışkırtır. Ethan için "priest", diğer rahipler için "acolyte" stat bloklarını kullanabilirsin.
(Burada artık sadece DM'in bilmesi gereken notlardan birini düşeyim. Bu olayı şu anlık sadece Ethan biliyor ve 4 rahibine festival gecesi kadim olanı onurlandıracakları bir ritüel gerçekleştireceklerini söyleyip biraz beyinlerini yıkamış. Ethan muhtemelen bu işe başladığında kendisi de kandırılmış ama neredeyse bir asır ibadet ve bu tanrı ile konuşmadan sonra artık bağnazlığı hat safhada. Aslında taptıkları varlık zamanında paladinler tarafından yıkılmış bir Asmodeus tapınağı ve Cehennem Lordunun ta kendisi. Ethan bu goblinleri de canlı istiyor çünkü hepsini ritüelde kurban edecek.)
Goblinler ve görünen konu
Eğer oyuncular daha farketmediyse asıl konu hala goblin avı gibi görünecektir. Koruluktan 2 saat yolculuk yaptıktan sonra maceracılar goblin mağarasına ulaşır ve buranın girişi goblin yapımı derme çatma bir sur, yanında 2 balkon ve bunların kuleleri ile korunur. Surun kapısını indirmek için ağır zırh giyen ya da ağır bir karakteri oynayan (zırhsız bir half-orc, ejderdoğan veya goliath da iş görür) DC 20 Atletizm zarı ile kapıyı indirebilir. O alana atılan bir shatter büyüsü doğrudan kuleleri bile indirip suru mahvedecektir. Kulelerde ve surdaki goblinler oklarla savunacak, 4 tane okçu var, AC'lerine yarı siperden dolayı +2 eklenir. Sur aşıldığında içerde normal kılıç kalkan bekleyen 6 tane goblin var. Hepsi aynı anda saldırırsa zorlanabilirler, özellikle onları öldürmemeye çalışıyorlarsa (Unutma sadece yakın dövüş saldırısı ile verilen hasarlarda öldürme yerine bayıltmayı seçebilirsin). Savaşçıları ikiye bölüp 2 round ilk kısımla savaştıktan sonra diğerlerinin yardıma koşması zorluğu idare etmeyi kolaylaştırır. Bu 10 savaşçı etkisiz hale geldikten sonra mağarada 30 tane daha işçi ve çocuklardan oluşan zararsız goblinler bulunur, toplamları 40 kişi. Onlar savaşı bitirdiği anda 4 rahip ve yanlarında birkaç kolcu ile birlikte buçukluklar gelir, şükranlarını sunarlar, vaadedilen 100 altınlık keseyi verip artık işlerinin burada bittiğini kibarca belli ederler. Eğer bizimkiler kalmak ve yardım etmek için ısrar ederlerse onlar da goblinleri götürdükleri yeri gizli tutmak istediklerini, daha sonra savaşçıların onları rahat bırakmayacağından korktuklarını söylerler. Bir şekilde grupla kalınırsa buçukluklar cidden bu goblinleri bağlayıp uzun bir yola çıkarırlar, maksat siz bırakıp gidince onları asıl destinasyona götürmektir. Eğer bıraktıktan sonra da başlarında beklenirse, orada buçukluklar gruba sürpriz destek alıp saldıracaktır.
Goblinlerin esas gideceği yer bu harabe tapınağa giden gizli bir mağaradır. Burayı bulmak için grup alanı terkettikten sonra yeniden dönüp izleri takip edebilir. Çok sayıda kişi taşındığı için bu kolay bir zardır DC 10 Hayatta Kalma yeterli. Bu mağaraya girildiğinde içerde istenirse mağarada avlanan 1 giant spider ve 2-4 wolf spider olabilir, kendileri neredeyse evcilleştirilmiştir ve buçukluklara dokunmazlar. Bu arada grubu genellikle izleyen bir karga vardır, eğer grup kültü farketmiyorsa onları tedirgin etmek için sürekli bu kargadan bahsedilebilir. Karga şekil değiştirmiş bir imp'tir ve Ethan ile konuşan "tanrı" aslında kendisidir. Bu mağaradan aşağı inen ince uzun bir yol sonunda artık oyulmuş taş basamaklara ve duvarlara geçilir. Dik basamaklardan indikleri anda dar küçük bir odada bekçi olarak bekleyen çift başlı kapkara bir köpek anında onlara saldırır. Bunun için death dog statlarını kullan. Odada solda yukarıdaki gibi bir kase ve sunak, sağda şeytani bir heykel ve hemen altında bir kan havuzu, karşılarında ise taştan bir kapı ama kilidi ya da kolu yok. Son 1 dakika içinde ölmüş bir varlığın kanını kaseye doldurarak açabilirler bu kapıyı, köpek de bunun için yeterlidir ama grup bunu çözmekte zorlanırsa 10 HP değerinde kendi kanlarını akıtmaları gerekir (Toplamda).
İçeride ters bir piramit diye tasvir edilebilecek basamakların ortaya indiği, ortada bir kan havuzunun ortasında küçük bir sunak ve bu sunağın yanında ilk bakışta sırtını gördüğün mor bedenli, boynuzlu bir varlık. Odaya tam girilirse 4 köşesinde birer sunak daha vardır ve bunlardan ortadaki havuza oluklar gider. Bu köşelerin her birinde 1 buçukluk rahip ve 5 tane goblin vardır. Her round rahipler birer tane goblin kurban ederler ve bu ortadaki şeytanı iyileştirir ya da ona geçici HP verir. Zorluğu gruptaki dini karakterlere göre ayarlamak uygundur. Paladini olan bir grup bu savaşta zorlanmaz. Her round bu şeytan (kendisi için bearded devil stat bloğunu kullan) 10-20 arası HP yeniler. Ve eğer grup bu rahipleri ve kurbanları durduramaz ve toplamda 20 goblinden 12'si kurban edilirse ortadaki sunakta boyut kapısı açılır, kanatlı bir şeytan gelir ve sonra grubun mahvoluşunu tasvir edersin.
Buradan sonra hikayeyi bağlama, Ethan'ı suçlama ya da adalete teslim etme vb. gruba kalmıştır. Bu oyunu birkaç kere oynattım ve genel olarak güzel gider, umarım eğlenirsiniz. Battlemap olarak bu kullanılabilir https://ibb.co/ZcQL0ds
submitted by kanguen to 5eturkce [link] [comments]


2019.07.04 11:10 Haberfutbol24 4 Temmuz 2019 Perşembe Transfer Haberleri

4 Temmuz 2019 Perşembe Beşiktaş Transfer Haberleri
Boateng, Beşiktaş'a gelmek istiyor!
Kartal Kevin Boateng’i kiralamak için İtalyan kulübüyle aralıksız olarak görüşüyor. Yıldız futbolcunun da Beşiktaş’a gelmek istemesi bu transferin bitme ihtimalini çok güçlendirdi. Beşiktaş ​Boateng için görüşmelerine hız verdi. Takıma yararı olacak oyuncuların yanı sıra ses getirecek bir ismi renklerine bağlamak isteyen Siyah-Beyazlı yönetim Ganalı forvet için kulübü Sassoulo ile görüşmelerini aralıksız olarak sürdürüyor.
Yönetimin tecrübeli oyuncu için İtalyan kulübüne kiralama teklifinde bulunduğu gelen bilgiler arasında.
Ganalı starın Beşiktaş'ta oynamak istemesi Siyah- Beyazlı yönetimin elini güçlendirmiş durumda. Geçtiğimiz sezon İtalya Ligi'nde 13 maçta oynayan Boateng kiralık gittiği Barcelona'da ise 4 maçta forma giydi.
Beşiktaş Mehmet Topal'a teklif yaptı!
Mali sıkıntılar nedeniyle Dorukhan Toköz’ü satış listesine koyan Beşiktaş, Fenerbahçe ile olan sözleşmesini fesheden ve bonservisi elinden olan 33 yaşındaki oyuncu Mehmet Topal’a 2 yıllık sözleşme teklif etti. Beşiktaş'ta dün sürpriz bir gelişme yaşandı. Siyah beyazlıların uzun süre önce anlaştığı ancak Mısır kulübü Pyramids'in peşinat istemesi sebebiyle bir türlü imza attırılamayan Okechukwu Azubuike, Medipol Başakşehir ile anlaştı.
Mali sıkıntısı nedeniyle Dorukhan Toköz'ü satmaya karar veren ve İtalyan ekipleriyle temas halinde olan siyah-beyazlılar, mutlak bir ön libero için Mahmut Tekdemir'i gündemine alsa da Başakşehir'in oyuncusunu bırakmayacağını açıklaması üzerine ibrenin değişmesine neden oldu.
ABDULLAH AVCI ÇOK GÜVENİYOR
Geçtiğimiz günlerde Fenerbahçe ile sözleşmesini karşılıklı olarak fesheden Mehmet Topal ile resmi temaslara başlayan siyah-beyazlılar, Topal'ın da kariyerine Türkiye'de devam etme isteğiyle birlikte transferi hızlandırdı. 33 yaşındaki tecrübeli oyuncuyu teknik direktör Abdullah Avcı'nın istediği ve takıma büyük fayda sağlayacağına inandığı kaydedildi. Deneyimli isme iki yıllık sözleşme teklifi götürüldüğü öğrenilirken, transferde hafta başına kadar neticeye varılması bekleniyor. Futbolculuk kariyerinde 480 maç bulunan Mehmet Topal, bu maçlarda 31 gol atarken 30 da asist kaydetme başarısı gösterdi.
22 milyondan vazgeçmişti
Mehmet Topal, F.Bahçe'de yaşadığı yorucu olayları gerekçe göstererek, 3.4 milyon Euro (yaklaşık 22 milyon TL) alacağından vazgeçip sözleşmesini feshetmişti.
Beşiktaş'ta ikinci feda dönemi
Beşiktaş halihazırda kadrosunda bulunan 26 oyuncuya toplam 30 milyon 500 bin Euro garanti ücret ödüyor. Siyah beyazlı yönetim takımdan gidecekler ve yerlerine geleceklerle birlikte, maaş bütçesini bu rakamın da altına çekmeye çalışacak. Mali kriz nedeniyle takım bütçesinde küçülmeye giden Beşiktaş, adeta ikinci Feda dönemini başlattı. Siyah beyazlı yönetim, halihazırda elindeki 26 futbolcuya toplam 30 milyon 500 bin Euro garanti ücret veriyor. Henüz yeni bir transfer yapmayan Beşiktaş, takımdan ayrılacak oyuncular da hesaba katıldığında takım bütçesinde 30.5 milyon Euro’nun da altına düşmeye çalışacak. Bunun için de transferde acele edilmeyecek. Mümkün olduğunca bonservisi elinde olan oyunculara yönelecek olan Beşiktaş, oyunculara verilecek ücretlerde de istisnai durumlar hariç, 2 milyon Euro’nun üzerine çıkmayacak.
Uzatmak isteyen feda eder
Yönetim, gelecek sezon mukavelesi sona erecek olan ve takımda kalma arzusu olan ve halihazırda 2 milyon Euro’nun üzerinde ücret alan oyunculara da daha düşük kontrat önerecek. Bunu kabul eden isimlerin sözleş
meleri uzatılacak. Siyah beyazlı takımda Quaresma, Vida, Medel, Ljalic, Lens 2 milyon Euro’nun üzerinde yıllık garanti ücret alıyor. Bu oyunculardan Ljajic hariç diğerlerinin hepsine uygun teklifler gelirse elden çıkarılacak. Bu da hem kulübe gelir sağlayacak hem de yüksek kontrat yükünü azaltacak.
Cyle Larin’den tasarruf
1.6 MİLYon Euro yıllık garanti ücret alan ancak yeterli verimi sağlamayan 24 yaşındaki Cyle Larin, en kötü ihtimalle kiralık olarak gönderilecek. Gerekirse bu oyuncunun yıllık ücretinin bir kısmını Beşiktaş ödemeye devam edecek. Yönetim, “Larin’den ne kadar tasarruf yapsam kârdır” mantığıyla bakıyor. Kanadalı golcünün Belçika ekibi Zulte Waregem’e kiralandığı öğrenilse de bu konuda henüz resmi açıklama yapılmış değil. Kadroda bulunan 11 yabancıya 19.6 milyon Euro ödenirken, 15 yerliye ise 70.8 milyon lira (10.9 milyon Euro) ödeniyor.
Beşiktaş Ali Adnan için girişimlere başladı!
Beşiktaş, Umut Meraş’taki belirsizlik nedeniyle Udinese’de oynayan Ali Adnan’a yöneldi. Yönetim İtalyan kulübüne resmi teklifte bulundu. Beşiktaş Yönetimi'nin Abdullah Avcı'nın isteği üzerine bu transferi bitirmek için çaba sarfettiği gelen bilgiler arasında yer alıyor. Beşiktaş'tan yeni bir atak... Yeni sezonda sol bekte sıkıntı yaşamak istemeyen Siyah- Beyazlı yönetim Bursaspor'da oynayan Umut Meraş'taki belirsizlik nedeniyle rotayı daha önce Çaykur Rizespor forması giyen Ali Adnan'a çevirdi.
Bonservisi İtalyan kulübü Udinese'de olan Iraklı futbolcu Vancouver'da kiralık olarak forma giyiyordu. Beşiktaş Yönetimi'nin Abdullah Avcı'nın isteği üzerine bu transferi bitirmek için çaba sarfettiği gelen bilgiler arasında yer alıyor.
Canlı Maç İzle, Taraftarium24 İzle, Futbol Cafe Tv, Bein Sports Şifresiz Maç İzle

4 Temmuz 2019 Perşembe Fenerbahçe Transfer Haberleri

Bryan Dabo'nun menajerinden flaş Fenerbahçe açıklaması!

Önümüzdeki sezona iddialı bir kadroyla girebilmek için çalışmalarını hız kesmeden sürdüren Fenerbahçe'nin Fiorentina forması giyen Bryan Dabo'yu transfer etmek istediği öne sürülmüştü. Oyuncunu menajeri Patrick Mendy de çıkan iddialar üzerine bir açıklamada bulundu. Önümüzdeki sezona iddialı bir kadroyla girebilmek için çalışmalarını hız kesmeden sürdüren Fenerbahçe'nin merkez orta saha bölgesini Serie A ekiplerinden Fiorentina'da forma giyen Bryan Dabo'yla güçlendireceği öne sürülmüştü.
Kulübüyle 2022 yazına kadar kontratı bulunan 27 yaşındaki Burkina Fasolu futbolcunun menajeri Patrick Mendy'den çıkan bu iddialar üzerine bir açıklama geldi. İtalya'da yayım yapan "Fiorentina.it" adlı internet sitesine konuşan Mendy, oyuncunun Sarı Lacivertliler'e transfer olup olmayacağına ilişkin soruya şu yanıtı verdi:
"Fenerbahçe'yle hiçbir görüşmemiz olmadı. Bunların yalnızca birer dedikodudan ibaret olduğunu düşünüyorum. Zira Fenerbahçe'nin sportif direktörü Damien Comolli'yi çok tanıyorum ve oyuncumu istese beni kesinlikle arardı. Bryan şu anda Fiorentina'ya odaklanmış durumda ve başarılı bir sezon geçirmeyi hedefliyor. Yeni yönetimle şimdiye dek görüşmedim. An itibarı ile de planlanmış bir görüşmemiz yok."

Fenerbahçe Yasir Subaşı'nı kadrosuna kattı! Sıra Rodrigues'te...

Kadrosuna daha önce Murat Sağlam, Allahyar Sayyadmanesh, Emre Belözoğlu ve Max Kruse’yi kattığını açıklayan sarı lacivertli kulüp, 23 yaşındaki sol beki de transfer edecek. Ayrıca Garry Rodrgues için görüşmeler sürüyor. Fenerbahçe'de transfer harekatı sürüyor. 1. Lig ekibi Ümraniyespor’da forma giyen Yasir Subaşı, 14 bin Euro’ya transfer olduğu İstanbul ekibindeki başarılı performansıyla dikkat çekti. Bunun üzerine F.Bahçe, eski oyuncusunun sözleşmesindeki, “1 milyon TL’ye geri alınabilir” maddesini devreye soktu ve Yasir’i renklerini kattı.
2 yıl için 5 milyon Euro ödenecek
F.Bahçe'nin , Suudi Arabistan ekibi Al Ittihad’ın gelecek sezon planlamasında yer almayacak Garry Rodrigues’i kiraladığı ifade edildi.
Yeşil Burun Adalı 28 yaşındaki kanat oyuncusunun transferinin kısa süre içerisinde duyurulması bekleniyor. Rodrigues ile 2 sezonluk sözleşme imzalanacağı ve futbolcunun da yaklaşık 2-2.5 milyon Euro civarı yıllık ücret alacağı belirtildi.

İngilizlerden Ozan Tufan'a büyük övgü!

İngilizler, derinlemesine Ozan Tufan’ı analiz etti. Türkiye’de oldukça ses getiren Ozan’ın, şimdi yeteneklerini Avrupa’ya ispatlaması gerektiği yazıldı.
İngilizler'in ünlü analiz platformu ‘totalfootballanalysis’, F.Bahçeli Ozan Tufan’ı inceledi. Kiralık gittiği Alanya’da ve Milli Takım’daki verileri üstünden gidilen grafiklerde, şu detaylar vardı:
Bir merkez orta sahaya göre atak ve savunmada çok rahat. Aynı zamanda saldırma ve patlama oranı yüksek. Anahtar pasları iyi. Cesaretini toplarsa, iyi bir oyuncu olacak. 24 yaşına kadar Milli Takım, F.Bahçe ve Bursa deneyimleriyle, ulusal düzeyde ses getirdi. Becerilerini kullanırsa, Avrupa’da ses getirecek. Türk futbolu için önemli bir sanatçı.

Elif Elmas Fenerbahçe'nin kasasını dolduracak

Fenerbahçe yönetimi, Makedon oyuncusunun transferinde hedefi bir hayli yükseğe çekti, planını değiştirdi. Birçok Avrupa ekibinin yakın takibinde olan Eljif Elmas için bonservisindeki çıkış maddesi olan 23 milyon euronun kulübe kazandırılması düşünülüyor. Bu nedenle genç yıldızın bir sezon daha sarı-lacivertli takımda kalıp, gelecek sezon satılması düşüncesi üzerinde ciddi ciddi duruluyor
Fenerbahçe Yönetimi Eljif Elmas transferinde hedef büyüttü. Birçok Avrupa kulübünün yakın takibinde olan genç futbolcu için bonservisindeki çıkış maddesi olan 23 milyon euronun kulübe kazandırılması hedefleniyor.
Sezon başı ve ortasındaki kötü performansı sebebiyle büyük hayal kırıklığı yaşayan yönetim, ardından Eljif ile biraraya gelmişti. Kötü gidişatın sebepleri masaya yatırılmıştı. Bu görüşme sonrası kendi pozisyonunda oynamaya başlayan Makedon futbolcunun performansı müthiş şekilde arttı. Daha önce 5-6 milyon euroya satma fikri hakimken bu miktar 15’lere yaklaştı.
Şimdiyse yönetimde Eljif’in 15 milyon euronun da üzerinde bir rakama satılma ihtimalinden bahsediliyor. Genç futbolcunun satışı için öncelikle UEFA kararı bekleniyor. Ancak yönetimin kafasında Eljif’ten maksimum bonservis geliri kazanmak var.
Bu nedenle futbolcunun satılmayıp bir sezon daha oynatılması ve 23 milyon euroya gönderilmesi planı üzerinde de ciddi ciddi duruluyor.
Baba faktörü
Genç futbolcunun babası Cevat Elmas ise bir İtalyan bir de Makedon menajerle tek tek külüpleri geziyor. Özellikle İtalyan kulüpleri ile yakın ilişki içine girilse de henüz hiçbir kulüpten resmi bir teklif gelmedi. Sadece menajerler aracılığıyla sarı - lacivertli kulübün ne kadar bonservis bedeli istediği soruluyor. Teklif edilebilecek rakamlar aktarılıyor
Canlı Maç İzle, Taraftarium24 İzle, Futbol Cafe Tv, Bein Sports Şifresiz Maç İzle

4 Temmuz 2019 Perşembe Galatatasaray Transfer Haberleri

Galatasaray'dan Gustavo Cuellar bombası! 6 milyon euroluk teklif...

Yaz transfer döneminin hareketli takımı Galatasaray'la ilgili Brezilya'dan gündeme bomba gibi düşen bir iddia geldi. Sarı Kırmızılı kulübün 26 yaşındaki Kolombiyalı futbolcu Gustavo Cuellar için kulübü Flamengo'nun kapısını çok ciddi bir teklifte çaldığı öne sürüldü
Yaz transfer döneminde Ryan Babel, Jimmy Durmaz, Valentine Ozornwafor, Şener Özbayraklı ve Adem Büyük'ü kadrosuna katan Galatasaray ile ilgili Brezilya'dan gündeme bomba gibi düşen bir iddia geldi
Transferin en hareketli takımı olan Sarı Kırmızılılar'ın Flamengo'da forma giyen 26 yaşındaki Kolombiyalı defansif orta saha oyuncusu Gustavo Cuellar için transfer teklifinde bulunduğu öne sürüldü.

Son dakika! Galatasaray'dan Başakşehir'e flaş transfer!

Medipol Başakşehir, altyapının başına Galatasaray'dan ayrılan Nedim Yiğit'i getirdiğini resmen açıkladı. eni sezon hazırlıklarını sürdüren Medipol Başakşehir'den geleceğe yönelik büyük bir adım atıldı. Son olarak Galatasaray altyapısının başında bulunan Nedim Yiğit, Başakşehir'in altyapsının başına geçti.
Medipol Başakşehir'in yaptığı açıklama şöyle;
İstanbul Başakşehir Futbol Kulübü Akademi Direktörlüğü görevine Nedim Yiğit getirilmiştir. Uzun yıllar Genç Milli Takımlar ve A Milli Takım’da da görev yapmış olan Nedim Yiğit’e ailemize hoş geldin diyor, başarılar diliyoruz.

Flaş iddia! Yusuf Erdoğan'ın transferi askıya alındı.

Galatasaray'da yönetimin, transfer bitmeden Sarı-Kırmızılı formayla fotoğrafı ortaya çıkan Yusuf Erdoğan'ın transferini askıya aldığı iddia edildi. Yusuf Erdoğan'ın Galatasaray formasıyla verdiği fotoğraf başına bela oldu.
Cimbom; Jimmy Durmaz, Babel, Şener Özbayraklı, Adem Büyük, Ryan Babel, Ozornwafor gibi isimlerin transferini açıklarken, Yusuf Erdoğan'da flaş bir gelişme yaşandı.
Bonservisi elinde olan ve İstanbul’da hazırlıklarını sürdüren Yusuf’un, henüz imzayı atmadan askerde iken Galatasaray forması giymesinin sarı kırmızılı yöneticiler tarafından doğru bulunmadığı ve transferin askıya alındığı öne sürüldü.

Mbaye Diagne bu yüzden Arabistan'a transfer olamıyor!

Suudi Arabistan'daki futbol kulüpleri ve yönetimleriyle ilgili derin araştırmada Diagne'nin menajeri D'Avila'nın da adı geçti. Galatasaray, transfere kaynak bulabilmek için dört gözle Diagne’nin satışını beklerken, Suudi Arabistan kapısı kapandı. Genişletilen yolsuzluk soruşturmasında Diagne’nin menajeri William D’Avila’nın da isminin bulunması transferin başka ülkelere kaymasına neden oldu.
Suudi Arabistan’da futbol kulüplerinde yaşanan yolsuzluklar nedeniyle kulüp yönetimlerinin değişmesi ve Diagne transferinin de buna takılması olayı bununla da kalmadı. Derin soruşturmaya Türk futbol piyasasının yakından tanıdığı bir menajer de takıldı.
Suudi devletinin geçmişteki birçok transferi mercek altına aldığı ve Diagne’nin transferi için aracı olan menajer William D’Avila’nın adının da bu soruşturmalarda geçtiği ifade edildi. Bu durum nedeniyle Diagne’nin Suudi Arabistan Ligi Şampiyonu Al Nassr’a transferinin neredeyse imkansız bir hal aldığı ifade edildi. Suudi Arabistan’daki sıkıntılar nedeniyle Diagne için başka pazarlara kaydıkları, sarı-kırmızılıların da bir takım arayışının olduğu bildirildi. Galatasaray’daki birçok yapılacak transferin Diagne’nin satışıyla ilgili olması da yine bazı planların ertelenmesine neden olabilecek gibi görünüyor.
Derdiyok da gidemedi
Suudi pazarındaki duraklama nedeniyle birçok transfer de süreçten olumsuz etkilendi. Galatasaray ile sözleşmesi biten Eren Derdiyok’un da bir Suudi kulübü ile anlaşmasına karşın, yaşanan süreç nedeniyle bu transferin gerçekleşmediği dile getirildi.
Canlı Maç İzle, Taraftarium24 İzle, Futbol Cafe Tv, Bein Sports Şifresiz Maç İzle
submitted by Haberfutbol24 to u/Haberfutbol24 [link] [comments]


2019.07.04 11:09 Haberfutbol24 4 Temmuz 2019 Perşembe Transfer Haberleri

4 Temmuz 2019 Perşembe Beşiktaş Transfer Haberleri

Boateng, Beşiktaş'a gelmek istiyor!
Kartal Kevin Boateng’i kiralamak için İtalyan kulübüyle aralıksız olarak görüşüyor. Yıldız futbolcunun da Beşiktaş’a gelmek istemesi bu transferin bitme ihtimalini çok güçlendirdi. Beşiktaş ​Boateng için görüşmelerine hız verdi. Takıma yararı olacak oyuncuların yanı sıra ses getirecek bir ismi renklerine bağlamak isteyen Siyah-Beyazlı yönetim Ganalı forvet için kulübü Sassoulo ile görüşmelerini aralıksız olarak sürdürüyor.
Yönetimin tecrübeli oyuncu için İtalyan kulübüne kiralama teklifinde bulunduğu gelen bilgiler arasında.
Ganalı starın Beşiktaş'ta oynamak istemesi Siyah- Beyazlı yönetimin elini güçlendirmiş durumda. Geçtiğimiz sezon İtalya Ligi'nde 13 maçta oynayan Boateng kiralık gittiği Barcelona'da ise 4 maçta forma giydi.
Beşiktaş Mehmet Topal'a teklif yaptı!
Mali sıkıntılar nedeniyle Dorukhan Toköz’ü satış listesine koyan Beşiktaş, Fenerbahçe ile olan sözleşmesini fesheden ve bonservisi elinden olan 33 yaşındaki oyuncu Mehmet Topal’a 2 yıllık sözleşme teklif etti. Beşiktaş'ta dün sürpriz bir gelişme yaşandı. Siyah beyazlıların uzun süre önce anlaştığı ancak Mısır kulübü Pyramids'in peşinat istemesi sebebiyle bir türlü imza attırılamayan Okechukwu Azubuike, Medipol Başakşehir ile anlaştı.
Mali sıkıntısı nedeniyle Dorukhan Toköz'ü satmaya karar veren ve İtalyan ekipleriyle temas halinde olan siyah-beyazlılar, mutlak bir ön libero için Mahmut Tekdemir'i gündemine alsa da Başakşehir'in oyuncusunu bırakmayacağını açıklaması üzerine ibrenin değişmesine neden oldu.
ABDULLAH AVCI ÇOK GÜVENİYOR
Geçtiğimiz günlerde Fenerbahçe ile sözleşmesini karşılıklı olarak fesheden Mehmet Topal ile resmi temaslara başlayan siyah-beyazlılar, Topal'ın da kariyerine Türkiye'de devam etme isteğiyle birlikte transferi hızlandırdı. 33 yaşındaki tecrübeli oyuncuyu teknik direktör Abdullah Avcı'nın istediği ve takıma büyük fayda sağlayacağına inandığı kaydedildi. Deneyimli isme iki yıllık sözleşme teklifi götürüldüğü öğrenilirken, transferde hafta başına kadar neticeye varılması bekleniyor. Futbolculuk kariyerinde 480 maç bulunan Mehmet Topal, bu maçlarda 31 gol atarken 30 da asist kaydetme başarısı gösterdi.
22 milyondan vazgeçmişti
Mehmet Topal, F.Bahçe'de yaşadığı yorucu olayları gerekçe göstererek, 3.4 milyon Euro (yaklaşık 22 milyon TL) alacağından vazgeçip sözleşmesini feshetmişti.
Beşiktaş'ta ikinci feda dönemi
Beşiktaş halihazırda kadrosunda bulunan 26 oyuncuya toplam 30 milyon 500 bin Euro garanti ücret ödüyor. Siyah beyazlı yönetim takımdan gidecekler ve yerlerine geleceklerle birlikte, maaş bütçesini bu rakamın da altına çekmeye çalışacak. Mali kriz nedeniyle takım bütçesinde küçülmeye giden Beşiktaş, adeta ikinci Feda dönemini başlattı. Siyah beyazlı yönetim, halihazırda elindeki 26 futbolcuya toplam 30 milyon 500 bin Euro garanti ücret veriyor. Henüz yeni bir transfer yapmayan Beşiktaş, takımdan ayrılacak oyuncular da hesaba katıldığında takım bütçesinde 30.5 milyon Euro’nun da altına düşmeye çalışacak. Bunun için de transferde acele edilmeyecek. Mümkün olduğunca bonservisi elinde olan oyunculara yönelecek olan Beşiktaş, oyunculara verilecek ücretlerde de istisnai durumlar hariç, 2 milyon Euro’nun üzerine çıkmayacak.
Uzatmak isteyen feda eder
Yönetim, gelecek sezon mukavelesi sona erecek olan ve takımda kalma arzusu olan ve halihazırda 2 milyon Euro’nun üzerinde ücret alan oyunculara da daha düşük kontrat önerecek. Bunu kabul eden isimlerin sözleş
meleri uzatılacak. Siyah beyazlı takımda Quaresma, Vida, Medel, Ljalic, Lens 2 milyon Euro’nun üzerinde yıllık garanti ücret alıyor. Bu oyunculardan Ljajic hariç diğerlerinin hepsine uygun teklifler gelirse elden çıkarılacak. Bu da hem kulübe gelir sağlayacak hem de yüksek kontrat yükünü azaltacak.
Cyle Larin’den tasarruf
1.6 MİLYon Euro yıllık garanti ücret alan ancak yeterli verimi sağlamayan 24 yaşındaki Cyle Larin, en kötü ihtimalle kiralık olarak gönderilecek. Gerekirse bu oyuncunun yıllık ücretinin bir kısmını Beşiktaş ödemeye devam edecek. Yönetim, “Larin’den ne kadar tasarruf yapsam kârdır” mantığıyla bakıyor. Kanadalı golcünün Belçika ekibi Zulte Waregem’e kiralandığı öğrenilse de bu konuda henüz resmi açıklama yapılmış değil. Kadroda bulunan 11 yabancıya 19.6 milyon Euro ödenirken, 15 yerliye ise 70.8 milyon lira (10.9 milyon Euro) ödeniyor.
Beşiktaş Ali Adnan için girişimlere başladı!
Beşiktaş, Umut Meraş’taki belirsizlik nedeniyle Udinese’de oynayan Ali Adnan’a yöneldi. Yönetim İtalyan kulübüne resmi teklifte bulundu. Beşiktaş Yönetimi'nin Abdullah Avcı'nın isteği üzerine bu transferi bitirmek için çaba sarfettiği gelen bilgiler arasında yer alıyor. Beşiktaş'tan yeni bir atak... Yeni sezonda sol bekte sıkıntı yaşamak istemeyen Siyah- Beyazlı yönetim Bursaspor'da oynayan Umut Meraş'taki belirsizlik nedeniyle rotayı daha önce Çaykur Rizespor forması giyen Ali Adnan'a çevirdi.
Bonservisi İtalyan kulübü Udinese'de olan Iraklı futbolcu Vancouver'da kiralık olarak forma giyiyordu. Beşiktaş Yönetimi'nin Abdullah Avcı'nın isteği üzerine bu transferi bitirmek için çaba sarfettiği gelen bilgiler arasında yer alıyor.
Canlı Maç İzle, Taraftarium24 İzle, Futbol Cafe Tv, Bein Sports Şifresiz Maç İzle

4 Temmuz 2019 Perşembe Fenerbahçe Transfer Haberleri

Bryan Dabo'nun menajerinden flaş Fenerbahçe açıklaması!

Önümüzdeki sezona iddialı bir kadroyla girebilmek için çalışmalarını hız kesmeden sürdüren Fenerbahçe'nin Fiorentina forması giyen Bryan Dabo'yu transfer etmek istediği öne sürülmüştü. Oyuncunu menajeri Patrick Mendy de çıkan iddialar üzerine bir açıklamada bulundu. Önümüzdeki sezona iddialı bir kadroyla girebilmek için çalışmalarını hız kesmeden sürdüren Fenerbahçe'nin merkez orta saha bölgesini Serie A ekiplerinden Fiorentina'da forma giyen Bryan Dabo'yla güçlendireceği öne sürülmüştü.
Kulübüyle 2022 yazına kadar kontratı bulunan 27 yaşındaki Burkina Fasolu futbolcunun menajeri Patrick Mendy'den çıkan bu iddialar üzerine bir açıklama geldi. İtalya'da yayım yapan "Fiorentina.it" adlı internet sitesine konuşan Mendy, oyuncunun Sarı Lacivertliler'e transfer olup olmayacağına ilişkin soruya şu yanıtı verdi:
"Fenerbahçe'yle hiçbir görüşmemiz olmadı. Bunların yalnızca birer dedikodudan ibaret olduğunu düşünüyorum. Zira Fenerbahçe'nin sportif direktörü Damien Comolli'yi çok tanıyorum ve oyuncumu istese beni kesinlikle arardı. Bryan şu anda Fiorentina'ya odaklanmış durumda ve başarılı bir sezon geçirmeyi hedefliyor. Yeni yönetimle şimdiye dek görüşmedim. An itibarı ile de planlanmış bir görüşmemiz yok."

Fenerbahçe Yasir Subaşı'nı kadrosuna kattı! Sıra Rodrigues'te...

Kadrosuna daha önce Murat Sağlam, Allahyar Sayyadmanesh, Emre Belözoğlu ve Max Kruse’yi kattığını açıklayan sarı lacivertli kulüp, 23 yaşındaki sol beki de transfer edecek. Ayrıca Garry Rodrgues için görüşmeler sürüyor. Fenerbahçe'de transfer harekatı sürüyor. 1. Lig ekibi Ümraniyespor’da forma giyen Yasir Subaşı, 14 bin Euro’ya transfer olduğu İstanbul ekibindeki başarılı performansıyla dikkat çekti. Bunun üzerine F.Bahçe, eski oyuncusunun sözleşmesindeki, “1 milyon TL’ye geri alınabilir” maddesini devreye soktu ve Yasir’i renklerini kattı.
2 yıl için 5 milyon Euro ödenecek
F.Bahçe'nin , Suudi Arabistan ekibi Al Ittihad’ın gelecek sezon planlamasında yer almayacak Garry Rodrigues’i kiraladığı ifade edildi.
Yeşil Burun Adalı 28 yaşındaki kanat oyuncusunun transferinin kısa süre içerisinde duyurulması bekleniyor. Rodrigues ile 2 sezonluk sözleşme imzalanacağı ve futbolcunun da yaklaşık 2-2.5 milyon Euro civarı yıllık ücret alacağı belirtildi.

İngilizlerden Ozan Tufan'a büyük övgü!

İngilizler, derinlemesine Ozan Tufan’ı analiz etti. Türkiye’de oldukça ses getiren Ozan’ın, şimdi yeteneklerini Avrupa’ya ispatlaması gerektiği yazıldı.
İngilizler'in ünlü analiz platformu ‘totalfootballanalysis’, F.Bahçeli Ozan Tufan’ı inceledi. Kiralık gittiği Alanya’da ve Milli Takım’daki verileri üstünden gidilen grafiklerde, şu detaylar vardı:
Bir merkez orta sahaya göre atak ve savunmada çok rahat. Aynı zamanda saldırma ve patlama oranı yüksek. Anahtar pasları iyi. Cesaretini toplarsa, iyi bir oyuncu olacak. 24 yaşına kadar Milli Takım, F.Bahçe ve Bursa deneyimleriyle, ulusal düzeyde ses getirdi. Becerilerini kullanırsa, Avrupa’da ses getirecek. Türk futbolu için önemli bir sanatçı.

Elif Elmas Fenerbahçe'nin kasasını dolduracak

Fenerbahçe yönetimi, Makedon oyuncusunun transferinde hedefi bir hayli yükseğe çekti, planını değiştirdi. Birçok Avrupa ekibinin yakın takibinde olan Eljif Elmas için bonservisindeki çıkış maddesi olan 23 milyon euronun kulübe kazandırılması düşünülüyor. Bu nedenle genç yıldızın bir sezon daha sarı-lacivertli takımda kalıp, gelecek sezon satılması düşüncesi üzerinde ciddi ciddi duruluyor
Fenerbahçe Yönetimi Eljif Elmas transferinde hedef büyüttü. Birçok Avrupa kulübünün yakın takibinde olan genç futbolcu için bonservisindeki çıkış maddesi olan 23 milyon euronun kulübe kazandırılması hedefleniyor.
Sezon başı ve ortasındaki kötü performansı sebebiyle büyük hayal kırıklığı yaşayan yönetim, ardından Eljif ile biraraya gelmişti. Kötü gidişatın sebepleri masaya yatırılmıştı. Bu görüşme sonrası kendi pozisyonunda oynamaya başlayan Makedon futbolcunun performansı müthiş şekilde arttı. Daha önce 5-6 milyon euroya satma fikri hakimken bu miktar 15’lere yaklaştı.
Şimdiyse yönetimde Eljif’in 15 milyon euronun da üzerinde bir rakama satılma ihtimalinden bahsediliyor. Genç futbolcunun satışı için öncelikle UEFA kararı bekleniyor. Ancak yönetimin kafasında Eljif’ten maksimum bonservis geliri kazanmak var.
Bu nedenle futbolcunun satılmayıp bir sezon daha oynatılması ve 23 milyon euroya gönderilmesi planı üzerinde de ciddi ciddi duruluyor.
Baba faktörü
Genç futbolcunun babası Cevat Elmas ise bir İtalyan bir de Makedon menajerle tek tek külüpleri geziyor. Özellikle İtalyan kulüpleri ile yakın ilişki içine girilse de henüz hiçbir kulüpten resmi bir teklif gelmedi. Sadece menajerler aracılığıyla sarı - lacivertli kulübün ne kadar bonservis bedeli istediği soruluyor. Teklif edilebilecek rakamlar aktarılıyor
Canlı Maç İzle, Taraftarium24 İzle, Futbol Cafe Tv, Bein Sports Şifresiz Maç İzle

4 Temmuz 2019 Perşembe Galatatasaray Transfer Haberleri

Galatasaray'dan Gustavo Cuellar bombası! 6 milyon euroluk teklif...

Yaz transfer döneminin hareketli takımı Galatasaray'la ilgili Brezilya'dan gündeme bomba gibi düşen bir iddia geldi. Sarı Kırmızılı kulübün 26 yaşındaki Kolombiyalı futbolcu Gustavo Cuellar için kulübü Flamengo'nun kapısını çok ciddi bir teklifte çaldığı öne sürüldü
Yaz transfer döneminde Ryan Babel, Jimmy Durmaz, Valentine Ozornwafor, Şener Özbayraklı ve Adem Büyük'ü kadrosuna katan Galatasaray ile ilgili Brezilya'dan gündeme bomba gibi düşen bir iddia geldi
Transferin en hareketli takımı olan Sarı Kırmızılılar'ın Flamengo'da forma giyen 26 yaşındaki Kolombiyalı defansif orta saha oyuncusu Gustavo Cuellar için transfer teklifinde bulunduğu öne sürüldü.

Son dakika! Galatasaray'dan Başakşehir'e flaş transfer!

Medipol Başakşehir, altyapının başına Galatasaray'dan ayrılan Nedim Yiğit'i getirdiğini resmen açıkladı. eni sezon hazırlıklarını sürdüren Medipol Başakşehir'den geleceğe yönelik büyük bir adım atıldı. Son olarak Galatasaray altyapısının başında bulunan Nedim Yiğit, Başakşehir'in altyapsının başına geçti.
Medipol Başakşehir'in yaptığı açıklama şöyle;
İstanbul Başakşehir Futbol Kulübü Akademi Direktörlüğü görevine Nedim Yiğit getirilmiştir. Uzun yıllar Genç Milli Takımlar ve A Milli Takım’da da görev yapmış olan Nedim Yiğit’e ailemize hoş geldin diyor, başarılar diliyoruz.

Flaş iddia! Yusuf Erdoğan'ın transferi askıya alındı.

Galatasaray'da yönetimin, transfer bitmeden Sarı-Kırmızılı formayla fotoğrafı ortaya çıkan Yusuf Erdoğan'ın transferini askıya aldığı iddia edildi. Yusuf Erdoğan'ın Galatasaray formasıyla verdiği fotoğraf başına bela oldu.
Cimbom; Jimmy Durmaz, Babel, Şener Özbayraklı, Adem Büyük, Ryan Babel, Ozornwafor gibi isimlerin transferini açıklarken, Yusuf Erdoğan'da flaş bir gelişme yaşandı.
Bonservisi elinde olan ve İstanbul’da hazırlıklarını sürdüren Yusuf’un, henüz imzayı atmadan askerde iken Galatasaray forması giymesinin sarı kırmızılı yöneticiler tarafından doğru bulunmadığı ve transferin askıya alındığı öne sürüldü.

Mbaye Diagne bu yüzden Arabistan'a transfer olamıyor!

Suudi Arabistan'daki futbol kulüpleri ve yönetimleriyle ilgili derin araştırmada Diagne'nin menajeri D'Avila'nın da adı geçti. Galatasaray, transfere kaynak bulabilmek için dört gözle Diagne’nin satışını beklerken, Suudi Arabistan kapısı kapandı. Genişletilen yolsuzluk soruşturmasında Diagne’nin menajeri William D’Avila’nın da isminin bulunması transferin başka ülkelere kaymasına neden oldu.
Suudi Arabistan’da futbol kulüplerinde yaşanan yolsuzluklar nedeniyle kulüp yönetimlerinin değişmesi ve Diagne transferinin de buna takılması olayı bununla da kalmadı. Derin soruşturmaya Türk futbol piyasasının yakından tanıdığı bir menajer de takıldı.
Suudi devletinin geçmişteki birçok transferi mercek altına aldığı ve Diagne’nin transferi için aracı olan menajer William D’Avila’nın adının da bu soruşturmalarda geçtiği ifade edildi. Bu durum nedeniyle Diagne’nin Suudi Arabistan Ligi Şampiyonu Al Nassr’a transferinin neredeyse imkansız bir hal aldığı ifade edildi. Suudi Arabistan’daki sıkıntılar nedeniyle Diagne için başka pazarlara kaydıkları, sarı-kırmızılıların da bir takım arayışının olduğu bildirildi. Galatasaray’daki birçok yapılacak transferin Diagne’nin satışıyla ilgili olması da yine bazı planların ertelenmesine neden olabilecek gibi görünüyor.
Derdiyok da gidemedi
Suudi pazarındaki duraklama nedeniyle birçok transfer de süreçten olumsuz etkilendi. Galatasaray ile sözleşmesi biten Eren Derdiyok’un da bir Suudi kulübü ile anlaşmasına karşın, yaşanan süreç nedeniyle bu transferin gerçekleşmediği dile getirildi.
Canlı Maç İzle, Taraftarium24 İzle, Futbol Cafe Tv, Bein Sports Şifresiz Maç İzle
submitted by Haberfutbol24 to u/Haberfutbol24 [link] [comments]


2019.06.04 09:36 NewsJungle Türkiye'nin Suriye'deki yeniden yapılanma süreci dünya için bir model

Türkiye, evlerini terk etmek zorunda kalan Suriyelilerin hayatta kalma çabaları nedeniyle dünya çapında en fazla takdir gören bir ülkedir. 4 milyondan fazla Suriyeli barındıran ve sürmekte olan çatışmaya rağmen, ihtiyaç duydukları milyarlarca doları harcayan Türkiye, artık Türk kontrolündeki bölgelerde Suriyeliler için müreffeh yerleşimler ve kalıcı yaşam koşulları kurmaya çalışıyor. Nitekim, Türkiye'nin Suriye'deki yeniden yapılanma modeli, hızlı bir şekilde çalıştığı ve bölgeleri kısa sürede tekrar yaşanabilir kıldığından, dünyadaki diğer çatışma sonrası alanlara kıyasla birçok açıdan benzersiz özellikler içermektedir.
Örneğin, Afganistan ve Irak'ın yeniden inşası hala eksik ve yaşam standartları, savaş öncesi koşullara göre yetersiz. Bu bağlamda, Bosna, Afganistan, Irak ve nihayet Suriye gibi çatışma bölgelerinde sivil nüfus, savaşçı kuvvetlerin insafına bırakıldı. Göç etmek zorunda kaldılar ya da göç etmekten başka çareleri yoktu ve insanlık dışı muameleye maruz kaldılar. Hala çok yeni olmasına ve zamanımızın en büyük çatışmasına rağmen, gerçekte Suriye iç savaşının başlamasından bu yana neredeyse on yıl geçti. Çatışma, 500.000'den fazla insanı öldürdü ve 5 milyondan fazla insanı kaçmaya zorlarken, yaklaşık 7 milyonu yerlerinden olmuş durumda. Bazıları Avrupa'ya Ege ve Akdeniz denizlerinden ulaşmaya çalıştı, ancak Yunanistan ve bu denizleri çevreleyen diğer ülkelere giderken yüzlerce kişi öldü.
Yine de, ülkeyi terk eden birçok kişi varken, 320.000'den fazla Suriyeli mülteci, Türk askeri operasyonları ve restorasyon çalışmaları ile terörist unsurlardan kurtarılan memleketlerine geri döndükleri için Suriye'ye geri dönen bazı kişiler de oldu.
Suriye'deki mültecilerin geri dönüşleri yakın zamanda Türkiye'nin iki operasyonundan sonra mümkün oldu: Fırat Kalkanı Operasyonu ve Operasyon Zeytin Şubesi. Türkiye, Fırat Kalkanı Operasyonunu 2016 yılında Fırat'ın batısındaki El-Bab ve Cerablus gibi bölgeleri DAEŞ'ten ve PKK'ya bağlı Halk Koruma Birimlerinden (YPG) temizlemek için başlattı. Ancak Zeytin Şubesi Operasyonu, terörist unsurların bölgesini temizlemek için 2018 yılında kuzeybatı Afrin iline doğru başlatıldı.
Operasyonların ardından Türkiye, sağlık ve eğitim kurumlarının yanı sıra şehirlerin altyapısını yeniden kurma çabalarına da katılmıştır. Okullar yenileniyor ve bir hastane inşa ediliyor. Faaliyetler, komşu ülkelerden memleketlerine dönen Suriyelilerin sayısını arttırdı. Türkiye, çadır kamplarında yaşayan mültecilerin yanı sıra kamp dışında yaşayan mültecilerin ihtiyaçları için bugüne kadar 35 milyar dolardan fazla para harcadı. İnsani yardım, kuzeybatı Afrin ve İdlib'deki 368 merkezde ve Fırat Kalkanı Operasyonu ile temizlenen bölgelerde 285 merkezde devam etme çabalarını sürdürüyor.
Artık Türkiye, tüm dünya için bir model olabileceği için devam eden çatışmalar sırasında bölgeye sürdürülebilir refah ve gelişme getirme çabalarını yoğunlaştırmıştır.
Hasan Kalyoncu Üniversitesi'nde profesör ve Siyasi, Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı (SETA) tarafından yayınlanan "Türkiye'nin Suriye için Yeniden Yapılanma Modeli" raporunun yazarı olan Dr. Murat Aslan, Suriye'deki yeniden yapılanma çalışmalarını ele alıyor. Aslan, "Türkiye'nin Suriye'deki yeniden yapılanma modeli dünyada benzersiz ve uyuşmazlığın hala devam etmesine paralel değil." Dedi.
Türkiye'nin kuzey Suriye’deki askeri ve diplomatik faaliyetlerinin dört ana amacı olduğunu belirten Aslan, şunları özetledi: Türkiye'nin sınır güvenliğini sağlamak, terör örgütlerini yok etmek, ülkelerini terk eden Suriyelilerin geri dönüşü için güvenli bir ortam oluşturmak ve güvenliğin sağlandığı bölgelerde yaşamın sürdürülebilirliği.
Aslan ayrıca, raporun hazırlanmasında Türk sivil toplum kuruluşları (STK'lar), Türkiye ve Suriye'deki sınır şehirlerinin yerel yetkililerinin Gaziantep gibi Türkiye ve Suriye'deki Kızılay ve AFAD gibi insani yardım kuruluşlarına danıştığını belirtti.
“Yeniden yapılanma çabaları, aylarca süren askeri operasyonlarla eşzamanlı olarak başlatıldı ve operasyonlardan sonra da devam etti. Silahlı kuvvetlerle birlikte, tüm devlet kurumları, hevesli sivil toplum kuruluşları ve bir dizi uluslararası kuruluş bu çabaların bir parçası olarak koordinasyon içinde yer aldı. kapsamlı bir angajman / operasyon anlayışıyla, "dedi. Aynı zamanda Türkiye'nin komşu illerindeki devlet dairelerinin ve belediyelerin, ulusal düzeyde faaliyet gösteren kurum ve kuruluşların ve ayrıca sivil toplum kuruluşlarının seferber edildiğini de sözlerine ekledi.
Suriye'deki mevcut krizin barış inşası, insani ihtiyaçlar ve yeniden yapılanma süreçleri açısından detaylandırılması, İbn Haldun Üniversitesi'nde doçent olan Talha Köse, Irak ve Afganistan modellerinin Suriye ile karşılaştırıldığında oldukça etkisiz olduğunu söyledi.
"Etkisizliğin sebeplerinden biri kaynakların görev için adil bir şekilde dağıtılmamasıdır. Uluslararası aktörler belirli aktörleri seçti ve gerilimleri ve şikayetleri ortaya çıkaran bazılarını dışladı. Bu nedenle çatışma derinleşti ve siyasi geçiş başarılı olamadı" Köse dedi. Aslan, dünyadaki ihtilaflı alanlarda böyle bir örnek olmadığını belirtti. "Çalışmamız sırasında Irak, Afganistan modelleri analiz ettik. Bununla birlikte, özellikle çatışmalar devam ederken herhangi bir yeniden inşa etme çabası bulamadık. Daha önce hiçbir ülke Türkiye gibi bir model bulamadı." Dedi.
Irak ve Afganistan'da güvenlik odaklı bir yeniden yapılanma stratejisinin bulunduğunu vurgulayan Aslan, Türkiye'nin Suriye'deki modelinin yukarıda belirtilen örneklerin aksine insani ihtiyaçlar, ihtiyaçlar ve özgüvene dayandığını vurguladı.
“Bugün, savaşçılarla birlikte siviller, şiddetin ve çatışmaların hızından her zamankinden daha fazla etkileniyor. Günümüzdeki çatışmalarda, aktörler ve faktörler karmaşıklaşıyor ve özellikle sivillerin korunmasına yönelik evrensel değerler itiliyor Bu bağlamda, Bosna, Afganistan, Irak ve son olarak Suriye gibi çatışma bölgelerinde sivil nüfus, savaş güçlerinin insafına bırakıldı, göç etmek zorunda kaldılar ya da seçim yapmadılar. ancak göç etmek ve insanlık dışı muameleye maruz kalmaları ”dedi. Aslan ekledi.
Türkiye'nin Suriye'deki insani ve yeniden yapılanma çalışmalarındaki farklılıklara dikkat çeken Köse, Türkiye'nin devlet, devlet dışı, dini, eğitim kurumları ve STK'ları ile tam eşgüdüm içinde sahada çok çeşitli yerel aktörlerle çalıştığını vurguladı. “Türkiye, insani çalışma alanında eşsiz bir deneyime ve yüksek kapasiteye sahip. Bu, barış inşası süreçlerine saygın bir katkı sağlıyor. Somali, Türkiye'nin katkısı olan önemli bir örnekti” dedi.
Türkiye'nin yeniden yapılanma stratejisinin benzersizliğine dikkat çeken Aslan, Türkiye dışında hiçbir ülkenin ihtilaflı bölgeleri koruduktan hemen sonra uygulanan tarımsal, eğitimsel, sosyal ve ekonomik projelere öncelik verdiğini belirtti.
“Türkiye önce insan güvenliği ve insani ihtiyaçların önceliklerini önceliklendiriyor, sonra bunu sürdürmek için her türlü önlemi alıyor. Çatışma devam ederken, Türkiye hızlı bir şekilde kalkınma projeleri yürütüyor ve daha sonra önceden var olan koşulları kurtarıyor. Türkiye buna ne kadar çok önem veriyor. Bu yönleriyle Türkiye, ABD, İran, Rusya, [Suriye] rejimi ve Suriye'deki diğer aktörlerden farklı "dedi.
Türkiye'nin başarısının kilit kavramları olarak "bütün yerel aktörlerle kapsayıcılık ve sinerjiyi" vurgulayan Köse, Amerika Birleşik Devletleri, uluslararası kuruluşlar ve yabancı aktörlerin her zaman "baştan aşağı" devlet ve barış inşası modellerini yapma eğiliminde olduğunu söyledi. Irak, Afganistan’da devam etmekte olan ihtilafları önlemek. Köse, "Ayrıca, bu uluslararası kurumlar ve bu alandaki yabancı aktörler kaynakları verimli kullanmamış ve başaramamışlardı. Buna karşın, Türkiye, bunlarla karşılaştırıldığında sınırlı kapasiteyle daha fazla etkinlik elde etti" dedi.
Kuzey Suriye’de Türkiye’nin yeniden yapılanma projeleri konusunda eğitim faaliyetlerine, meslek okullarına ve eğitime öncelik verilmiştir. Örneğin, Jarablus şehir merkezi ve çevresindeki köylerde bir meslek yüksekokulu, dört lise, 12 orta okul, 98 ilkokul ve bir eğitim merkezi açıldı.
Sosyal hizmetler kapsamında engelli çocuklar için erişilebilir yaşam merkezleri inşa edilmiştir. Halk Eğitim Merkezi anaokulu, bilgisayarlarda dört ders, Türkçe, kuaförlük, dikiş ve nakış kursları içermektedir. Türkiye'den kırk dört öğretmen, 60 okulda öğrenciler için ve yetişkinler için altı merkezde Türkçe öğretmek üzere görevlendirildi.
“Türkiye'nin modeli, Suriyelilerin evlerine geri dönüşlerini de hızlandıracak. Mesela, şu anda Azzaz ve El Bab'a yoğun bir geri dönüş talebi var, buradaki başarılı rekonstrüksiyon projeleri nedeniyle. Manbij'den İdlib'e, sınırları boyunca, Suriyeliler arasında güven ve özgüven sağladı ve yerlerinden olmuş veya göç etmiş Suriyelilerin güvenli bir ortama geri dönmesi için zemin hazırladı. "dedi.
submitted by NewsJungle to TurkishNews [link] [comments]


En iyi 6 Hayatta Kalma Uzmanı  Vlog #4  En populer mi , En Başarılı mı , En Ünlü mü?? Başarılı Olmak İçin Öğrenmemiz Gerekenler - #Gary Keller - Bir Tek Şey - 80/20 Kuralı En İyi 10 Hayatta Kalma Filmi - YouTube Outlast, DLC eklentisi ile Humble Bundle tarafindan artik Steam da bedava sinirli surede !!!! Pipetle ilk deneyim başarılı Başarılı insan olmak istiyorsan bunu izlemelisin! - YouTube İşinde Çok Başarılı Olmak İçin Okunacak Dua Aşılama ile gebe kalma yöntemi kaçıncı denemede başarılı oluyor. EN SURVIVOR KAZANSIN ORMANDA HAYATTA KALMA YARIŞMASI!! (EV YAPTIM) - YouTube

10 Öneri ile Hamile Kalmanın Yolları! Anneysen

  1. En iyi 6 Hayatta Kalma Uzmanı Vlog #4 En populer mi , En Başarılı mı , En Ünlü mü??
  2. Başarılı Olmak İçin Öğrenmemiz Gerekenler - #Gary Keller - Bir Tek Şey - 80/20 Kuralı
  3. En İyi 10 Hayatta Kalma Filmi - YouTube
  4. Outlast, DLC eklentisi ile Humble Bundle tarafindan artik Steam da bedava sinirli surede !!!!
  5. Pipetle ilk deneyim başarılı
  6. Başarılı insan olmak istiyorsan bunu izlemelisin! - YouTube
  7. İşinde Çok Başarılı Olmak İçin Okunacak Dua
  8. Aşılama ile gebe kalma yöntemi kaçıncı denemede başarılı oluyor.
  9. EN SURVIVOR KAZANSIN
  10. ORMANDA HAYATTA KALMA YARIŞMASI!! (EV YAPTIM) - YouTube

Aşk başarılı. Loading... Autoplay When autoplay is enabled, a suggested video will automatically play next. ... Ayaga kalma anları - Duration: 0:33. Onur akkuzu 5 views. New; Son yılların en başarılı hayatta kalma/korku oyunlarından biri olan Outlast, DLC eklentisi ile beraber tamamen ücretsiz oldu. Bu fırsat kaçmaz! site :https:/... hayatta başarılı olmak için dua, Dua, gelmis olan dertleri, belâlari giderir. Gelmemis olanlarin da gelmelerine mâni olur.Çünkü, Peygamberimiz, “ Duâ belâyi önler.” buyurmustur. Aşılama ile gebe kalma yöntemi kaçıncı denemede başarılı oluyor. Jinekolog Doktor. Loading... Unsubscribe from Jinekolog Doktor? ... Kanalımızın tematik değişikliğe gitmeden önceki zamanlarından kalma bu eski videomuzda genel başarılı olma yöntemlerini inceliyoruz. Dünyadaki en başarılı ve en populer hayatta kalma uzmanlarını irdeliyoruz. Genellikle bana sorulan sorulardan biri en sevdiğin hayatta kalma uzmanı kim oluyor. ORMANDA HAYATTA KALMA YARIŞMASI!! (EV YAPTIM) videomuz sizlerle. Arkadaşlar bugün vahşi doğada hayatta kalma yarışması yapıp primitive life serilerinde olduğ... Başarılı insanların özellikleri ve başarısız insanlarla arasındakı en büyük farklar nelerdir? Bu videonu izlemekle karşında duran engellerin ne olduğunu bile... ☮ SiberAtak Seni Seviyor ☮ İçinde bulunduğunuz hayatta kalma simülasyonunda başarılı olmayı, kusmayı ve like buttonuna sıçmayı unutmayın! Bu videomuzda sizlerle keyifli vakit geçirebileceğiniz, bir solukta izlenebilecek 10 birbirinden güzel hayatta kalma (survivor) filmi paylaşıyoruz. Lütfen vi...